Eki 04

TARİHTE BUGÜN

4 Ekim:

1582 – Papa XIII. GregoriusGregoryen takvimini hazırlattı.

1853 – Osmanlı İmparatorluğu‘nun Rusya‘ya savaş ilan etmesiyle Kırım Savaşı başladı.

1957 – Sovyetler Birliği‘nin ilk yapay uydu Sputnik‘i fırlatmasıyla ABD ile arasındaki uzay yarışı başladı.

1993 – Rusya‘da Boris Yeltsin‘e bağlı ordu birlikleri, komünistlerin kapatma kararına karşı direndiği parlamento binasını bastı.

2023 – Dağlık Karabağ Cumhuriyeti çöktü ve Hankendi şehri, Azerbaycan kontrolüne geçti.

Rembrandt (ö. 1669)

Cahit Sıtkı Tarancı (d. 1910)

Max Planck (ö. 1947)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eki 04

ALTIN SÖZLER

* “Tebessüm bedavadır, vereni üzmez alanı memnun eder.” Şemsi Tebrizi

* “Ekmek bulamayan pasta yesin.”  Marie Antoinette

* “Hümanizm, genelde insanları sevmek ve hatta diğerkâm bir şekilde başkalarını düşünmek manasında kullanılırken; skolastik de genelde sorgulamanın yasaklanması ya da bağnazlık şeklinde kullanılıyor orta çağ üniversitelerinin üç temel fakültesinde (hukuk, tıp ve ilahiyat) okutulmayan dil bilgisi, belagat, şiir, etik felsefe ve tarih gibi dersleri veren hocalar için kullanılan bir terimdir.” Prof. Dr. Emrah Sefa Gürkan

* “Sanma ki gül dikenin himayesinde, dikenin itibarı gül sayesinde…” Mevlâna

* “Her şey nasıl da çabucak yitip gidiyor, bir yandan evrenin içerisinde insanların bedenleri, diğer yandan ise ebediyette onların anıları.” Marcus Aurdius

Posted in Atasözleri Vecizeler | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Eki 03

TARİHTE BUGÜN

3 EkimTürk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Günü

1739 – 1735-1739 Osmanlı-Rus Savaşı‘nı sona erdiren barış antlaşmalarının sonuncusu olan Niş Antlaşması imzalandı.

1922 – Mudanya Mütarekesi‘nin imzalanmasıyla sonuçlanan Mudanya Konferansı başladı.

1932 – İngiliz mandası Irak bağımsızlığını ilan etti.

1990 – Doğu ve Batı Almanya birleşti.

2005 – Avrupa Birliği ile Türkiye arasında üyelik müzakereleri başladı.

Kara Şahin (ö. 1838)

Louis Aragon (d. 1897)

Guy Mollet (ö. 1975)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eki 03

BİR PEYGAMBER DÜŞÜNÜN Kİ:

BİR PEYGAMBER DÜŞÜNÜN Kİ;
 Sakal bırakırken sünnetine uyuluyor,
 Suyu üç yudumda içerken sünnetine uyuluyor,
 Sağ elle yemek yerken sünnetine uyuluyor.
 Elbette çok güzel.
 Ama aynı Peygamberin sünneti;
 ― Siyâsette yok,
 Ekonomide yok,
 Hukukta yok,
 Aile hayatında yok,
 Nafakada yok,
 Mirasta yok,
 Eğitimde yok,
 Ahlakta yok ise;
 O toplum,
 Peygamberini anlayamamış demektir …
 ― Eğer bir toplum,
 Peygamberinin (s.a.v.) sadece;
 Boyunu,
 Kilosunu,
 Şemâilini,
 Saçını nasıl taradığını merak ediyor,
― Lakin;
 Faizi nasıl ayakları altına aldığını,
 Sömürüyü nasıl durdurduğunu,
 Putları nasıl yıktığını
 İsrafı ve Yolsuzluğu nasıl yasaklayıp önlediğini,
 hiç merak etmiyorsa,
 O toplum;
 Peygamberini (s.a.v.) anlayamamış demektir …
 ― Eğer bir toplum;
 Peygamberini (s.a.v.), mübarek gün ve gecelerde,
 îmân ve nikah tâzeleme dualarında,
 Hac ve umrede hatırlayıp,
 ― Lakin;
 Yalan söylerken,
 İftira ederken,
 Gıybet yaparken,
 Harama bakarken,
 Kalp kırarken, kırık gönülleri ihmal ederken
 Merhametsizlik yaparken,
 Cimrilik yaparak Allah’ın bahşettiği zenginlikleri onun rızası için dağıtamazken
 Peygamber s a.v’in tüm bu haksızlık ve ahlaksızlıklara ne diyeceğini hiç hatırlamıyor ve düşünmüyorsa
 O toplum;
 Peygamberini (s.a.v.) anlayamamış demektir …
 ― Eğer bir toplum;
 Peygamberini (s.a.v.) başkalarına anlatırken;
 Gece namazıyla,
 Açlıktan karnına bağladığı taşla,
 Üzerinde uyuduğu hasırın yüzüne çıkardığı izle,
 Kerpiçten yapılmış sade ve mütevazi eviyle anlatıyor
― Ama kendi hayatlarındaki;
 Serpme kahvaltılarda,
 Kadife kumaştan cübbelerde,
 Lüks villalarda,
 Devre mülklerde,
 Beş yıldızlı otellerde,
 İhâle salonlarında,
 Son model araçlarda
 Hayatlarını sürdürmek için haram, helâl demeyip insanları aldatmak dahil her yolu kullanıyorsa,
 Hep başkalarına anlattıkları bu Peygamberi hiç akıllarına getirmiyorlarsa
 O toplum;
 Peygamberini (s.a.v.) anlayamamış demektir …
― Eğer bir toplum,
 Peygamberlerini (s.a.v.);
 Kız isteme törenlerinde, Düğünlerde ve nikâhlarda hatırlayıp,
 İsmini anıp, Salâvat getiriyor,
 Düğünden sonra o yeni kurulan yuvanın;
 Yönetiminde,
 Eşlerin birbirlerine karşı davranışlarında,
 Akraba ilişkilerinde,
 Mutfaktaki gıdaların ve eve giren kazancın helalliğinde;
 Peygamberinin (s.a.v.) bu konularda ne dediğine bakmıyorsa,
 O toplum,
 Peygamberini (s.a.v.) anlayamamış tanıyamamış demektir …
― Peygamberini anlamayan toplum şaşkınlığa düşmüş, Allah’ın kitabı Kuranı Kerim’in uygulayıcısı peygamberinin, dolayısıyla Allah kelamının yolundan ayrılmış bir toplumdur.
Hayırlı Cuma’lar.

Alıntı

Posted in Gündem | BİR PEYGAMBER DÜŞÜNÜN Kİ: için yorumlar kapalı
Eki 02

TARİHTE BUGÜN

2 Ekim:

1836 – Charles DarwinHMS Beagle gemisi ile çıktığı 5 yıllık gezisinden İngiltere‘ye döndü. Bu çalışmaları, 1859‘da yayımlayacağı Türlerin Kökeni adlı kitabının kaynağını oluşturdu.

1928 – Gizli Katolik örgüt Opus DeiMadrid‘de kuruldu.

1944 – Varşova Ayaklanması sona erdi.

1958 – Fransız kolonisi Gine, bağımsızlığını ilan etti.

1997 – AB üyesi ülkeler Amsterdam Antlaşması‘nı imzaladı.

Mahatma Gandi (d. 1869)

Svante Arrhenius (ö. 1927)

Sting (d. 1951)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eki 02

BARDAK

Lokantaya giden Temel garsondan bardak istemiş.
Garson da masada ters duran bardakları göstererek:
— Masada var ya’ demiş…
Temel bardağı eline almiş ve biraz inceledikten sonra kaşlarını çatmış ve sítem dolu bir sesle konuşmuş:
— Onlarín dibi deìik, üstü kapalì demiş…

Posted in Fıkralar | BARDAK için yorumlar kapalı
Eki 01

TARİHTE BUGÜN

1 Ekim:

MÖ 331 – Makedonya kralı Büyük İskenderPers İmparatoru Darius‘u yenilgiye uğrattı.

1949 – Mao Zedong önderliğinde Çin kuruldu.

1960 – KıbrısBirleşik Krallık‘tan bağımsızlığını kazandı.

1977 – Pelé futbolu bıraktı.

1988 – Mihail GorbaçovSovyetler Birliği devlet başkanlığını üstlendi.

Alexander Severus (d. 208)

Jimmy Carter (d. 1924)

Eric Hobsbawm (ö. 2012)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eki 01

SURİYE’NİN İSTİKRARI ÖYLE Mİ? (K. Ş.)

*Suriye’nin istikrarı, Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı” ise Türkiye, Suriye’nin istikrarını neden bozdu?

*Suriye’nin iç savaşa sürüklenmesi, kimin planıdır?

*AKP iktidarı, Suriye muhalifi denilen ama gerçekte çoğunluğu Suriyeli olmayan, Selefi teröristlerin Türkiye üzerinden Suriye’ye geçmesine, Irak ve Suriye’de ABD-İngiltere ve İsrail organizasyonuyla IŞİD adı altında eyleme geçmesine neden izin verdi?

*AKP iktidarı, Suriye muhalifleri denilen insanlara neden ABD’nin eğit-donat programıyla silahlı eğitim ve lojistik destek verdi?

*AKP iktidarı, IŞİD’den kopma El Nusra örgütüne neden silah verdi? (Bunu açıklayan halen AKP milletvekili olan Tuğrul Türkeş’tir.)

*AKP iktidarı, El Nusra’dan kopma HTŞ örgütünü, Rusya’nın bütün uyarılarına rağmen ABD talebiyle İdlib’de neden koruma altına aldı, sonra da HTŞ liderinin Suriye yönetimine el koymasına neden izin verdi?

*AKP iktidarı, ABD’nin, Suriye’nin kuzeyinde, PYD/YPG’yi Suriye Demokratik Güçleri adı altında örgütlemesine ve on binlerce TIR dolusu silah vererek burada bir ordu kurmasına ve bu orduyu, “bölgedeki kara kuvvetlerimiz” diyecek kadar şımartmasına neden yol verdi?

*AKP iktidarı, Suriye’nin kuzeyindeki yerleşik halkın, ev baskınları ile korkutularak Türkiye’ye sürülmesine ve milyonlarca insanın Türkiye’nin dört bir tarafına dağılmasına neden izin verdi?

*AKP iktidarı, ABD Afganistan’ı Taliban’a terk edince, Afgan ordusunun tamamının İran’ı geçerek, sınırlardan kaçak olarak Türkiye’ye girmesine neden izin verdi?

*Sorular çoğaltılabilir… Meselâ, “Tayyip Erdoğan 2010 yılında, Toronto’daki toplantıda NATO’yu Kandil Bölgesi’nin kontrolü için neden göreve çağırdı?” diye sorulabilir… Erdoğan’ın aynı çağrıyı Suriye için de yaptığı hatırlatılabilir…

*Yine 2016 yılında! Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda, Suriye’den gelen mülteci akını konusunda NATO’nun da devreye girmesi için Almanya ile birlikte, bunu bir gündem maddesi olarak NATO’ya tavsiye edecek ve özellikle de NATO’nun da izleme, gözetleme mekanizmalarının sınırda ve Ege’de etkin şekilde kullanılması için ortak çaba sarf edeceğiz” demesi hatırlatılabilir!

*“Tayyip Erdoğan, Suriye krizi, başlamadan önce mayın temizleme gerekçesiyle, Türkiye-Suriye sınırını 49 yılığına İsrail şirketine neden vermek istedi?” diye sorulabilir…

-Erdoğan’ın “Burada İzak çalışmayacak, Hasan çalışacak, Ahmet, Mehmet çalışacak. ‘Efendim siz bunu peşkeş çekiyorsunuz, çünkü George..’ Ya kardeşim bırak George olsun, gelsin yatırım yapsın. Buraya fabrikayı kurduğu zaman buradan gitse fabrikayı alıp da mı gidecek. Adam burada çalışacak kimi yanında istihdam edecek Ahmet, Mehmet, Fatma, Ayşe’yi. Onlara istihdam sağlayacak ve pazarı hazır burada” dediği hatırlatılabilir.

*Yani İzak veya George gelip Türkiye-Suriye sınırına yerleşecek, Ahmet, Mehmet, Fatma, Ayşe’yi çalıştıracaktı!

*Tayyip Erdoğan’ın, 2009 Mayıs ayında mayın temizleme kanunu konusunda konuşurken neden “Yıllarca bu ülkede bir şeyler yapıldı. Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Acaba kazandık mı? Bunların üzerinde durarak bir düşünmek lâzım… Ama aklıselim ile bunların üzerinde düşünülmedi. Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi” dediği sorulabilir!

***

Suriye’nin istikrarını, dolayısıyla Türkiye’nin güvenliğini, ABD, İngiltere ve İsrail ile birlikte AKP iktidarının bozduğu çok nettir.

Milli Savunma Bakanlığı’nın, bütün bu olan bitenlerden sonra “Suriye’nin istikrarı, Türkiye’nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır” demesini bir itiraf mı saymalıyız? Ne saymalıyız?

Alıntı:

Posted in Gündem | SURİYE’NİN İSTİKRARI ÖYLE Mİ? (K. Ş.) için yorumlar kapalı
Eyl 30

TARİHTE BUGÜN

30 Eylül:

1399 – IV. Henryİngiltere kralı oldu.

1520 – Kanuni Sultan Süleyman, 10. Osmanlı İmparatorluğu padişahı olarak tahta çıktı.

1791 – Mozart‘ın son operası Sihirli Flüt‘ün galası Viyana‘da yapıldı.

1895 – MadagaskarFransız sömürgesi oldu.

2005 – Danimarka‘da Jyllands-Posten isimli gazetede Muhammed‘i tasvir eden karikatürler yayımlanması üzerine Karikatür Krizi çıktı.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (d. 1207)

Vladimir Voyevodski (ö. 2017)

Monica Bellucci (d. 1964)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eyl 30

ATATÜRK VE KURTDERELİ…

Yıl 1931 Atatürk, yurtdışında Türkiye’yi layıkıyla temsil ettiğini duyduğu Kurtdereli Mehmet Pehlivanla tanışır. Ve o günün gece yarısı, kendisine bir mektup yazar.

 Mektubunda, “Çoluk çocuğun için sana ufak bir armağan gönderiyorum. O, bu mektubumla beraberdir. Pehlivan ömrünün tam sağlıkla uzun sürmesini dilerim” der. .

Gece yarısı mektubu, Salih Bozok’a vererek Otelde kalmakta olan Kurtdereli’ye yollar. Mektubun içinde, 1000 Liralık da bir İş Bankası çeki vardır. Çekin üzerinde, “Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a 1000 T. Lira veriniz. Bu para, Aralık ayı aylığımdan faiziyle kesilecektir.” diye yazmaktadır.

Kurtdereli, bankaya gider. 1000 Lira kendisine ödenir ama Kurtdereli bankadan ayrılmaz. Niçin beklediği sorulunca,

-“Çeki vermenizi bekliyorum,” der. Banka müdürü,

-“Parayı aldın, çek bizde kalacak. Usul böyledir,” deyince de Kurtdereli,

-“O halde alın bu 1000 lirayı, benim çekimi geri verin,” diye karşılık verir. Şaşırır müdür

“Neden?” diye sorar. İşte Kurtdereli’nin cevabı:

-“Orada Mustafa Kemal’in resmi ve altında da imzası vardır.” Alır çeki ve çıkar gider.

Bir tarafta, Atatürk’ün kendi maaşından keserek uygun gördüğü ödülü, Atatürk’ün el yazısı ve imzası bulunan o çeki ömür boyu saklayabilmek için reddeden bir pehlivan.

Kurtdereli saklar o çeki ömür boyu ve bir demecinde konu açılınca, “Parayı ne yapayım ki? Bana dünyanın en büyük adamı, ömrümün en büyük mükâfatını verdi,” der.

Kaynak: Balıkesir expres

Posted in Hikayeler | ATATÜRK VE KURTDERELİ… için yorumlar kapalı