Mar 23

TAASSUP YA DA HAMİYETE’L- CÂHİLİYE (3)

TAASSUP YA DA HAMİYETE’L- CÂHİLİYE (3)

 

Ne yazarsam yazayım, kalın bir duvara çarpıp, bir tek hecesi işitilmeden gerisin geri döneceğini bildiğimden, muhataplarınca, görece makbul sayılabilecek, Türkiye Diyanet Vakfı tarafından yayınlanan İslam Ansiklopedisi‘nin “Taassup” maddesinden, “aynen” aktararak izaha çalışacağım kapıldıkları musibeti.

İslam Ansiklopedisi’nde “Taassup”la ilgili olarak deniyor ki;

“Bir âyette geçen (el-Feth 48/26) “hamiyyete’l-câhiliyye” sözü taassuba yakın bir anlam içermektedir.”

“İyilik ve takvâ üzerinde yardımlaşın, kötülük ve düşmanlık yönünde yardımlaşmayın” meâlindeki âyetle (el-Mâide 5/2) tartışmaların doğru bilgilere, kanıtlara, aydınlatıcı kaynağa dayandırılması (Âl-i İmrân 3/66; el-Hac 22/3, 8) ve güzellikle yapılması (en-Nahl 16/125; el-Ankebût 29/46; Fussılet 41/34) gerektiğini, dinde zorlama olamayacağını (el-Bakara 2/256) bildiren âyetlerde dolaylı biçimde taassup reddedilmektedir.”

Elmalılı Muhammed Hamdi, son âyetin insanları zorla bir dine sokma çabasını yasaklaması yanında hürriyet alanına giren konularda kimseye baskı yapılamayacağı anlamına geldiğini belirtmektedir (Hak Dini, II, 860-862).”

“Taassup kavramının, bir inancı körü körüne kabul edip başkasına dayatma ve başkalarının inanç ve düşüncelerini aşağılayıp baskı yoluyla yok etmeye çalışma gibi sonuçlar içerdiği dikkate alınırsa hadislerdeki müsamaha, hilim, teenni, sabır, sekînet vb. kavramlara yapılan vurgularla Hz. Peygamber’in bu yöndeki davranışlarını anlatan ifadelerin Câhiliye geleneğinde köklü bir yeri olan taassup ruhunu yıkmayı ve yerine müsamahakâr bir anlayış koymayı amaçladığı ortaya çıkar.”

“Gazzâlî, insanların bir yandan hak mezhebin bir olduğunu söylerken diğer yandan kendi ataları, hocaları veya beldelerinin mezhebine taassupla sarıldıklarını belirttikten sonra şöyle der: “Mezheplere yönelmeyi bırakıp gerçeği düşünce yoluyla kendin bul ki sana ait bir görüşün olsun. Kılavuzunun koluna takılıp giden kör gibi olma!.. Kurtuluş bağımsızlıktadır… Yalnız kuşkular insanı gerçeğe götürür, çünkü şüphe etmeyen gerçeği göremez.”

***

Anneler…

Babalar…

“Kılavuzunun koluna takılıp giden gibi kör olmayın…”

Çocuklarınızı duyun, görün…

Onların “Hoca”ları, “Başkan”ları, “Reis”leri, “Ağa”ları, “Şeyh”leri, “Patron”ları, “Komutan”ları, “Amir”leri, “Üst”leri değil her şeyden önce ve sonra, “anne” ve “babaları” olmayı deneyin.

***

Ya da siz bilirsiniz…

Ezberletildiğiniz yolda, bir an “şüphe” duymadan, aynen devam edin;

Yeryüzünün en iyi müminleri olduğunuzu düşünürken, ne yaman ironidir ki, aslında tepeden tırnağa “müşrik” mizacına büründüğünüzü bile fark edemeden!!

SON

 

Alıntı: Selcan T. Hamşioğlu

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | TAASSUP YA DA HAMİYETE’L- CÂHİLİYE (3) için yorumlar kapalı
Mar 22

KÜSTAH CEHALET

KÜSTAH CEHALET

Hilaf ile yaşayan hilafet bende diyor

Sordum modacılara kıyafet bende diyor

Kütük gibi duranlar zarafet bende diyor

Bir lokma ikram eden ziyafet bende diyor

 

Yaşıyor, düşünmüyor Rabbin hikmetlerini

Unutmuş Yaratan’ın bütün nimetlerini

 

Utanmak nedir bilmez, tüm hadleri aşmakta

Hor görmeyle, kibirle dolup dolup taşmakta

Arsızca, hayâsızca tükenişe koşmakta

Ben akıllıyım deyip hayal ile uçmakta

 

Öyle bir haldeyiz ki gizlice kanıyoruz

Ateşsiz ve dumansız aslında yanıyoruz

 

Bu dünya, bu kâinat, bu insanın değil ki;

Bir harf ile bir sözcük, tek lisanın değil ki;

Bu ilkbahar mevsimi bir Nisan’ın değil ki;

Hiçbir suç, hiçbir vebal, Hak yasanın değil ki;

 

Ya akıllar almıyor, ya da vicdanlar nankör

Ya sağır şu kulaklar, ya da bütün gözler kör

 

İnsan bu, hem iyiye, hem kötüye alışır

İşine gelmez küser, gelir ise barışır

İnsandaki organlar bilmez nasıl çalışır?

Birazcık ilgi görsün edepsizce yılışır

 

Aklı olduğu halde sapıtandır, azandır

İnsanoğlu dünyanın düzenini bozandır

 

Sakal, cübbe, sarığı cesaret zanneden var

Şıh’ın siyasetini Diyanet zanneden var

Ocağı görür görmez hararet zanneden var

Bir takke, bir külahı keramet zanneden var

 

Cennete bilet keser, cehennemle korkutur

Kendinden başkasını kâfir diye okutur

 

Makama güvenerek ancak mazlumu ezer

Utanmadan, hadsizce cahile övgü dizer

Boynuz kulağı geçmiş şeytandan önce sezer

Aklı, çıkar peşinde beden mağripte gezer

 

Cahil, hat nedir bilmez her vakit çıkar sağar

Cahilin cesareti dünyayı kana boğar

 

Pek çoğu yeryüzünde hem de iktidar bunun

Hüneri kullanılmak, sahte itibar bunun

Cahil dedim ama ben okumuşu var bunun

Siyaset yollarında hemen hepsi yar bunun

 

Beğenmez hiçbir şeyi akıl verir âlime

Emir aldığı anda başlar hemen talime

 

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , | KÜSTAH CEHALET için yorumlar kapalı
Mar 21

“KIR ÜLKESİ” UKRAYNA

“KIR ÜLKESİ” UKRAYNA

“Ukrayna” kelimesinin Rusça’da “sınır ülkesi” anlamına geldiğini söyleyenler var. Çünkü Vikipedi bu tanımı veriyor! Ruslar, Ukrayna’ya ne anlam verirse versin, bu kelime öz be öz Türkçe’dir. “Krain”“kır ülkesi” demektir ve tarih boyunca Türkler, göç yolları üzerinde bulunan, devletler kurdukları bu coğrafyayı “kır” olarak görmüş ve öyle de ifade etmiştir. Heredot tarihinde de büyük Pers ordusunun İstanbul Boğazı ve Tuna’yı geçerek Karadeniz’in kuzeyindeki İskitleri yok etmeye çalışması anlatılır. İskitler sayıca az oldukları için meydan savaşına girmeden, gerilla savaşı vererek vur-kaç taktikleriyle Pers ordusunu yıldırır. Persler aynı yoldan geri dönmek zorunda kalır…

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | “KIR ÜLKESİ” UKRAYNA için yorumlar kapalı
Mar 20

AKREP, SOKMAK BENİM HUYUM!

AKREP, SOKMAK BENİM HUYUM!

Günlerden bir gün kurbağa ile akrep bir nehir kenarında karşılaşırlar. Akrep kurbağaya döner, “Beni sırtına alıp karşıya geçirir misin?” Der.

Kurbağa biraz şaşkın, biraz korku dolu “ Ama sen akrepsin, sokarsın beni” Der.

Akrep:

“Olur, mu hiç, eğer seni sokarsam, ben de nehre düşüp, boğulurum” diye cevap verir.

Kurbağa düşünür, hak verir, akrebi sırtına alır ve nehrin karşısına doğru zıplayarak yola koyulur. Tam nehrin ortasında kurbağa boynunda tarifsiz bir acı

hisseder, akrep sokmuştur. Suya düşerken, ikisinin de ölmek üzere olduğunu bilerek, akrebe bakar kurbağa,

“Neden” der. Akrebin cevabı kısa olur,

“N’apiyim bu da benim huyum!”…

 

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , | AKREP, SOKMAK BENİM HUYUM! için yorumlar kapalı
Mar 19

TAASSUP YA DA HAMİYETE’L- CÂHİLİYE (2)

TAASSUP YA DA HAMİYETE’L- CÂHİLİYE (2)

Antalya’da, oğlu cemaat yurdunda öldürülen baba, “Konakladığı eller, emin ellerdi. Bugün bizim Şeb-i Arusumuz, biz bunu düğün gecesi olarak düşünüyoruz Mevlana’nın diliyle. Daha önce kardeşlerimizden, bu emanet yuvasına koyduklarımızdan hep randıman aldık” diye ifade etti oğlunun ölümünden sonraki “hislerini(!)”.

***

Şimdi de, Elazığ’da, kaldığı cemaat yurdunda intihar eden üniversite öğrencisi gencin babasının “Kaldığı yer güzel insanların kaldığı yer. Manevi olarak ahiretine faydası olsun istedim. Ben 25 yıldır Risale-i Nur okuyorum. Bir zararını görmedim. Kimseden şikayetçi değilim” sözleri…

***

Birileri eleştiriyor, birileri de “Evlat acısına bile saygısı olmamakla” suçluyor bu sözleri eleştirenleri.

İlgisi yok halbuki; gösterilen tepkinin de, yöneltilen itirazın da, yapılan sorgulamanın da hedefi, insanları, öz evlatlarını göremez, duyamaz, hissedemez hale getiren körlük, uyuşma, robotlaşma, taassup hali.

 

Devam edecek

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | TAASSUP YA DA HAMİYETE’L- CÂHİLİYE (2) için yorumlar kapalı
Mar 18

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!

 

Her bir can kurban olur ovasına, dağına

Selam durur kâinat o kutsal bayrağına

Kanla yazdı şehitler bu vatan toprağına

Şunu bilsin bu dünya, Türk’e kefen biçilmez

Geçilir bedenlerden, Çanakkale geçilmez!

 

Bu kahraman bir ırkın, bir dinin ordusudur

Asırlara hükmeder, zalimin korkusudur

Cephede bile olsa barışların usudur

Bağımsızlık şerbeti kan dökmeden içilmez

Geçilir bedenlerden, Çanakkale geçilmez!

 

Garbın tüm cellâtları ordular kurdursa da

Silahları kuşanıp ırkıma saldırsa da

Beynime, yüreğime mermiler yağdırsa da

Pısırık, korkak, kaçak ahirete göçülmez

Geçilir bedenlerden, Çanakkale geçilmez!

 

Hindu’su, Anzak’ı, yamyamı yurda doldu

Vatan, millet uğruna binlerce güneş soldu

Bu imanlı göğsünde çelikler tuz-buz oldu

Bomba, gülle, kurşundan o an yer, gök seçilmez

Geçilir bedenlerden, Çanakkale geçilmez!

 

“Her an için cephede ölüm muhakkak, gerçek

Kimisi Kur’an okur, kimi dua ederek

Kimisi de bir yandan tekbirler getirerek” (*)

Yiğitler, kahramanlar hiçbir vakit küçülmez

Geçilir bedenlerden, Çanakkale geçilmez!

 

Çanakkale namustur, şereftir, ırka şandır

Bu vatan toprağına ekilen nice candır

Tarihin kaydettiği zafer dolu destandır

Ölüme meydan okur, yiğit geri çekilmez

Geçilir bedenlerden, Çanakkale geçilmez!

 

Dalgalanır her şafak bu bayrak inmez asla…

Beş vakitte okunan ezanlar dinmez asla…

Ölü değil şehitler, şehitler ölmez asla…

Hürriyet sevdasına kolay paha biçilmez

Geçilir bedenlerden, Çanakkale geçilmez!

 

Geçilir elbet candan, seven yardan geçilir

Cehennemi andıran kızıl hardan geçilir

Vatan toprağı hariç her diyardan geçilir

Yurtsuzlar yöresinde bayrak, sancak açılmaz

Geçilir bedenlerden, Çanakkale geçilmez!

 

(*)  Çanakkale Savaşında Mustafa Kemal –ATATÜRK- tarafından söylenmiştir.

 

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , | ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! için yorumlar kapalı
Mar 17

“ALLAH’TAN ZENGİNLİK İSTEDİM BANA İSLAMI VERDİ.” MUHAMMED ALİ

“ALLAH’TAN ZENGİNLİK İSTEDİM BANA İSLAMI VERDİ.” MUHAMMED ALİ

 

-Çocukluk yıllarında hem yoksullukla hem de ırkçılıkla mücadele etti.

Serseriler tarafından dayak yiyip bisikleti çalınınca karakolda aynı zamanda boks antrenörü olan polis memuru kendisine boks salonuna yazdırdı.

– Kazandığı ilk Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonluğu sonrasında Basın toplantısında : “Bundan sonra benim adım Cassius Clay değil MUHAMMED ALİ” dedi.

– Irkçılık ve ayrımcılık asıl şimdi başlıyordu. Hem zenci hem de Müslüman olmuştu Amerika’da!

– Müslüman olduktan sonra Askere çağrıldı. “Vietnamlılar bana zenci demedi ki” diyerek askerlik yapmayı reddetti. Yargılandı 5 yıl lisansı iptal edildi.

– Amaçları Muhammed Ali’nin kariyerini bitirmekti. Aksine daha da hırslanan Muhammed Ali önlenilemez yükselişine ve Dünya Şampiyonluklarına devam etti.

– Boksta Muhammed Ali’yi yenemeyen ırkçı sporcular ona meydan okudu. Maksatları Muhammed Ali’yi sakatlamaktı. Japon bir güreşçinin maç teklifini Antrenörlerinin sakatlanırsın demesine rağmen kabul etti. Karma bir güreş olan bu sporda ayak kullanmak serbestti. Ve boks kurallarına göre değil güreş kurallarına göre oynandı. Maç 3-3 berabere bitti ama Muhammed Ali çok ağır hasarlar aldı. Bir güreşçiyle maç eden ilk Boksör olarak tarihe geçti. Maçtan önce niyeti Muhammed Ali’yi sakat bırakmak olan Japon güreşçi de ağır hasarlar aldı ve ona hayranlığından dolay o da Müslüman oldu.

– Irak’ın Kuveyt’i işgal ettiğinde Kuveyt’te bulunan çoğu Amerikan vatandaşı 2 bin rehineyi kurtarmak için Saddam Hüseyin’in yanına Bağdat’a gitti ve buraya bir politikacı olarak değil bir Müslüman olarak geldim dedi. Ve rehineleri kurtardı. Rehinelerle birlikte Amerika’ya döndü.

– İntihar etmek isteyen bir genç Muhammed Ali’yle görüşmek istiyorum dedi. Muhammed Ali uzun süre ona dil döktü ve ikna etti. “Bir canı kurtarmak tüm şampiyonluklardan önemlidir. “dedi

– Ayrıca çok iyi sihirbaz gösterisi yapardı. David Capperfild onun hayranıydı. İslamiyet’i seçince sihir yapmak haram diye bir daha yapmadı.

 

Efsane sözü : “ALLAH’TAN ZENGİNLİK İSTEDİM BANA İSLAMI VERDİ.”

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , | “ALLAH’TAN ZENGİNLİK İSTEDİM BANA İSLAMI VERDİ.” MUHAMMED ALİ için yorumlar kapalı
Mar 16

HAPİSTEKİ MUHALİF LİDER ALEKSEY NAVALNİ’DEN RUS HALKINA ÇAĞRI

HAPİSTEKİ MUHALİF LİDER ALEKSEY NAVALNİ’DEN RUS HALKINA ÇAĞRI

The Guardian’da yer alan habere göre, daha önce Rusya’nın Ukrayna saldırılları karşısında destekçilerini “sivil itaatsizliğe” çağıran Rus muhalif lider Aleksey Navalni’nin sözcüsü Twitter üzerinden şunları yazdı:

“Aleksey Navalni, her gün 19.00’da, hafta sonları 14.00’te sokağa çıkıp savaşa karşı protesto düzenlemeye çağırıyor. Şehirlerinizin merkezinde, nerede olursanız olun”

Sözcüsünün ardından muhalif lider Navalni de bir açıklama yaparak insanları savaşa karşı mücadele etmeye sokaklara çağırdı. Navalni, ” Putin, Rusya değildir” ifadelerini kullandı.

Navalni de Twitter üzerinden açıklamalarda bulunarak günlük protesto çağrısı yaptı. Navalni, şunları yazdı:

“Biz, Rusya olarak, barış ülkesi olmak istiyoruz. Ne yazık ki bize bunu söyleyen çok az insan kaldı. Ancak en azından, açık bir şekilde aklını yitirmiş çar tarafından Ukrayna’ya yönelik saldırgan savaşı fark etmiyor gibi yapan korkaklar, korkmuş sessiz insanlar ülkesi olmayalım.

100 yıl öncesinin olaylarının Rusların Ukraynalıları öldürmesi ve Ukraynalıların kendilerini savunurken Rusları öldürmesi için bahane olduğu sahte tarih saçmalıkları karşısında sessiz kalamam, kalmam ve kalmayacağım.

21’inci yüzyılın üçüncü 10 yılındayız ve insanların tanklarda, bombalanan evlerde yandığını izliyoruz. Televizyonlarda nükleer savaş başlatmak konusunda gerçek tehditler görüyoruz.

Ben de Sovyetler Birliği’ndenim. Orada doğdum. Çocukluğumda temel cümle “barış için mücadele”ydi. Herkesi sokaklara çıkmaya ve barış için mücadele etmeye çağırıyorum.

Putin, Rusya değil. Şu an Rusya’da en çok gurur duymanız gereken, sokağa çıkıp “Savaşa hayır” dedikleri için gözaltına alınan 6 bin 824 kişi.

Bir eyleme katılamayacak ve gözaltına alınma riskini almayan birinin bu çağrıyı yapmaması gerektiğini söylüyorlar. Ben zaten hapisteyim bu nedenle yapabilirim.

Daha fazla bekleyemeyiz. Rusya’nın neresindeyseniz, Belarus’taysanız ya da gezegenin diğer ucundaysanız, şehrinizin merkezine gidin.

Her şeyin bir bedeli var ve şimdi, 2022’nin baharında, bu bedeli ödemeliyiz. Bizim için kimse bunu yapmayacak. “Savaşa karşı” olmayalım Bu savaşa karşı mücadele edelim.”

Muhalif lider Navalni, Noviçok’la zehirlenmesinin ardından Almanya’da tedavi görmüştü. İyileşen Navalni, Rusya’ya döndüğünde uçaktan iner inmez gözaltına alınmıştı.

 

Kaynak: Yeniçağ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | HAPİSTEKİ MUHALİF LİDER ALEKSEY NAVALNİ’DEN RUS HALKINA ÇAĞRI için yorumlar kapalı
Mar 15

ZULÜM AŞKSIZ YAŞAMAK

ZULÜM AŞKSIZ YAŞAMAK
* * *
Aşksız, bütün gönüller çorak toprak gibidir
Dalından koparılmış meçhul yaprak gibidir
Gönderden indirilmiş üzgün bayrak gibidir
Cana, zulümdür ancak zulüm aşksız yaşamak
* * *
Ömür boyu bir aşkı baç edenden ol bence
Bir gönül kabesini hac edenden ol bence
Sevgiyi yüreğine taç edenden ol bence
Cana, zulümdür ancak zulüm aşksız yaşamak
* * *
Aşk, Hak’la buluşmanın en yüce bir anıdır
Aşk, bütün canlıların coşkun asil kanıdır
Aşk, zifiri gecenin şafağıdır tanıdır
Cana, zulümdür ancak zulüm aşksız yaşama
* * *
Kâinatın içinde güneş aşksız doğmuyor
Rahmet diye bilenen yağmur aşksız yağmıyor
Bir yüreğe sığan aşk kainata sığmıyor
Cana, zulümdür ancak zulüm aşksız yaşamak
* * *
Sermayeniz aşk olsun canlansın beden, yürek
Yedi yirmidört saat yaralara aşk sürek
Süphesiz her varlığa hayat veren aşk gerek
Cana, zulümdür ancak zulüm aşksız yaşamak
* * *
Kenan Şahbaz
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , | ZULÜM AŞKSIZ YAŞAMAK için yorumlar kapalı
Mar 14

TMT VE “BERELİ”

TMT VE “BERELİ”

 

Türk Mukavemet Teşkilatı bir şekilde gündeme gelince, konunun işlendiği Kıbrıs dizisini de ele almak gerekiyor. Dizide Bereli adı verilen ve her ciddi sorunda ortaya çıkan ve gereğini yapan bir karakter var. Dizinin son bölümlerinde gerçek adının Ali Rıza olduğu vurgulanıyor.

TMT’nin başında Albay Ali Rıza Vuruşkan vardı, dizideki Bereli ise yüzbaşı… Anlaşılıyor ki yaşanmış olaylardan yola çıkılmış ama gerçeğe sadık kalınmamış. Nitekim Kıbrıs Millî Koordinasyon Komitesi Başkanı Yakan Cumalıoğlu“Samson’u dizinin assolisti gibi takdim ederken yaratılmış ‘Bereli’ diye isimlendirilen Rambo gibi birisi vasıtasıyla mücadeleye ayar çekilmeye çalışılmış ve Kıbrıs mücadelesi seyredenler nezdinde küçük düşürülmüştür.” diyor.

Herhalde “TMT’de görev yapan subaylar elbette büyük kahramanlıklar göstermiştir ama akıl ve mantık çerçevesinde… Dizi belki heyecanla seyrediliyor ama gerçeklere sadık kalınmamış” demiş oluyor.

Cumalıoğlu diyor ki “Bir Zamanlar Kıbrıs dizisinde, hali hazırda Kıbrıs görüşmeleri gündemde sıcaklığını muhafaza ederken kamuoyu oluşturulması yönünde bir katkıda bulunulacağını sanırken sükutuhayale uğradık. Kıbrıs Millî direnişinin sembol isimlerinden rahmetli Dr. Fazıl Küçük ve rahmetli Rauf Denktaş’ın çaresizlik ve acziyet içerisinde salya sümük ağlarken gösterilmesi; Lefkoşa sokaklarında elinde silahla ‘Kaçma Rauf’ diye bağıran Samson’un temsili olarak gösterilmesi o günleri hasbelkader yaşamış bizlerde infial yaratmış ve midemiz bulanmıştır.

Dizinin ası gibi ön planda takdim edilen Samson için bir gerçeğin bilinmesinde fayda görüyoruz. Eli kanlı bir Türk düşmanı olarak katliamlara katılmış bir kişi olduğu doğrudur. Ama hiçbir zaman Lefkoşa’nın Türk kesiminde elinde silahla Denktaş’ı kovalamak bir yana o süreçte Türk kesimine girememiştir. Kanlı Noel’den çok önce Mahi gazetesinin sahibi olup bir iki İngiliz vurup tetikçilik yapan bu zat, o dönemde Lefkoşa Sancaktarımız kod adı Gandi olan Bnb. Ahmet Göçmez’in karşısına getirilip dikildiğinde altını pisletmiş bir korkaktır.

Bu dizinin amacının ne olduğu tarafımızdan anlaşılamamıştır. Bölgemiz bir ateş çemberi içerisinde. Kıbrıs’ta yaşananlar, Ege Adalarına ve Yunanistan’a silah yığınağı yapılması geçmişten ders çıkartma alışkanlığı içerisindeki biz Türklerce şüpheyle ve endişeyle izlenmektedir. Birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bir süreçten geçiyoruz. Bir yeraltı mensubunun öldürülmesini yorumlarken millî değerleri ve kurumları aşağılayıcı ifadelerden kaçınmak gerekir kanaatindeyiz. Eğer millî hassasiyet konusunda konuşmak fikir serdedilmek isteniyorsa cenaze merasimi ve bayrak konusu ortada duruyor. Hassasiyetinizi gösterin.”

 

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | TMT VE “BERELİ” için yorumlar kapalı