Kas 30

KIBRIS ADETA ŞU AN BİR ÇEMBER İÇİNE ALINIYOR.

Avrupa Birliği, Yunanistan, Kıbrıs Rum tarafı ve İsrail medyası, seçim sonrası attıkları manşetlerine Kuzey Kıbrıs için çok farklı planları olduğu artık çok daha şeffaf biçimde ifade ediyorlar.

Sonuçlardan son derece memnun olup gerçek dışı “Türk halkı federasyon istiyor” ve “Ada’nın birleşmesi artık kaçınılmaz, müzakereler hemen başlayacaktır” yönünde birçok haber servis edildi.

Kuşkusuz ki, Kıbrıs adası tekrar tarihi bir dönüm noktasındadır.

Kıbrıs Türkleri, haklı olarak Ada’da varlıklarını ve topraklarını korumak zorundayken, Rum tarafı, arkasına Amerika, İsrail, İngiltere ve Avrupa Birliğini de alarak son derece küstahça adanın 9,251km² toprağının tamamen sahibi gibi davranıyor.

Avrupa Birliği Konsey Başkanlığı, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren 6 aylığına Kıbrıs Rum tarafı Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides tarafından yönetilecektir.

Tartışmasız, Christodoulides Başkanlık döneminin en önemli konusu, Kuzey Kıbrıs’ın varlığı, Türkiye’nin de Ada’da bulunmasının meşruiyeti ve garantörlüğünü tartışır hale getirmek olacaktır.

Kıbrıs adeta şu an bir çember içine alınıyor.

Bir yandan Gazze’yi yönetmek için getirilecek olan eski İngiliz Başbakanı ve savaş suçlusu Tony Blair adanın tam karşıda konumlanırken,

Diğer yandan Dipkarpaz’ın tam karşısında, Suriye’de kravatlı cihatçılar, Alevileri katledip, kıyılara HTŞ’sı konumlandırıyor.

Arada kalan Lübnan ise 18 yıl bekletilen Lübnan-Rum deniz yetki alanlarını onaylayarak artık bölgede dev Amerikan, İngiliz, İtalyan, Fransız ve İsrail şirketlerin yararlanacağını bir sahaya dönüşüyor.

Tabii ki de Avrupa Birliği bu projenin gerçekleşmesi için çok ciddi gayretler içinde.

Avrupa Birliğinin 1 Temmuz 2025 tarihli Kıbrıs Türklerinin Finansal kalkınması için yapılan çalışmalar raporunda, 2006 ile 2024 yıllar arasında, Kuzey Kıbrıs’a 726,949,162.93 Euro yardımda bulunduğunu belirtiyor.

Bu finansal desteklerin amacı ise Ada’da bulunan Türkler ve Rumlar arasında ekonomik entegrasyon üzerinden siyasal birleşmeyi sağlamak olduğunu da özellikle belirtiyor.

Raporun en çarpıcı bölümü ise 2006-2024 yıllar arasında Kayıp İnsanlar komisyonuna 41.1milyon Euro ödenek ayırmış olmasıdır.

Avrupa Birliği, özellikle 1974 sonrası Kuzey Kıbrıs Türk topraklarında kayıp olan 2002 kişinin bulunmasına çok önem veriyor.

Şu ana kadar 1057 kişinin kalıntıları bulundu ve bu kalıntılar, Amerika’ya gönderildikten sonra Bode laboratuvarında 700 Rum, 200 Türk insanın DNA sonuçlarına göre kimlikleri tespit edildi.

Dosyalar gizlik ilkesi nedeniyle şimdilik kamuoyuna açık değil.

Ancak, Avrupa Birliğin, kalıntıların bulunması için ayırdığı bu önemli bütçe, bize gösteriyor ki, yarın olası bir görüşme sürecinde Ada’daki kalıntıların bulunduğu yerler, Rumlar tarafından hak talep etmek için de kullanılacaktır.

Bu endişemi teyit edecek ilk girişim de geçen hafta

Avrupa Parlamento Üyesi ve aşırı sağ DİSİ Milletvekili Michalis Hadjipantela’nın 1974 Harekatı sırasında kaybolan ve hayatını kaybeden Kıbrıslı Rumlar için Avrupa Parlamentosu binalarının birine anıt yapılması için vermiş önergenin kabul edilmesinden görüyoruz.

Konuyla ilgili Kayıp Şahıslar Komitesi Kıbrıs Türk Üyesi Sayın Hakkı Müftüzade’nin Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) vermiş olduğu demeçten çok açıkça anlaşılıyor ki ilerleyen süreçte Türklerin, Ada’daki varlıklarını başta Avrupa Birliği tarafından tamamen yok sayılacaktır.

O yüzden Sayın Erhürman çok kritik bir dönemde Cumhurbaşkanlığı görevini üstlendi.

İlk sınavını Kıbrıs Türk Cumhuriyetine ve Türk halkına karşı yapılması kararlaştırılan bu olağanüstü saygısız ve tahrik edici anıtın yapılmasını engelleyebilirse geçecektir.

Alıntı: İlay Aksoy

Posted in Gündem | KIBRIS ADETA ŞU AN BİR ÇEMBER İÇİNE ALINIYOR. için yorumlar kapalı
Kas 29

TARİHTE BUGÜN

29 Kasım:

1114 – Maraş depreminde 40 bin kişi öldü.

1864 – Amerika Birleşik Devletleri‘nde Sand Creek Katliamı gerçekleşti.

1899 – FC Barcelona kulübü kuruldu.

1944 – Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti kuruldu.

1945 – Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti kuruldu.

Christian Andreas Doppler (d. 1803)

Abdullah Cevdet (ö. 1932)

Ryan Giggs (d. 1973)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Kas 29

TÜRKİYE’DE TÜRK SORUNU VAR, “KÜRT SORUNU” YOK,

Yüzyıl öncesini düşünmelidir akıl. Hele ki; devlet yönetimi gibi yüksek sorumluluğu varsa kişinin… Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışı ile birlikte sınırları içerisinde bulunan bütün etnik ırklar ayrılmış devlet kurmuşlardır. Sadece Türkler Osmanlı bakiyesi toprakları korumak uğruna çöllerde şehit olmuşlar, her yerde adeta soykırıma uğramışlardır. Çünkü Osmanlı yönetiminde Türkler görevlendirilmemiştir. Osmanlı’da Türk, “Edrakı bi idrak” (idraksiz Türk) olarak ifade edilmekteydi. 

Evet, yüzyıl önce Anadolu’da bir Ermeni devleti kurmak isteyen batılı devletler (ABD, İngiltere, Fransız vb.) Anadolu’ yu kan gölüne çevirdiler. Türkler kanı, canı pahasına Atatürk’ün önderliğinde kahramanca direnerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ ini kurdu.

Birinci Dünya Savaşında “hasta adam, tükendi, bitti, silahları yok, aç sefil bıraktık” dedikleri ve Orta Asya’ya sürmek istedikleri Türklerin bu zaferini asla kabul edemediler.

Atatürk’ün “Misakı Millî” olarak işaret ettiği Musul, Kerkük konusu gündeme geldiğinde sahte şeyhlerle, aşiret ağalarını kullanarak Türkiye’de ayaklanmalar çıkaran emperyalistler Türkmenlerin yaşadığı bu yerleri Türkiye’nin elinden aldılar.

Meşhur “Hizmet Hareketi” dedikleri siyasal İslamcı paralel yapı dinci anlayış yüzünden devleti ele geçirmek isteyen FETÖ kalkışmasını yaşadık. Hoca Efendimiz diye öven siyasiler müthiş bir dönüş yaparak hepsi de masumluk maskesini takınıverdiler… Türkiye Cumhuriyeti’nin kozmik odasına girilerek bütün gizli devlet projeleri ifşa edildi. Şerefli Türk ordusunun Genel Kurmay Başkanı terör örgütü lideri iddiasıyla tutuklandı. Generallerinin pek çoğu tutuklandı. Şanlı Türk tarihinin efsane destanı “ERGENEKON” adı kullanılarak “FETÖ” kumpasları ile TSK’nin subay kadrosu tasfiye edildi.

Gelelim bugüne. Bugün Atatürk’ün övgü ile ifade ettiği “NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!” yazısı her yerden kaldırıldı. Cumhuriyetin ilk yıllarından beri okutulan “Varlığım Türk varlığına armağan olsun” ifadesini içine sindiremeyenler eliyle ANDIMIZ yasaklandı. Hatta Anayasa’dan Türk’ün çıkarılması bile konuşulur tartışılır duruma geldi. Ayrıca okul kitaplarından Atatürk ve millî konular tamamen çıkartıldı. Arif Nihat Asya’nın “BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR” şiiri yasaklandı.

Ben Türk’üm diyen bir kişinin Güney Doğu Anadolu bölgesine giderek yerleşmesi, bir işle meşgul olması mümkün değildir? Kürt sorunu var diyen dönmeler Türk’ü orada barındırmazlar.  Ama ben Kürt’üm diyenlerin hepsi de Türkiye’nin her yerinde her türlü haktan yararlanmaktadırlar. Bütün şehirlerde çalışmaktalar. Hatta milletvekili, Cumhurbaşkanı, Vali, Kaymakam, doktor, mühendis, öğretmen vb. olabilmekteler.

TÜRKİYE’DE TÜRK SORUNU VAR, “KÜRT SORUNU” YOK.

Posted in Gündem | TÜRKİYE’DE TÜRK SORUNU VAR, “KÜRT SORUNU” YOK, için yorumlar kapalı
Kas 28

TARİHTE BUGÜN

28 Kasım:

1821 – Panamaİspanya‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1905 – İrlanda siyasi partisi Sinn Féin kuruldu.

1912 – ArnavutlukOsmanlı İmparatorluğu‘ndan ayrılarak bağımsız oldu.

1958 – Afrika‘da ÇadKongo ve Gabon, Fransız Birliği içinde bağımsızlıklarını ilan ettiler.

1977 – Antarktika‘da gerçekleşen bir uçak kazası, 257 kişinin ölümüyle sonuçlandı.

Gian Lorenzo Bernini (ö. 1680)

Lale Belkıs (d. 1938)

Enid Blyton (ö. 1968)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Kas 28

“KALICI AHLAKİ YETERSİZLİK!…”

Peru Kongresi, 124 milletvekilinin oyuyla kabul edilen azil kararıyla Devlet Başkanı Dina Boluarte’yi “kalıcı ahlaki yetersizlik” gerekçesiyle görevden aldı. Kararın ardından Kongre Başkanı Jose Jeri yemin ederek görevi devraldı.

odatv’nin haberine göre Boluarte, Aralık 2022’de eski başkan Pedro Castillo’nun meclisi feshetmeye çalıştığı için görevden alınması ve hapse atılmasının ardından başkanlığa geçti. Ancak hükümeti, özellikle gasp ve çete suçlarıyla baş edemedi. Sadece bu yıl 13 bin 667 gasp vakası kaydedildi; bu sayı geçen yıla göre yüzde 25 artış anlamına geliyor.

Halk desteği oldukça düşen Boluarte’ye son darbeyi, lüks saat koleksiyonu nedeniyle başlatılan “Rolexgate” soruşturması vurdu.

Hükümetin, 5 Eylül’de gençlerin iş güvencesizliği ve yüzde 70’in üzerindeki kayıt dışı istihdama rağmen özel emeklilik fonlarına katkıda bulunmasını zorunlu kılan yasayı çıkarmasının ardından son haftalarda hükümet karşıtı protestoların artması da azil sürecinde etkili oldu.

Yeni başkan Jeri, “empati ve ulusal uzlaşıya dayalı geçiş hükümeti” sözü verdi.
Boluarte hakkında daha önce yedi kez azil girişimi olmuş, ancak sonuçsuz kalmıştı.
***
Dina Boluarte’nin “kalıcı ahlaki yetersizlik” gerekçesiyle görevden azli, dünya siyaset tarihinde önemli bir örnektir… Elbette yolsuzlukların ayyuka çıkmasından dolayı, güvenoyu alamayıp düşürülen başkanlar, başbakanlar var ama azil gerekçesi, “kalıcı ahlaki yetersizlik” olan başka başkan hatırlamıyorum.
Kalıcı ahlaki yetersizliğe dayanak olarak da Dina Boluarte’nin Rolex saat koleksiyonu gösterildi…
Türkiye’de yakın tarihte, Rıza Sarraf soruşturması sırasında Egemen Bağış, Avrupa Birliği Bakanlığı görevinden alınmış, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ise bakanlık görevlerinden istifa etmişti.

Yalnız, 17-25 Aralık operasyonları, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra Fetullah Gülen cemaatinin terör örgütü ilan edilmesinde bir milat olarak kabul edildi. Adı yolsuzluk iddialarına karışan dört bakanın Yüce Divan’a gönderilmesi için 20 Ocak 2015’te Meclis’te oylama yapılsa da teklif, oy çokluğuyla reddedildi.

Yani TBMM, dört bakanı Yüce Divan’a bile sevk edemedi.

Bu arada, rüşvet parası olarak el konulan paralar, “sahiplerine” faiziyle iade edildi. Rıza Sarraf’ın o dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a “rüşvet olarak” 463 bin Euro değerinde Patek Philippe marka saat hediye ettiği iddiası, savcılık iddianamesinde yer aldı.

Yargılanmaya izin verilmediği için bu iddia iddianamede kaldı… Hediye edilmiş (!) saate de dokunan olmadı…

Egemen Bağış, sonradan Çekya Büyükelçisi olarak atandı ve beş yıl bu görevde kaldı…
***
Türkiye, yolsuzluk yapanların değil, yolsuzluğu ortaya çıkaranların yargılandığı veya görevinden edildiği bir ülke haline geldi. Öyle ki İslamcı camiada dini otorite kabul edilen ilahiyat profesörü Hayrettin Karaman, “Yolsuzluk, hırsızlık değildir” diye yazı yazdı… Elbette kanunlara göre hırsızlık ve yolsuzluk aynı değildir ama burada söz konusu olan, yolsuzluk yapanlara halkın ne diye hitap ettiğiydi…
***
Türkiye sadece, yolsuzluk suçlarının değil, suikastların da örtbas edildiği bir ülke haline getirildi. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş, Ankara’nın göbeğinde Cuma namazından çıktıktan sonra öldürüldü. Katiller yakalandı hatta mahkûm da edildi ama azmettirenlerle ilgili yeterli soruşturma yapılmadı. Katilleri taşıyanlar, saklayanlar sorgulanmadı bile…

Sonunda tahliye edilmiş sanıklardan avukat Serdar Öktem de suikast sonucu öldürüldü. Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş, suikastın arka planını bilen Serdar Öktem’in can güvenliğinin sağlanmasını istemiş, hatta savcılık da korunması için talimat vermişti ama adam göz göre göre öldürüldü. Bu suikastın çete husumetinden kaynaklandığı açıklandı! Oysa bu da erken bir değerlendirmeydi. “Çete husumeti” gibi gösterilmiş olsa da hemen herkesi Serdar Öktem’in susturulduğunu düşünüyor…
Peru’yu etraflıca incelemedim ama Türkiye’de, her alanda ahlaki yetersizliğin kalıcılaştığını söyleyebilirim…

Alıntı: Arslan Bulut

Posted in Gündem | “KALICI AHLAKİ YETERSİZLİK!…” için yorumlar kapalı
Kas 27

TARİHTE BUGÜN

27 Kasım:

176 – Marcus Aurelius, oğlu Commodus‘a Imperator unvanını verdi.

1919 – Bulgaristanİtilaf Devletleri ile Neuilly Antlaşması‘nı imzaladı.

1940 – Kraliyet Donanması ve Regia Marina arasında Teulada Burnu Deniz Muharebesi gerçekleşti.

1947 – İstanbul‘da BJK İnönü Stadyumu açıldı.

1978 – PKKDiyarbakır‘ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde kuruldu.

Anders Celsius (d. 1701)

Eugene O’Neill (ö. 1953)

Yuliya Timoşenko (d. 1960)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Kas 27

TARİHTEN DERS ALMAK

Sevr antlaşması; 10 Ağustos 1920’de Britanya İmparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Ermenistan, Belçika, Yunanistan, Hicaz Krallığı, Polonya, Portekiz, Romanya, Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı, Çekoslovakya ile mağlup Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalandı.

Önemli maddeleri şöyleydi.

Sınırlar (madde 27-36): Edirne ve Kırklareli dahil olmak üzere Trakya’nın büyük bölümü Yunanistan’a; Ceyhan, Antep, Urfa, Mardin ve Cizre kent merkezleri Suriye’ye (Fransız Mandası); Musul vilayeti en kuzeydeki kazası İmadiye (Duhok) dahil tamamen El Cezire’ye (Birleşik Krallık Mezopotamya Mandası, sonradan Irak) İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak.

Boğazlar (madde 37-61): İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi silahtan arındırılacak, savaş ve barış zamanında bütün devletlerin gemilerine açık olacak; Boğazlar deniz trafiği içinde Osmanlı İmparatorluğu’nun bulunmadığı on ülkeden oluşan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek; komisyon gerekli gördüğü zaman Müttefik Devletler’in donanmalarını yardıma çağırabilecek.

Kürt Bölgesi (madde 62-64): İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat’ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti’ne bağımsızlık için başvurabilecek;

İzmir (madde 65-83): Yaklaşık olarak bugünkü İzmir ili ile sınırlı alanda Osmanlı İmparatorluğu egemenlik haklarının kullanımını beş yıl süre ile Yunanistan’a bırakacak; bu sürenin sonunda bölgenin Osmanlı veya Yunanistan’a katılması için plebisit yapılacak;

Ermenistan (madde 88-93): Osmanlı, Ermenistan Cumhuriyeti’ni tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek.

ABD Başkanı Wilson 22 Kasım 1920’de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan’a verdi.

Arap ülkeleri ve Adalar (madde 94-122): Osmanlı savaşta veya daha önce kaybettiği Arap ülkeleri, Kıbrıs ve Ege Adaları üzerinde hiçbir hak iddia etmeyecek;

Azınlık Hakları (madde 140-151): Osmanlı din ve dil ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlarına eşit haklar verecek, tehcir edilen gayrimüslimlerin malları iade edilecek, azınlıklar her seviyede okul ve dini kurumlar kurmakta serbest olacak, Osmanlı’nın bu konulardaki uygulamaları gerekirse Müttefik Devletler tarafından denetlenecek;

Askeri Konular (madde 152-207): Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri kuvveti, 35.000’i jandarma, 15.000’i özel birlik, 700’ü padişahın yanındaki güvenlik birliği olmak üzere 50.700 kişiyle sınırlı olacak ve ağır silahları bulunmayacaktı. Türk donanması tasfiye edilecek, Marmara Bölgesi’nde askeri tesis bulunduramayacak, askerlik gönüllü ve paralı olacak, azınlıklar orduya katılabilecek, ordu ve jandarma Müttefik Kontrol Komisyonu tarafından denetlenecek;

Savaş Suçları (madde 226-230): Savaş döneminde katliam ve tehcir suçları işlemekle suçlananlar yargılanacak;

Borçlar ve Savaş Tazminatı (madde 231-260): Osmanlı İmparatorluğu’nun mali durumundan ötürü savaş tazminatı istenmeyecek, Türkiye’nin Almanya ve müttefiklerine olan borçları silinecek; ancak Türk maliyesi müttefikler arası mali komisyonun denetimine alınacak;

Kapitülasyonlar (madde 260-268): Osmanlı’nın 1914’te tek taraflı olarak feshettiği kapitülasyonlar müttefik devletler vatandaşları lehine yeniden kurulacak;

Ticaret ve Özel Hukuk (madde 269-414): Türk hukuku ve idari düzeni hemen her alanda Müttefikler tarafından belirlenen kurallara uygun hale getirilecek; sivil deniz ve demiryolu trafiği Müttefik devletler arasında yapılan iş bölümü çerçevesinde yönetilecek; iş ve işçi hakları düzenlenecek hükümlerini içeren bir antlaşmadır.

Alıntı: Orhan Uğuroğlu

Posted in Gündem | TARİHTEN DERS ALMAK için yorumlar kapalı
Kas 26

TARİHTE BUGÜN

26 Kasım:

1865 – Lewis Carroll‘un yazdığı Alice Harikalar Diyarında ilk kez basıldı.

1924 – Moğolistan Halk Cumhuriyeti‘nin kuruluşu ilan edildi.

1942 – Casablanca filminin ilk gösterimi, New York‘ta yapıldı.

1991 – Michael Jackson, 4. profesyonel müzik albümü olan Dangerous‘ı piyasaya sürdü.

2003 – Concorde yolcu uçağı son uçuşunu gerçekleştirdi.

Ernest Belfort Bax (ö. 1926)

Haluk Levent (d. 1968)

Mario Cesariny (ö. 2006)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Kas 26

ABD YENİDEN SAVAŞ DAVULLARI ÇALIYOR

Bu kez Venezuela için. Ama dünya, Libya’da yaşananları hatırlamalı. 2011’deki NATO müdahalesi “insani yardım” değil; petrol, altın ve egemenliği kontrol altına alma operasyonuydu.
2015’te Hillary Clinton’un sızdırılan e-postalarında, danışmanı Sidney Blumenthal’ın 2011 tarihli gizli notu ortaya çıktı. Notta, Fransız istihbaratının Libya’ya saldırıdan önce tespit ettiği gerçekler yer alıyordu:
143 ton altın, Kaddafi’nin planladığı Pan-Afrika altın dinarının temeli olacaktı — yani Afrika’yı Fransa’nın CFA frangı bağımlılığından kurtaracak yeni bir para birimi.
🇫🇷 Fransa, Afrika üzerindeki hâkimiyetini kaybetmemek için savaşı başlattı.
Aynı belgede Fransa’nın gerçek hedefleri şöyle sıralanıyordu:

1- Libya’nın petrolünden daha fazla pay almak.
2- Kuzey Afrika’daki Fransız etkisini güçlendirmek.
3- Kaddafi’nin Afrika’yı tek para birimi altında birleştirme planını durdurmak.
Sonuç: bir rejim değişikliği değil, bir ulusun yağmalanması ve Afrika’nın bağımsızlık hayalinin yok edilmesi oldu.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı Dönemi
* Türkiye’nin Kıbrıs’a askeri müdahalesi sonrası ABD ve Batı ülkeleri Türkiye’ye silah ambargosu uyguladı.
* Bu dönemde Kaddafi, Türkiye’ye yakıt ve mali destek gönderdi.
* Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu petrolü düşük fiyattan ve vadeli olarak sağlayarak, ambargonun etkisini hafifletti.
* Ayrıca uluslararası platformlarda Türkiye’nin Kıbrıs’taki meşru müdahalesini savundu.
* 100 bin Türk işçi aldı.
* Batı’nın etkisine karşı duran, bağımsız Müslüman ülkelerin dayanışmasını savunuyordu.
* Türkiye, 2011’de Kaddafi’ye karşı Amerika’yla bir olup muhaliflerin ve NTC’ nin yanında yer aldık. Batıyla bir olup Rusya’ya İran’a, Suriye’ye ve Libya’ya karşı iş birliği yapmamız ne kadar doğru sizce?

* Tarih, unutanlara kendini tekrar ettirir.
#KaddafiDosyaları #Libya #PanAfrikanizm #NATO #ABDİmparatorluğu #HillaryEpostaları #AfrikaBirliği #FransızCFA #AltınDinar #Venezuela #MintPressNews

Posted in Gündem | ABD YENİDEN SAVAŞ DAVULLARI ÇALIYOR için yorumlar kapalı
Kas 25

TARİHTE BUGÜN

25 KasımKadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

1487 – Yorklu Elizabeth taç giyerek İngiltere Kraliçesi oldu.

1936 – Almanya ve JaponyaAnti-Komintern Paktı‘nı imzaladı.

1973 – Yunanistan‘da Yorgo Papadopulos liderliğindeki askerî cunta devrildi.

1975 – SurinamHollanda‘dan bağımsızlığını kazandı.

2009 – Suudi Arabistan‘ın Cidde şehrinde 122 kişinin ölümüyle sonuçlanan sel meydana geldi.

Thomas Abbt (d. 1738)

Ossip Zadkine (ö. 1967)

Xabi Alonso (d. 1981)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı