May 26

TARİHTE BUGÜN

26 Mayıs:

961 – II. OttoAlman Krallığı tahtına çıktı.

1894 – Rusya‘nın son çarı II. Nikolay taç giydi.

1938 – Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC) ilk oturumunu yaptı.

1970 – Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.

1972 – ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.

Miles Davis (d. 1926)

Hwang Dong-hyuk (d. 1971)

Martin Heidegger (ö. 1976)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
May 26

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Hiçbir zaman cahil bir insanla tartışmayı kazanmadım.” Hz. Ali

* “Er bozulursa aile bozulur, Hatun bozulursa ulus bozulur.” Türk Atasözü

* “Cahil insan ne kadar da küstahtır. Bilmediğiniz şeye düşmanlık etmeyin. Şüphesiz ilmin çoğu bilmediğiniz şeylerdedir.” Hz. Ali

* “Adaletsizliği bir yangından daha çabuk önlemek gerekir” Herakleitos

* “Adalet halkın ekmeğidir” Bertolt Brecht

* “Türk milletinin milliyetçilik vasfını uyandırmalı, O’na TÜRKÇÜLÜK imanını aşılamalıyız.” Mustafa Kemal Atatürk

* “Memnuniyet mutluluğun yarısıdır.” İtalyan Atasözü

Posted in Atasözleri Vecizeler | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
May 25

TARİHTE BUGÜN

25 Mayıs:

1571 – İspanya KralıVenedik ve PapaOsmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı.

1937 – Paris‘te 1937 Dünya Fuarı başladı. Eyfel Kulesi‘nin de yer aldığı fuarda İşçi ve Çiftçi Kadın Heykeli ve Nazi yapımı heykel karşılıklı sergileniyordu.

1982 – Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.

1989 – Mihail GorbaçovSovyetler Birliği devlet başkanı oldu.

1997 – Afganistan‘dan kaçan General Raşid Dostum Türkiye‘ye sığındı.

Ralph Waldo Emerson (d. 1803)

Pieter Zeeman (d. 1865)

Wojciech Jaruzelski (ö. 2014)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
May 25

“BUNU HERKES BİLİR”

Kendini dünyanın merkezinde gören Çinlilerin coğrafi keşiflere Müslüman hadım amiralle yaptığını,

XIV. Lois’in devlet benim dediği, pavyonlarda sürten 6. Dalai Lama’yı,

Genç kalmak için altın içen Diane de Poitiers’i,

Teslim ol çağrısına başparmaklarını işaret ve orta parmaklarının arasına sokup cevap veren Venedikli garnizonu,

Erkek kılığına girip tüm Siena’yı elden geçiren, hatta sevgilileri için düello yapmayı bile göze alan çapkın travesti Caterina Vizzani’yi,

Sevdiği kızı vermediler diye Osmanlı korsanlarını köyüne musallat eden inatçı aşık’ı,

Panama diktatörü Noriega’yı sığındığı elçilikten çıkarmak için dev kilise hopörlerleri ile rock müzik çalan Amerikan Delta Force’u,

Bir köşede hacetini gideren Evliya’nın üstüne düşüp onu “boklu gazi” yapan düşman askeri ya da yanına gelen Kuzey Afrika yerlilerine içinde esir olarak kürek çektiği kadırgayı satmayı başaran 16. Yüzyılın “Sülün Osman”ı gibi birbirinden ilginç kahramanları herkes bilir.

Alıntı: Prof. Dr. Emrah Sefa Gürkan Bunu Herkes Bilir kitabından

Posted in Gündem | “BUNU HERKES BİLİR” için yorumlar kapalı
May 24

TARİHTE BUGÜN

24 Mayıs:

1844 – Amerikalı mucit Samuel Morse, kendi icadı olan mors alfabesiyle ilk mesajı gönderdi.

1921 – Mustafa Kemal Atatürk‘e suikast amacıyla Ankara‘ya geldiği kanıtlanan İngiliz casusu Mustafa Sagir idam edildi.

1940 – Igor Sikorsky ilk başarılı tek rotorlu helikopter uçuşunu gerçekleştirdi.

1963 – Afrika Birliği Örgütü kuruldu.

2000 – İsrail, Güney Lübnan‘da 22 yıldır sürdürdüğü işgale son verdi.

Nicolaus Copernicus (ö. 1543)

Gabriel Fahrenheit (d. 1686)

Bob Dylan (d. 1941)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
May 24

RİZELİ İMAMLARLA TRABZONLU İMAMLARIN MAÇI

RİZELİ İMAMLARLA TRABZONLU İMAMLARIN MAÇI
Trabzonlu imamlarla, Rizeli imamlar turnuva düzenleyip maç yaparlarmış; ama her defasında Rizeli imamlar yenerlermiş. Trabzonun takım kaptanı Temel Hoca demiş ki; “uşaklar bu böyle gitmez, bizim Trabzonsporlu Hami’yi takıma alalım, diyelim ki bu bizim merkez caminin yeni hocası.” Diğerleri de kabul etmişler ve maça gitmisler Rize’ye. Dönüşte takım kaptanı Temel Hoca’ya sormuşlar, “mac ne oldu? diye; “2-1 yenildik” demiş. “Peki golleri kim attı?” diye sormuşlar; Temel “bizim golü Hami Hoca attı; onların golleri de Del Pierro Hoca ile Roberto Carlos Hoca attı..” demiş.

KEKEME Üniversiteye kayıt olmak için giden gence Müdür sorar;

Adın ne yavrum?

Memememehmet Yayayayakup…

Kekeme misin evladım?

Hayır hocam babam kekemeydi. Nüfusa o kayıt ettirdi.

Posted in Fıkralar | RİZELİ İMAMLARLA TRABZONLU İMAMLARIN MAÇI için yorumlar kapalı
May 23

TARİHTE BUGÜN

23 Mayıs:

1915 – İtalya Krallığıİtilaf Devletleri ile birlikte I. Dünya Savaşı‘na katıldı.

1949 – Sovyet lideri Josef StalinBerlin ablukasını kaldırdı ve II. Dünya Savaşı sonrası ikiye bölünen Almanya‘nın batısında federal cumhuriyet ilan edildi.

1960 – İsrail ajanları, 6 milyon Yahudinin ölümünden sorumlu tutulan Adolf Eichmann‘ı Arjantin‘de ele geçirdi.

1978 – İmralı Cezaevi’nden kaçan Amerikalı Billy Hayes‘in yazdığı roman Geceyarısı Ekspresi adıyla sinemaya aktarıldı.

2006 – Boeing 717 üretimi sona erdi.

Andrea Luchesi (d. 1741)

John D. Rockefeller (ö. 1937)

Anatoli Karpov (d. 1951)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
May 23

GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTİYOR

GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTİYOR

Gündem hızla akıyor. Olayların birine bakıp ne olduğunu anlamak isterken bir başkası başlıyor. Her biri milli sorunlarımızla ilgili olsa da ne yazık ki her birini yorumlamak mümkün olmuyor ve olsa da arkası kesilmediği için gündemden uçup gidiyor. Çünkü yeni bir olay başlıyor.

Türk siyasetinin ve devleti yönetenlerin en başta gelen yanlışı nedir biliyor musunuz? Ülkenin bağrına hançer gibi saplanan terör ve bölücülük sorununu doğru dürüst anlatmamaktır. Yıllardır tutturmuşlar bir PKK. PKK bir ayrıntı. Büyük tasarımın küçük aparatı. Silahlı, terörist bir yapı olduğu için herkes doğrudan ona odaklanıyor. Halbuki bütünü gördüğünüzde onun aslında bir ayrıntı olduğunu anlıyorsunuz.

Geçmişte pek çok yazımda “PKK kendini feshedebilir” demiştim. Nitekim “Silah bırakacağını” açıkladı. Yine geçmiş yazılarımda “Peki KCK ne olacak?” diye sormuştum. Halâ daha cevabı verilmiş değil.

KCK, Kürtçülüğün devlet yapısı. Fiilen çalışıyor. Yasama, yürütme ve yargı gibi üç ana bölümden oluşuyor. Yasama başlığı altında Kürdistan halk meclisi Kongra-Gel var. Kongra Gel’e bağlı olarak PKK (Türkiye), PYD(Suriye), PÇDK (Irak) ve PEJAK(İran) yapılanması var. Yürütme başlığı altında Halk savunma alanları ve altında en az on tane birim kurulmuş. Yargı bölümünde, çeşitli başlıklar altında mahkemeler var. Bunlardan biri askeri mahkeme.

KCK, tipik bir devlet örgütlenmesi ve bir devlette bulunması gereken önemli birimler şematik olarak yapılandırılmış. PKK, bu koca tablonun içinde askeri bir birim olarak tanımlanıyor.

Şimdi bizim devlet yöneticilerimiz, “PKK kendini feshediyor” diye, “Barıştan” söz ediyor.

“Terörsüz Türkiye” sloganı ile hepimize, mutluluk vadediyor.

Silahı bırakıyorum, karşılığını da istiyorum diyor.

Neymiş karşılığı?

“Sivil anayasa” imiş.

Sivil anayasa nasıl bir anayasa?

Komisyon kurup salt çoğunlukla “He” diyecekleri anayasa.

En önemli maddesi vatandaşlık tanımını değiştirip “Türk” ten kurtarmak. Yerine, vatandaşlık bağı ile bağlı herkesi “Türkiye vatandaşı” yapmak. Böyle yaptınız mı artık “Türk Halk Müziği” demeyeceksiniz. Türk mutfağı, Türk Devleti, Türk bayrağı, hatta Türk ordusu dahi demeyeceksiniz. Bu ve benzeri kurumlar herkesin olduğuna göre “Türkiye Bayrağı, Türkiye ordusu, Türkiye sanat müziği vs. olacak.

Türk Milli takımı, Türk futbolu değil, Türkiye Milli takımı, Türkiye futbolu olarak gururlanacağız.

Başka?

Ülkemize barışı getiren teröristler kahraman sayılacak. Ölüm yıldönümlerinde izinsiz anılacak.

Tunceli Valisi gibi isteyen ağlasa da barışın gereği bu olacak. Artık Türk devleti yok, Türkiye devleti var. Türkiye Ordusu ve Türkiye polisi, Türk polisi olmaktan kurtulduktan sonra, herkesin kucaklayıcı gücü olarak görevini azim ve kararlıkla yapacak.

Okullarda derslerin adı değişecek.

Türk Edebiyatı değil, Türkiye edebiyatı, Türk şiiri değil, Türkiye şiiri olacak.

Kim bilir, belki ilerde birileri Türkiye isminden de “gene Türk var” diye rahatsız olur. Bu sefer barışı sağlamak, huzuru tesis etmek için “Anadolu halklar Cumhuriyeti” derler.

Yıllardır benim ülkemde sadece “Türk’üm” demek ırkçılık olarak görüldü.

Kürt Tealli ve İslam Tealli cemiyetlerinin ardılları, her nedense Türk’ten rahatsız oldu. Olmağa da devam ettiler. Halbuki Türkler ne İslam’dan ve ne de Kürt’ten hiç rahatsız olmadık.

Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanlığı makamına kadar yükseldiği halde Abdullah Gül ne demişti hatırlayın. “Ne mutlu Türk’üm sözünün her yere yazılmasını ilkellik” demişti. Halbuki o Türk’lük anayasal vatandaşlığın tanımı olan Türklüktü. Etnik Türklük değildi. Buna rağmen kendini Türk’e layık görmedi.

Yunanistan’a gidip orada ölen Şeyhülislam Dürrizade gibi.

Alıntı: Ahmet Gürsoy

Posted in Gündem | GÖRÜNEN KÖY KILAVUZ İSTİYOR için yorumlar kapalı
May 22

TARİHTE BUGÜN

22 Mayıs:

MÖ 334 – Granikos Muharebesi‘nde Büyük İskender‘in orduları III. Darius‘u yendi.

853 – Nil Deltası‘ndaki liman kenti Dimyat‘a Bizans donanması tarafından baskın yapıldı.

1960 – Yeryüzünde ölçülmüş en şiddetli deprem olan Büyük Şili Depremi sonucunda 4.000 ila 5.000 arasında kişi öldü.

1963 – Milan, finalde Benfica‘yı yenerek ilk kez Şampiyon Kulüpler Kupası‘nı kazandı.

1990 – Kuzey Yemen ve Güney Yemen birleşerek Yemen Cumhuriyeti adını aldı.

Arthur Conan Doyle (d. 1859)

Victor Hugo (ö. 1885)

Albert Claude (ö. 1983)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
May 22

BİR SELAMIN HİKAYESİ

BİR SELAMIN HİKAYESİ

Yeğenim anlattı dün akşam…

Öyle bir anlattı ki, sanki ben de o masadaydım.

Umut, arkadaşlarıyla Tarsus’ta bir lokantaya gidiyor. Amaç basit, yemek yemek, sohbet etmek, günü paylaşmak. Yemekler yenirken içeri bir grup yabancı giriyor. Koreli oldukları hemen belli. Yan masalara oturuyorlar. Göz göze geldiklerinde, sessizce başlarını eğerek selamlaşıyorlar. Ne yüksek ses var ne abartı… Sadece incelik.

Bir süre sonra rehber söz alıyor ve lokantadakilere dönerek;

“Misafirlerimiz Kore’den geldiler, Tarsus’u gezmek için buradalar,

.” diyor.

Tam o anda Umut’un arkadaşlarından biri gülümsüyor ve sakince söylüyor,

“Ben Kore’de askerlik yaptım.”

Rehber bu cümleyi Korece’ye çeviriyor.

İşte o an…

Bir anda bütün Koreli misafirler ayağa kalkıyor.

Derin bir saygıyla, neredeyse askerî bir hizaya girer gibi eğiliyorlar.

Sonra alkış…

Uzun, içten, onurlandıran bir alkış.

Ne gösteriş vardı ne sahne.

Sadece bir vefa, bir minnet, bir insanlık hâli.

Yeğenim anlatırken gözleri parlıyordu.

“Bizim Türk’ü ne güzel onore ettiler,” dedi.

Evet…

Bir selamın, bir hatıranın, yıllar önce başka bir ülkede tutulmuş bir nöbetin karşılığıydı bu.

Sınırları aşan, dili aşan bir saygıydı.

İnsan bazen şunu bir kez daha anlıyor.

İyilik, emek ve onur unutulmuyor.

Dünyanın neresinde olursan ol, kalpten gelen bir duruş mutlaka karşılığını buluyor.

Alıntı

Posted in Hikayeler | BİR SELAMIN HİKAYESİ için yorumlar kapalı