Ara 07

TARİHTE BUGÜN

7 AralıkKolombiya‘da Día de las Velitas. Türkçe karşılığıyla Mum Günü Kolombiya‘da geleneksel olarak kutlanan resmî tatil günüdür. Ülkedeki Noel döneminin resmi olmayan başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

1787 – DelawareAmerika Birleşik Devletleri Anayasasını onaylayan ilk eyalet oldu.

1905 – Moskova Ayaklanması başladı.

1941 – Pearl Harbor SaldırısıJapon uçakları Amerikan deniz üssü Pearl Harbor‘u bombaladı.

1972 – Apollo 17Ay görevine doğru yola çıktı.

1975 – EndonezyaDoğu Timor‘u işgal etti.

Leopold Kronecker (d. 1823)

Noe Ramişvili (ö. 1930)

Tom Waits (d. 1949)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ara 07

KİŞİSEL BİLGİLER VE TÜRKLÜK DÜŞMANLARI!

Cumhuriyete düşmanlık gibi görünen kişilerin asıl sorunlarının Türklükle olduğu bir defa daha ortaya çıktı… Ben tabii kimsenin etnik kökenini veya belleğinde taşıdığı gizli dini, isim bazında anlatacak değilim. Genel bir tespitten söz ediyorum; cumhuriyete açıkça iftiralar atan kişilerin kapalı kapılara arkasında Türk kelimesini duyunca ifrit kesildiklerine dair anlatımlar var… Bu da gösteriyor ki, asıl sorunları rejim değil, Türklerden intikam almak… Üstelik bunu da Türklerin yönetimini tamamen ele geçirerek yapmaya çalışıyorlar.

***

Sorunu, kendilerine vatandaşlık tanındığı halde etnik kökenini veya dinini kamufle eden, bunu da İslâm dinini istismar ederek, Müslümandan çok İslâmcı geçinenler büyütüyor.

Hani Hırant Dink, “kirli kan”dan söz ediyordu ya, asıl sorun, tehcirde gitmeyip kimliğini değiştirerek kalanlardan kaynaklanıyor. Hrant Dink, “kirli kan” derken bunları kastediyordu ve herkesi kendi kimliğini açıklamaya davet ediyordu.

Bu konuda Yaşar Canca’nın tespitlerini hatırlatayım:

“Hrant Dink, bir Ermenistan gezisinde oradaki muhataplarına ‘Siz 1.5 milyon kişiden bahsediyorsunuz. Oysa ayni dönemde yaklaşık 500 bin Ermeni, din değiştirip Türk olmuştu. Bunları neden dikkate almıyorsunuz?’ diye sordu. Muhatabı da ‘Bu konunun gündeme gelmesi, davamıza zarar verir’ cevabını verdi.

Dink, bir yazısında Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’in yetim Ermenilerden olduğunu ve bu konuda elinde belgelere ulaştığını yazdı ve kıyamet koptu. Dink, ‘Elimde belgeler var’ diyordu. Peki bu bilgiye ulaşan Dink, başka hangi bilgi ve belgelere ulaşmıştı. Acaba kim veya kimler toplumu aldatma açısından kendini hangi kimlikle saklı tutuyordu? Özellikle de din adamı kimliğiyle… Bana göre yukarıda açıklanan dönen Ermenilerle ilgili çalışmaları, Dink’i ölüme götürdü. Türk kimliği ile Türkiye için her türlü kötülüğü yapanlar ortaya çıkacaktı bu yüzden Dink’in öldürülmesine karar verdiler.”

***

Gerçekten de Türkiye’ye yapılan en büyük kötülükler, Müslüman kimliğiyle, milliyetçi kimliğiyle, sosyalist veya sosyal demokrat kimliği ile yapılıyor…

Kimliği saklanıp özel olarak yetiştirilen ve devletin önemli makamlarına getirildikten sonra asıl görevi tebliğ edilenlere istihbaratçılar “koza” veya “kuş yumurtası” diyor!

Türkiye yıllardır kozalar veya kuş yumurtaları tarafından yönlendiriliyor. Ülke ekonomisinin çökertilmesinin, emeklinin açlığa mahkûm edilmesinin ardında zannedildiği gibi beceriksizlik, iş bilmezlik yok… Aksine, dünyanın bütün düşünen adamlara bir araya gelse, ancak böyle çökertme formülleri geliştirebilirdi… Burada hedef alınan, Türk Milleti’nin direniş gücüdür. Çünkü hangi siyasi yöntemi uygulasalar, bunların Türk Milleti’ni çözemeyeceğini gördüler, uzun süredir bu sebeple, Türk Milleti’ni kendi vatanına hem bireysel hem de toplumsal olarak çaresiz bırakmaya çabalıyorlar. Halkı bu konuklarda bilgilendiren aydınlardan bu sebeple nefret ediyorlar. Bu yüzden, devlet erklerini kullanarak aydınları etkisiz hale getirmeye uğraşıyorlar. Yalnız bunu yaparken gerçekte kendilerinin ne kadar şeytani düşüncelerle hareket ettiklerini saklayamaz duruma düşüyorlar.

***

Bir insanın kimliğini gizleyerek yaşaması, içinde bulunduğu topluma düşmanca hisler beslemesini getirir. Bu nefret içinde kaldıkça, bunalım yaşar. Klinik vaka haline gelmemek için zaman zaman nefretlerini kusar… İşte bugün gördüğümüz tablo budur…

Tabii, onları bu ruh hastalığından kurtarmak, bütün kayıtlara sahip plan devletin elindedir. Yoksa kişisel bilgileri araştırmak ve toplumun bilgisine sunmak artık suç olarak kabul ediliyor! Çünkü milleti, o kişisel bilgileri öğrenirse, Türklüğe oynanan bütün oyunlar açığa çıkacak; Türk Milleti biraz olsun huzura kavuşacak…

Alıntı

Posted in Gündem | KİŞİSEL BİLGİLER VE TÜRKLÜK DÜŞMANLARI! için yorumlar kapalı
Ara 06

TARİHTE BUGÜN

6 Aralık:

1060 – I. BélaSzékesfehérvár‘da taç giyerek Macaristan Kralı oldu.

1917 – FinlandiyaRusya‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1921 – İngiliz-İrlanda Antlaşması imzalandı.

1922 – İrlandaİngiliz-İrlanda Antlaşması‘dan bir yıl sonra, Birleşik Krallık‘tan tam bağımsızlığa kavuştu.

2008 – Atina‘da bir genç polis kurşunu ile vuruldu, bu olaya tepki olarak ülkede ayaklanmalar başladı.

Jefferson Davis (ö. 1889)

Paola Paggi (d. 1976)

Tunku Abdurrahman (ö. 1990)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ara 06

ALTIN SÖZLER

* “Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır… Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir…” Mustafa Kemal Atatürk
* “Hediyelere bağlı aşk her zaman açtır.” İngiliz Atasözü
* “Başkalarının aklıyla yetinmek, başkalarının kafasıyla düşünmek ne büyük acizliktir.” Dostoyevski

* “Dünya Türkleri taşımaya kâfi gelmiyordu.” Ermeni Tarihçi * “Yüz kere yere düşmüş olayım; başkalarına çelme takan biri olamayacağım. Ben kazanan değil, insan olmak istiyorum.” Frida Kahlo

* “Erdemlerinden bahseden kadından, dürüstlüğünden bahseden erkekten sakının.” Fransız Atasözü

Posted in Atasözleri Vecizeler | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Ara 05

TARİHTE BUGÜN

5 Aralık:

1492 – Kristof KolombHispanyola adasını keşfetti.

1934 – Türkiye’de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.

1936 – Stalin anayasası olarak bilinen 1936 Sovyet Anayasası kabul edildi.

1945 – Uçuş 19 adlı filo, Bermuda Şeytan Üçgeni‘nde kayboldu.

2016 – Göktürk-1 uydusu, Fransız Guyanası‘ndan fırlatıldı.

Fritz Lang (d. 1890)

Claude Monet (ö. 1926)

Sheldon Glashow (d. 1932)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ara 05

MEMLEKET YANGIN YERİ

Kişiye ve duruma bağlı hareket etmeye uzak olanlardan korkak ve ürkek olanlar anlasalar da konuşamazlar, çünkü konuşturmazlar. Bizde okumuşlar arasında ve halkta hâkim olan bazı gruplarda bir bana necilik yaygındır. Bu tavır aydın ve namuslu insan tavrı değildir. Bu yıkıma hizmetin en kuvvetli ayağıdır. Tabii bir vicdan uyanışı geldiğinde her şey değişir, değişecektir.

O silkiniş gelir de zamanı önemlidir. Bizim gibi büyük milletlerde kötünün, kötülüğün hâkimiyeti uzun sürecek sanılır, sürmez. Evet, iki yüzyılı aşan bir süredir bu konuda bocalıyoruz. Arada yaptığımız şahane işler var. Ölüm kalım mücadelesi verdiğimiz İstiklâl Harbi ve sonrasında kurduğumuz devlet onlardandır. Mucize gibidir.

İşte o mucizeler devrini bitirecek aklı hâkim kılmamız gereken yerdeyiz. Tünelin sonundaki ışığı işaret edenler ölüm kalım sancısına düşmeden sonuç alabilmeliler. Bunun yolu da beklentisiz, şimdi çok kullanılan tabirle adanmış nesiller yetiştirecek öncülere, kanaat önderlerine sahip olabilmektir. Bunların sayısı azdır, etkileri bütün çıkarcı grupları ezip geçecek seviyededir.

Kurtuluş, bütün zamanlarda o bir avuç insan eliyledir. Hedefe düz giderler. Bildikleri, gördükleri doğruyu hatırlatırlar. İyiliğin sönmüş ateşini üflerler. Şu veya bu siyasi grubun emrinde değillerdir. Memleket derdiyle çözüm arayışını ateşlerler.

şte asıl yangın bu ve her yeri sarmış durumda. Geçim sıkıntısı had safhada. Her şey güllük gülistanlık gibi gösterilmeye çalışılıyor. Yönetenler kendilerine toz kondurmuyorlar. Geldiğimiz yeri görüyor musunuz?

Biz anlamaya ve anlatmaya çalışanlarız. Bilesiniz ki bu iyi bir psikolojiyi göstermiyor. Sorumluluk üstlenmeyenler, suçu başkasına atanlar; iyiyi, doğruyu, güzeli unuturlar. Çünkü yalnız kendileri vardır. İnsanı kendine kapanması çürütür. Kendisiyle sınırlı hale gelenler başkalarını düşünemezler. O duruma düştük.

Memleket yangın yeri. Ekonomik kriz, sosyal krize dönüştü. İnsan kalitesi yerlerde. Asıl manasında ahlak yerlerde. Kalite istenmeyen bir toplum haline geldik.

Bakalım ve görelim, devletlilere yanaşanlar onlara benziyor. Bozuyorlar. Bozuluyorlar. Tarafgirlikle düşünemiyorlar. Kör gözle bakıyorlar. Üstelik bir de yanlışa ortak oluyorlar. Yanlışları görmemişlikle örtüyorlar. Bazıları orada da kalmıyor, yanlışı yanlış demeden övüyorlar.

Alıntı: Yağmur Tunalı

Posted in Gündem | MEMLEKET YANGIN YERİ için yorumlar kapalı
Ara 04

TARİHTE BUGÜN

4 Aralık:

1154 – Nicholas BreakspearIV. Hadrianus ismiyle Papa oldu ve bu göreve gelen ilk İngiliz olarak tarihe geçti.

1791 – The Observer‘ın ilk sayısı yayımlandı.

1943 – İnönüChurchill ve Roosevelt arasında yapılan İkinci Kahire Konferansı başladı.

1965 – NASAGemini 7 uzay aracını uzaya fırlattı.

2021 – Semeru yanardağıEndonezya‘nın Doğu Cava eyaletindeki Cava adasında aralıklarla patlamaya başladı.

Ömer Hayyam (ö. 1131)

Sertab Erener (d. 1964)

Sócrates (ö. 2011)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ara 04

NİYE AVAZ AVAZ BAĞIRIYOR

Ünlü bir sopranonun konserine giden baba oğul ilgiyle konseri dinliyorlardı. Bir ara çocuk merakla babasına sordu:
“Baba, öndeki amca elindeki sopayla niye kadını korkutuyor ?” Baba;
“Korkutmuyor oğlum, yönetiyor!”
“Eee, peki o zaman kadın niye avaz avaz bağırıyor “

Posted in Fıkralar | NİYE AVAZ AVAZ BAĞIRIYOR için yorumlar kapalı
Ara 03

TARİHTE BUGÜN

3 AralıkDünya Engelliler Günü

1920 – Ankara Hükûmeti ile Ermenistan Demokratik Cumhuriyeti arasında Gümrü Barış Antlaşması imzalandı.

1959 – Fazıl KüçükKıbrıs Cumhuriyeti cumhurbaşkanı yardımcısı oldu.

1973 – Pioneer 10Jüpiter‘in ilk yakın plan görüntülerini Dünya‘ya gönderdi.

1979 – Ayetullah Ruhullah Humeyniİran‘ın ilk dini lideri oldu.

1984 – Hindistan‘da bir fabrikadan 40 ton metil isosiyanat gazının sızması 18.000 kişinin ölümüne neden oldu.

Attila József (ö. 1937)

Ozzy Osbourne (d. 1948)

Katarina Witt (d. 1965)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ara 03

KİMLİK

Geçen yazımda insanların bir araya geldikleri her yerde, iş yerinden siyasi partiye, dernekten millete, yöneticilerin hedefi “biz” hissini yaratmaktır demiştim. Biz, mensubiyet şuurudur. “Biz”, kimliktir; Milan Kundera’nın dediği gibi, benliğimizin büzülüp kendi içine çökmesini önleyen şeydir.

Ölümün İnkârı (The Denial of Death) kitabında Ernest Becker, “İnsan ölümlüdür ve ölümlülüğünün farkında olan yegâne yaratıktır.” diyor. Dolayısıyla insanoğlunun en büyük problemi faniliğidir. İnsan bu önlenemez sondan kurtulmak için, tekrar ölümsüzlüğe kavuşmak için, başta din ve mistisizm olmak üzere çareler arar. Bunlardan biri de mensubiyettir. Kendi ölümlü olsa bile, mensup olduğu toplumun ölümsüz olduğunu hisseder. Bu hissi en kuvvetle veren toplum, millettir. Halkla millet arasındaki baş fark, halkın geçmişsiz ve geleceksizliği, buna karşılık milletin, güçlü bir zaman boyutuna sahipliğidir. Dolayısıyla millet hem bugün yaşayan halktır hem de anne-babalar, büyükanne ve büyükbabalar ve bütün atalardır; geleceğe baktığımızda da çocuklarımızdır, torunlarımız ve onların çocuklarıdır, bütün gelecek nesillerimizdir. İşte zaman içindeki bu akışa mensubiyet, insanın ölümlülüğüne sürülmüş bir merhemdir. Kesin tedavi olmasa bile… Edebiyatçı bugünkü dostları kadar gelecek nesiller için de yazar. Çalışan, üreten, hem ailesi ve dostları hem de gelecekteki akrabaları için üretir. Resimden, heykelden mimariye insanın yükselen bütün kültürü hem bugünkü toplumu içindir hem gelecek nesilleri içindir. Bütün bunları yaparken başladığı nokta da geçmişinin kültür mirasıdır.

Kimliği savunmak

Bu yüzden bazı kimselerin, “Dünyada rekabet olmasa ne olur, din ve milliyet olmasa ne olur, bütün insanlık kardeş kardeş bir büyük topluluk hâlinde yaşayamaz mıyız?” düşünceleri güzeldir ama sosyal psikoloji biliminin aydınlattığı gerçeklere terstir. Sakharov Hürriyet Ödülü sahibi Nathan Sharansky, Defending Identiy (Kimliği Savunmak) kitabına kozmopolitiliğe örnek olarak John Lennon’un “Imagine (Hayal Et)” şarkısını alıp şöyle söylüyor:

“Batı, kimliksizliğin en derinden bağlı olduğu kendi değerlerine yönelik tehdidinden habersiz görünüyor. John Lennon, böyle bir ütopyaya yazdığı Imagine adlı şarkısında, cennet ve cehennemin, dinin ve ulus-devletlerin olmadığı, ‘öldürülecek veya uğruna ölünecek hiçbir şeyin olmayacağı, insanların kardeşliği’nin hüküm sürdüğü bir dünya tasarlar. Ama gerçek kardeşlerin olmadığı, hiç kimsenin bir diğerine veya bir yaşam biçimine bağlı olmadığı bir kardeşlik, boş bir havadan başka bir şey değildir.”

Sharansky, o dünyada benim hiç gerçek kardeşim yok diyor.

Fukuyama ve kimlik

Yukarıda söylediğim gibi toplumların yöneticilerinin baş vazifesi, insanların o toplumun kimliğini takınmalarını sağlamak, mensubiyet duygusunu yaratmaktır. Tehlikeli olan insanların, mensup oldukları toplumun içinde alt toplumlar yaratması ve kendi toplumundaki başkalarını Dış-Grup olarak görmesidir. İşte bu tehlike çağımızın en ağırlıklı uluslararası politika yazarlarından Francis Fukuyama’ya Identity (Kimlik) kitabını yazdırdı.

Fukuyama, kimliğin, bütün milleti kapsaması gerektiğini söyler. Toplum, etnisitelere, din ve mezheplere veya cinsiyet eğilimlerine dayanan İç-Gruplara bölünmemelidir. Çünkü bu, beraberinde Dış-Gruplar yaratır ve toplumun bizden olmayan kesimlerine karşı düşmanlık getirir. Millî devletin de millî eğitimin de asıl görevi kapsayıcı millî kimliği güçlendirmektir.

Alıntı: İskender Öksüz

Posted in Gündem | KİMLİK için yorumlar kapalı