Haz 15

TARİHTE BUGÜN

15 Haziran:

1888 – II. WilhelmAlmanya İmparatoru oldu.

1941 – II. Dünya SavaşıBattleaxe Harekâtı başladı.

1954 – UEFA (Union des Associations Européennes de Football) kuruldu.

1970 – Türkiye tarihindeki en büyük işçi eylemlerinden biri olan 15-16 Haziran olayları meydana geldi.

1975 – Soyuz 19Baykonur Uzay Üssü‘nden havalandı.

Neil Patrick Harris (d. 1973)

Ella Fitzgerald (ö. 1996)

Mîna Urgan (ö. 2000)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 15

BENİM DE RABBİMDİR

BENİM DE RABBİMDİR

“Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin. İşte bu, doğru yoldur.” Âl-i İmrân Suresi 3/51

Abdullah bin Mihran anlatıyor:

Hârûn Reşîd hacca gitti. Dönüşünde bir müddet Kûfe’de istirahat etti. Sonra yola çıkacağı zaman herkes kendisini yolcu etmek için sokağa döküldü. Behlül de çıkmıştı. Çocuklar onunla oynayıp eğleniyorlardı. Tam o sırada Hârûn’un develer üzerinde muhteşem kâfilesi gözüktü. Çocuklar da Behlül’ü bırakıp onun seyrine koyuldular. Tam Hârûn’un geldiği sırada Behlül yüksek sesle:

“Ey Hârûn!” diye seslendi.

Hârûn, perdeyi kaldırarak:

“Buyur Behlül, ne istiyorsun?” dedi. Behlül:

“Ey Müminlerin Emîri! Eymen bin Nâil, Kudame bin Abdülâmir’den bize şöyle haber verdi ve dedi ki:

“Ben Resûl-i ekremi Arafat’tan dönüşte görmüştüm. Kızıl bir deveye binmişti. Yanında kimse dövülmediği gibi, kimse de kovulmazdı. “Yol verin, yol verin!” diyen münâdileri de yoktu. Sen de bu usûle riâyet eyle. Bilmiş ol ki; tevâzu ile yolculuk etmen, kibir ile seyâhatinden hayırlıdır.”

Behlül Dânâ yine;

“Bağdât ve etrafını nûrlandırıp aydınlatacak hediyeler götürüyor musun?” dedi.

Halîfe;

“Bu hediyeler nasıl olur?” deyince,

Behlül hazretleri;

“İnsanlara Allahü teâlânın sevgisini, O’ndan korkmayı, onlara örnek olacak şekilde hâl ve hareketler, onlar hakkında temiz ve güzel düşüncelere sâhib olmak en güzel hediyedir.” dedi.

Bunu dinleyen Hârûn Reşîd ağlayarak;

“Ey Behlül, biraz daha anlat!” dedi.

Behlül:

“Memleketinin bir köşesinde bir mazlum zulme uğrasa, sen memleketin diğer köşesinde bile olsan, Allahü teâlâ bunun hesâbını senden soracak. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen; “Şüphesiz ki iyiler Naîm Cenneti’ndedir. Kötüler ise Cehennem’dedir.” buyurdu (İnfitar sûresi: 13-14). Âhirette, Cennet veya Cehennem dışında gidilecek üçüncü bir yer yoktur. O hâlde hazırlığını buna göre yap.” dedi.

Halîfe;

“Amellerimiz hakkında ne dersiniz?” diye sordu.

Behlül hazretleri;

“Allahü teâlâdan korkarak ve emrettiğine uygun olarak yapılan amel makbuldür.” buyurdu.

Halîfe;

“Peygamber efendimizle, akrabâlık olarak yakınlığımız hakkında ne dersiniz?” diye sordu.

Behlül;

“Peygamber efendimize akrabâlıktan ziyâde, bildirdiği hükümlere bağlılıkta yakın olmak daha mühimdir.” dedi.

Halîfe;

“Peygamber efendimizin şefâatine kavuşabilecek miyiz?” deyince de,

Behlül;

“Onu Allahü teâlâ bilir.” buyurdu.

Halîfe;

“Nasıl yaşayalım?” diye sordu.

Behlül;

“Allah’tan kork. Her hâlinde Muhammed aleyhisselâmın sünnetine tâbi ol. Bu durumda en kârlı yolu seçmiş olursun.” dedi.

Halîfe;

“Çok güzel söylüyorsun, şu hediyemi kabûl et.” dedi.

Behlül hazretleri de;

“Onu kimden aldınsa ona ver. Dünyâdaki sâhipleri yakana yapışmadan önce, verenin yoluna harca. Bunu burada yap. Âhirete kalırsa onlara bir şey bulup veremezsin, râzı edemezsin.” diye cevap verdi.

Parayı almayınca, Hârûn Reşîd;

“Para borcun varsa onu ödeyelim.” dedi.

Behlül:

“Kûfe’de birçok ilim sâhipleri vardır. Borç ile borcun ödenmeyeceğinde ittifak etmişlerdir.” dedi.

Hârûn Reşîd:

“Bâri ihtiyâcını temin edelim.” deyince,

Behlül hazretleri;

“Allahü teâlâ senin Rabbin olduğu gibi, benim de Rabbim’dir. Seni hatırlayıp beni unutması muhâldir.” buyurdu.

Hârûn Reşîd, bu sözleri işitince ağladı.

Posted in Fıkralar | BENİM DE RABBİMDİR için yorumlar kapalı
Haz 14

TARİHTE BUGÜN

14 Haziran

1846 – Meksika-Amerika Savaşı sırasında Kaliforniya CumhuriyetiMeksika‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1940 – Sovyetler BirliğiLitvanya‘ya Kızıl Ordu‘nun ülkeye girmesine ve Sovyet yanlısı bir hükümet kurmasına izin verilmesini talep eden bir ültimatom verdi.

1985 – Schengen AnlaşmasıFransaAlmanyaBelçikaHollanda ve Lüksemburg tarafından imzalandı.

1992 – Thabo Mvuyelwa MbekiGüney Afrika Başkanı olarak göreve başladı.

2014 – Ukrayna Hava Kuvvetleri‘ne ait bir İlyuşin İl-76 nakliye uçağı, Lugansk Halk Cumhuriyeti güçleri tarafından vuruldu, uçakta bulunan 49 kişi öldü.

Charles-Augustin de Coulomb (d. 1736)

Max Weber (ö. 1920)

Ernesto “Che” Guevara (d. 1928)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 14

TÜRKÜN TÜRKE YAPTIĞI

Kansas Üniversitesi Kütüphanesinin müdavimi olmuştum. Kütüphanenin, Türk Tarihi Bölümünde yazılı belgeleri inceliyor, not tutuyordum.

Devamlı, aynı yere geldiğimi gören orta yaşlı bir Amerikalı, yanıma yaklaştı. Kırık Türkçesi ile ”Türk’sün, değil mi” diye sordu. Şaşırdım. Dünyanın bu uzak diyarında birisi bana Türkçe soru soruyordu.

Amerikalı, Türk Tarihi konusunda doktora yapmış. Bizi, bizlerden daha iyi tanıyor. Ahbap olduk. ”Siz Türkler, birbiriniz ile savaşmasaydınız, bu gün tüm dünya Türkçe konuşuyor olacaktı” demez mi.

Çin’de, Türkçe 300 yıl devlet lisanıydı, diye söze başladı. Afganistan ve Hindistan’da 963 yılında Alp Tigin ile başlayan Türk hakimiyetinin 1858 yılına, İngilizler gelene kadar devam ettiğini söyledi.

Kendi aramızdaki önemli savaşları sıraladı ve sonuçlarını özetledi.

1. Dandanakan Savaşı. 1040 yılında Selçuklu Türkleri ile Gazne Türkleri arasında yapıldı. Selçukluların galibiyeti ile sonuçlandı. Gaznelilerin Hindistan’daki egemenliği sarsıldı.

2. Katvan Savaşı. 1141 yılında, Selçuklular ile Karahitaylılar arasında yapıldı. Büyük Selçuklu Devleti yıkıldı. Haçlıların önü açıldı.

3. Pervan Savaşı. 1221 yılında Harzemşahlar ile Cengiz Han arasında yapıldı. Harzemşahlar devleti perişan oldu. Moğolların önü açıldı.

4.Yassı Çemen Savaşı. 1230 yılında, Celalettin Harzemşah ile Selçuklular arasında yapıldı. Harzemşahlar devleti yıkıldı. Ama, Moğollara karşı, Selçukluya tampon görevi yapan güç de ortadan kalktı.

5. Kösedağ Savaşı. 1243 yılında, Moğollar ile Anadolu Selçuklu Devleti arasında yapıldı. Selçuklu yenildi ve perişan oldu. Türklerin Avrupa’ya geçişleri bir süre engellendi.

6. Kunduzca Savaşı. 1391 yılında, Altın Orda Devleti ile Timur arasında yapıldı. Altın Orda Devleti yıkıldı. Ruslar boşluğu doldurdu. Altın Orda yaşasaydı, Rusya diye bir devlet olamazdı.

7. Ankara Savaşı. 1402 yılında Emir Timur ile Osmanlı arsında yapıldı. Osmanlı fetret dönemine girdi. Avrupa Türk istilasından kurtuldu.

8. Otlukbeli Savaşı. 1473 yılında Tercan-Otlukbeli’nde, Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasan arasında yapıldı. Akkoyunlular yenildi. Ama, Osmanlı güç kaybetti, Roma ve Papa kurtuldu.

9. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim Han Mısırdaki Memluk Türk Devletine son verdi. Bu sıralarda, Osmanlı, tüfeğe mermiyi koymuş ve Avrupa’dan 50 yıl ilerdeydi. Yavuz Sultan Selim gücü Batıya yöneltseydi, Avrupa Türk egemenliğine girebilirdi.

10. 1683 Viyana kuşatması sırasında, Tatar Girayına gözcü görevi verilmişti. Giray, rüşvet almıştı ve Lehlerin gelişini haber vermedi. Lehlerin nehirde Türk askerini katledişini, köprü üzerinden seyrediyordu. Tatar ihaneti, Türklerin dünya devleti kurmasındaki son şansının kaybolmasıyla sonuçlandı.

Türkler kendi aralarında enerjilerini harcamasaydı ve Tatar ihaneti olmasaydı, bugün dünyayı Türkler idare ediyor olacaktı. Dünya, daha adil ve huzurlu bir yer olurdu. Hem Türkler kaybetti, hem de dünya kaybetti.

Alıntı: Şinasi Kara

Posted in Gündem | TÜRKÜN TÜRKE YAPTIĞI için yorumlar kapalı
Haz 13

TARİHTE BUGÜN

14 Haziran:

1846 – Meksika-Amerika Savaşı sırasında Kaliforniya CumhuriyetiMeksika‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1940 – Sovyetler BirliğiLitvanya‘ya Kızıl Ordu‘nun ülkeye girmesine ve Sovyet yanlısı bir hükümet kurmasına izin verilmesini talep eden bir ültimatom verdi.

1985 – Schengen AnlaşmasıFransaAlmanyaBelçikaHollanda ve Lüksemburg tarafından imzalandı.

1992 – Thabo Mvuyelwa MbekiGüney Afrika Başkanı olarak göreve başladı.

2014 – Ukrayna Hava Kuvvetleri‘ne ait bir İlyuşin İl-76 nakliye uçağı, Lugansk Halk Cumhuriyeti güçleri tarafından vuruldu, uçakta bulunan 49 kişi öldü.

Charles-Augustin de Coulomb (d. 1736)

Max Weber (ö. 1920)

Ernesto “Che” Guevara (d. 1928)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 13

İNSAN APTALLIĞININ TEMEL YASALARI

«“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır. Keskin bir toplumsal mizah olmakla birlikte, bir tarihçi tarafından yazılan, çarpıcı bir siyasal eleştiridir. Cipolla, tarihçi kimliğiyle insan davranışını ekonomik bir açıdan inceler ve “Aptallık” kavramını bilimsel yöntemlerle ama bol mizahla ele alır. Ona göre toplumlar dört temel gruptan oluşur:

Aptallar (Stupids)

Akıllılar/Zekiler (Intelligents)

Haydutlar/Kurnazlar (Bandits)

Çaresizler/Âcizler (Helpless)

Akıllı/Zeki kişi akıllı olduğunu bilir. Haydut, haydut olduğunun farkındadır.

Çaresiz/Âciz kişi, kendi çaresizliğinin ve zavallılığının farkındadır.

Tüm bu karakterlerin aksine, Aptal kişi aptal olduğunu bilmez. Her bir grubun eylemleri, kendilerinin ve başkalarının yararları/ zararları açısından şöyledir:

Akıllı/Zeki: Hem kendine hem başkalarına yarar sağlar.

Çaresiz/Âciz: Kendine zarar verir, başkalarına yarar sağlar.

Haydut/Kurnaz: Kendine yarar sağlar, başkalarına zarar verir.

Aptal: Hem kendine hem başkalarına zarar verir.

Cipolla’nın Beş Temel Yasası: Kitabın çekirdeği, beş temel yasadır (bazı kaynaklarda dördü vurgulanır, çünkü beşinci yasa makro siyasal çözümleme ile ilgilidir):

1) Herkes her zaman Aptallığı hafife alır; etraftaki aptal insanların sayısını ve gücünü küçümser.

2) Aptallık, kişinin öteki niteliklerinden bağımsızdır; her grupta eşit dağılım gösterir.

3) Aptal hem başkalarına zarar verir hem de başkalarına zarar verirken kendisi de zarar görür. Bu, Aptallığın “altın kuralı”dır; Çünkü Aptallığın bütün mantık sınırlarını aştığını gösterir.

4) Aptal olmayanlar, aptalların yıkıcı gücünü her zaman hep küçümserler; bu nedenle onlarla iş birliği yapmak veya uğraşmak çok pahalıya mal olur.

5) Toplumların yükselişi ve çöküşü, toplumdaki ve iktidardaki aptalların ve haydutların oranına ve sayısına bağlıdır.

Aptallar ve Haydutlar Demokratik toplumları geriletir ve gerileyen toplumlarda Aptalların ve Haydutların yıkıcı gücü artar; Demokratik toplumlarda, Aptalların ve Haydutların sayısı Akıllı/ Zekilerin sayısını aştığı zaman toplumlar, rejimler ve devletler çöker.

Toplumlar için en büyük tehlike, Aptalların ve Haydutların iktidara gelmesidir. Bu tehlikeye karşı en etkili savunma da Aptalları ve Haydutları mümkün olduğunca karar alma mekanizmalarından uzak tutmaktır.

Ayrıca ben 6. bir kural daha eklemeliyim: “Aptallar ile Haydutlar birlikte iktidara geldiğinde Aptallar Haydutlaşır, Haydutlar da Aptallaşır. Böylece ‘Haydut/Aptallar’ ya da ‘Aptal/Haydutlar’ olarak toplumu ve devleti hızla çökertecek en tehlikeli ve zararlı grup oluşur!”»

Kaynakça: Sn. Emre Kongar’ın yazısından alıntıdır.

Posted in Hikayeler | İNSAN APTALLIĞININ TEMEL YASALARI için yorumlar kapalı
Haz 12

TARİHTE BUGÜN

12 Haziran:

1772 – Kâşif Marc-Joseph Marion du FresneYeni Zelanda‘da Maoriler tarafından öldürüldü.

1776 – Virginia Haklar Beyannamesi, kongre delegelerinin oybirliği ile kabul edildi.

1898 – Filipinlerİspanya‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1991 – Boris YeltsinRusya cumhurbaşkanı seçildi.

2016 – ABD tarihinde LGBT’lere yönelik düzenlenen en ölümlü saldırı olan Orlando gece kulübü saldırısı gerçekleşti.

Charles Kingsley (d. 1819)

Anne Frank (d. 1929)

Gregory Peck (ö. 2003)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 12

TÜRKİYE’Yİ DÖNÜŞTÜRME PROJESİ

Demek ki neymiş? Asıl sorun, anayasanın değiştirilmesiymiş.

Peki, anayasa neden değişecekmiş? Şimdiye kadar anayasayı işine gelmediğinde yok sayan bir iktidar, şimdi neden illa “anayasa isteriz” diye tutturuyor?

Birinci neden, öteden beri söyleyip geldikleri “Yeni Türkiye” hedefine ulaşmak.

İkinci neden, 2017’de devirdikleri parlamenter sistemi, bir daha geri dönülmeyecek şekilde tarihin çöplüğüne atmak.

Üçüncü neden, Batı’nın da istediği, “Türk’süz” bir anayasa yapmak.

Dördüncü neden, Atatürk vurgulu devlet modelini de geride bırakmak. Onu tarihin herhangi bir kişisi konumuna indirmek. Tıpkı, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman gibi.

Atatürk ilkeleri politikaya, devletin siyasal duruşuna ve reflekslerine yansımasın. O sadece tarihsel bir dönem yahut kişi olarak kendi dönemiyle raflarda yerini alsın.

Beşinci neden, laikliği biraz gevşetip, tarikat ve cemaatlere kamusal alanda yer açıp onları resmîleştirmek. Böylece ılımlı bir İslam devleti yaratmak. Kısaca siyasal sistemin öteden beri sürüp gelen din-devlet ilişkilerinde dini gruplara alan açmak.

Nihai hedef bu.

İkide bir adını söyleyip, içeriğinden hiç söz etmedikleri “Türkiye yüzyılı” da bu.

Andımızın kaldırılması.

T.C.’nin devlet dairelerinden indirilmesi.

İkide bir Atatürk eleştirilerine sessiz kalınması.

Deyip de başarılı olamadıkları çözüm süreci.

Dini cemaatlerin (dinin değil), eğitim kurumlarında daha fazla görünür olması vb. olay ve gelişmelerin nedeni, yukarıda saydığımız hedeflere ulaşmak için yapılan toplumsal testlerdi. Testti, çünkü bu tür olaylarla toplumsal refleksler ölçülmüştür.

Projeyi ortaya koyanlar, sorguluyor: Hangi radikal davranışımızda ne ile karşılaşıyoruz? Karşılaştığımız tepkiler hangi siyasal gruplardan geliyor? En çok kim ne kadar dikleşiyor. Daha fazlasını yaparsak toplumsal infial olur mu yoksa yavaş yavaş geçişi tamamlar mıyız? Bunların hepsi ölçülmüş durumda. Biz de yaşayarak gözlemlerimizle buna şahit olduk.

Size bir şey söyleyeyim mi?

Bu projeyi yapan ve planlayanlar her kim ya da kimlerse, çok iyi planladıkları ortada. Başarılı şekilde adım adım ilerliyor.

Önce, FETÖ bu plana dâhildi gibime geliyor. Sonra, dümene geçmek isteyince tasfiye edildi. Tasfiyeciler, vaziyeti yönetmeğe başlayınca kaldıkları yerden ilerliyor.

En büyük avantajları, eski siyasal sistemin zinde güçlerini başarıyla, kayıp vermeden, büyük kriz çıkarmadan tasfiye etmeleri.

Hâliyle çok mutlu olmak hakları.

Öyle ya, kurulu sistemin sigortası niteliğinde olan TSK’yı dönüştürdüler.

Vesayet sistemi, kalkınca bütün yollar kendilerine açılmış oldu. Sistem boşluk kabul edecek değildi. Hemen kendi vesayet sistemini kurdular.

Yetmedi, bürokrasiyi partileştirdiler.

Bir kaç istisna hariç devleti parti devleti haline getirdiler. Bu sebepledir ki, devletin partileri, siyasal kişileri, gizli görevlileri özellikle son seçimde tekmili birden iktidarın yanında konumladı.

Çünkü görev tamamlanmamıştı.

Ummadıklarımız, bizi şaşırtarak son seçimi Erdoğan’a kazandırmak için elinden geleni yaptı.

Böylece 20 yılda taşlar adım adım döşendi. Şimdi son kerteye gelmişiz gibime geliyor.

Geldiğimiz noktada, iktidar bloku, Anayasa Mahkemesi üzerinden “Yeni anayasa” söylemiyle vaktin geldiğini ve noktayı koyacaklarını söylüyor.

Türkiye, dö-nüş-tü-rü-lü-yor!

Bunu anladık da acaba kim dönüştürüyor?

Sadece yerli güçler mi, yoksa arkalarında ya da yanlarında başkaları da var mı?

İşte asıl sorunun burada.

Alıntı: Ahmet Gürsoy

Posted in Gündem | TÜRKİYE’Yİ DÖNÜŞTÜRME PROJESİ için yorumlar kapalı
Haz 11

TARİHTE BUGÜN

11 Haziran:

1509 – İngiltere kralı VIII. Henry ile Aragonlu Catherine evlendi.

1901 – Yeni Zelanda Cook Adaları‘nı topraklarına kattı.

1940 – II. Dünya Savaşı: İngiliz kuvvetleri İtalya‘daki Ceneviz ve Torino kentlerini bombaladı.

1955 – Tarihin en trajik motor sporları kazası olan 1955 Le Mans faciası meydana geldi: 83 kişi öldü, 120’den fazla kişi yaralandı.

2017 – Porto Riko Eyalet Referandumu yapıldı.

I. George (ö. 1727)

Jacques-Yves Cousteau (d. 1910)

Özdemir Asaf (d. 1923)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 11

BAKIN SİZ

BAKIN SİZ

* * *

Aklı kullanmayan kendini dövsün

Sen övünme seni başkası övsün

İnsan doğrulukla hakikat sevsin

İrtifanız kaçtır ona bakın siz

* * *

Bir garibin göz yaşını silmeli

Nerde ağlamalı nerde gülmeli?

Ağırlığın anlamını bilmeli

Grama kiloya tona bakın siz

* * *

Bazıları niçin kanlı bıçaklı

Akıbet kişinin tavrında saklı

Halden belli olur kimlerdir haklı

Irka soya bakın gene bakın siz

* * *

Seven sevdiğini alırsa güzel

Her şey kararında olursa güzel

Kişi istikrarda kalırsa güzel

Başlayışa bakın sona bakın siz

* * *

Doğan gün doğan ay batacak elbet

Seven sevdiğini tutacak elbet

Her canlı ölümü tadacak elbet

Yaşatmak marifet cana bakın siz

* * *

Şu yaban hayatı inlerden gelir

Pek çok insan huyu genlerden gelir

Düşmanca her tavır kinlerden gelir

Yedi göbeğine kana bakın siz

* * *

Orman bekçisinin adıydı kolcu

Tepük oynayana derler futbolcu

Kimisi sağcıymış kimisi solcu

Sağa sola değil öne bakın siz

* * *

Haksız kazanarak aşırmayın ha!

Her bir şeyi abartıp taşırmayın ha!

Dengeli yaşayın şaşırmayın ha!

Hakikate doğru yöne bakın siz

* * *

Fark etmez ki erkek ya da bir dişi

Ezelden ahire yolcudur kişi

Tecrübe deneyim ustanın işi

Yarına bugüne düne bakın siz

* * *

Dünyaya düşkünlük bil ahdim değil

Övünmekmiş haşa hiç haddim değil

Bunca tekliflerim bir takdim değil

Ona buna değil bana bakın siz

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | BAKIN SİZ için yorumlar kapalı