Mar 05

BEN DE BİRİSİNİ TIRAŞ EDİYORLAR SANMIŞTIM

BEN DE BİRİSİNİ TIRAŞ EDİYORLAR SANMIŞTIM

Nasreddin Hoca tıraş olmak için berber koltuğuna oturduğunda ustanın olmadığını anlar, fakat iş işten de geçmiştir. Çünkü berber çırağı çoktan Hoca’yı tıraş etmeye başlamıştır bile. Berber çırağının hareketleri, aletleri kullanmadaki beceriksizliği artınca Hoca’nın da keyfi kaçar. Tam bu sırada komşu dükkândan garip garip sesler gelmez mi? Sanki orda bir öküz böğürüyor. Hoca, berberi biraz oyalamak için; “Bu ses nedir?” deyince berber çırağı; “Önemli bir şey değil, komşumuz nalbanttır; herhâlde öküze nal çakıyor.” der. Bu sözleri işiten Hoca rahatlar; “Oh, çok şükür, ben de birisini tıraş ediyorlar sanmıştım.” der.

Posted in Fıkralar | BEN DE BİRİSİNİ TIRAŞ EDİYORLAR SANMIŞTIM için yorumlar kapalı
Mar 04

TARİHTE BUGÜN

4 Mart:

1386 – II. Władysław JagiełłoPolonya kralı oldu.

1925 – Türkiye‘de hükûmete olağanüstü yetkiler veren Takrir-i Sükûn KanunuTBMM‘de kabul edildi.

1933 – Franklin D. Roosevelt, 32. Amerika Birleşik Devletleri başkanı oldu.

1960 – La Coubre silah gemisi, Havana‘da boşaltılırken infilak etti.

1977 – Romanya Sosyalist Cumhuriyeti‘nde 7,2 şiddetindeki Vrancea depremi gerçekleşti.

Selahaddin Eyyubi (ö. 1193)

Antonio Vivaldi (d. 1678)

Nikolay Gogol (d. 1852)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Mar 04

DURUN ARTIK!

DURUN ARTIK!

Bu vatan Türk kanıyla kurulmuş bir vatandır. Kimin malını kime vermeye kalkışıyorsunuz? Bir de buna devlet politikası diyorsunuz. Yeter, durun artık! 

Bu kadar baskı yeter, durun artık! Milletin seçtiği belediye başkanlarını tutuklamaktan vazgeçin, durun artık! Vatandaşların verdiği oylar mı geçerli, kolu her yere uzanan yürütmenin kararları mı geçerli? Vatandaşın oyları geçerli ise niçin onların seçtiği belediye başkanlarını tutuklayıp yerlerine kayyum tayin ediyorsunuz? Durun artık, durun ki vatandaş da verdiği oyun boşa gitmediğini anlasın.

Limanları, cumhuriyetin fabrikalarını ve daha bilmem hangi varlıklarımızı sattınız. Şimdi de köprüleri, otoyolları satmaya çalışıyorsunuz, durun artık! TMSF vesaire deyip insanların mallarına el koymayı bırakın, durun artık, durun ki malımızdan mülkümüzden emin olalım.   

Geçiş garantili köprüler, uçuş garantili hava alanları, hasta garantili hastaneler yaptırdınız. Geçmediğimiz köprülerin, uçmadığımız uçakların, yatmadığımız hastanelerin parasını ödüyoruz. Durun artık! Ormanlarımızı, yeşil alanlarımızı yabancı şirketlere uzun vade ile devretmekten vazgeçin, durun artık!

Anayasanın sağladığı hak olan gösterileri polis gücüyle engellemekten vazgeçin, durun artık! Bırakın insanlar protestolarını istedikleri yerde yapsın. İnsanların üzerine toma sürmekten, su sıkmaktan vazgeçin, durun artık!

Ve… Teröristlere taviz vermekten vazgeçin, durun artık!

Türklerin, Kürtlerin, Arapların kardeşliği imiş. Meclis komisyonu raporunda böyle yazıyor. Anayasamıza göre zaten bütün vatandaşlarımız Türk ve kardeş değil mi? Meclis komisyonu, Anayasanın 66. maddesine aykırı olan böyle bir cümle kurmaya nasıl cüret eder?

Hem anayasaya aykırı bir tutumu rapora geçireceksiniz hem de bunun bir “devlet politikası” olduğunu söyleyeceksiniz. Anayasaya aykırı söylem ve eylemler ne zamandan beri devlet politikası oluyor?

Bu ülkenin vatandaşlarına sordunuz mu? Vatandaşa sormadan ülkeyi nereye götürüyorsunuz? “Süreç” dediğiniz bu politikaya vatandaşın razı olmadığını siz de biliyorsunuz. Rapordaki iki cümle bunu açıkça gösteriyor:

“Sürecin en önemli hususiyetlerinden birisi, toplumsal psikolojinin başarılı bir şekilde yönetilmesidir.”

“Yasal düzenlemeler, toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır.”

“Toplumsal psikolojiyi başarılı bir şekilde yönetmek” ne demek? “Toplumda (kötü) algı oluşturmamak” ne demek? Vatandaşı kandırmaya mı çalışıyorsunuz?

Raporda süreç için “bir pazarlığın sonucu değildir” diyorsunuz. Peki, raporunuzun hemen ardından Öcalan, “Terörü tasfiye mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil, çözümsüzlüğü ifade eder” demedi mi? “Meseleyi birkaç ceza hukuku maddesi değişikliğine indirgemek doğru olmaz.” demedi mi? Bunlar pazarlık değil mi? Hem de kiminle? On binlerce insanı katletmekten ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edilmiş bir teröristle.

Şunu da hatırlatayım. Öcalan’ın bu sözleri, önce cumhurbaşkanını sonra da Öcalan’ı ziyaret eden DEM heyeti tarafından açıklandı. Hâlâ pazarlık olmadığını söyleyecek misiniz? Yeter, durun artık!

Bu vatan Türk kanıyla kurulmuş bir vatandır. Kimin malını kime vermeye kalkışıyorsunuz? Bir de buna devlet politikası diyorsunuz. Yeter, durun artık!  

Alıntı: MDM Ahmet Bican Ercilasun

Posted in Gündem | DURUN ARTIK! için yorumlar kapalı
Mar 03

TARİHTE BUGÜN

3 Mart:

1875 – Georges Bizet‘nin Carmen Operası, Paris‘te ilk kez sahnelendi.

1878 – Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında Ayastefanos Antlaşması imzalandı.

1903 – Beşiktaş Jimnastik Kulübü kuruldu.

1918 – Brest-Litovsk Antlaşması imzalandı.

1969 – NASAApollo 9 uzay aracını fırlattı.

VIII. Clemens (ö. 1605)

Alexander Graham Bell (d. 1847)

Müslüm Gürses (ö. 2013)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Mar 03

ARAP’IN AYAK TOPUĞU

TÜRKÇE DİL BAYRAĞIMIZA SAHİP ÇIKINIZ

ARAP’IN AYAK TOPUĞU: BİR DİL EMPERYALİZMİ

1. “AKABİNDE” MODASI NEREDEN ÇIKTI?

Beş on yıldır Türkçede bir “akabinde” modası başladı. İslamcısı, sağcısı, ülkücüsü bu Arap ses bayrağını sallıyor. Oysa bu ne dil bilincidir ne de derinlik; sadece özentidir, özenti…

2. KELİMENİN SIRRI: ARAP’IN AYAK TOPUĞU

“Akabinde” Arapça bir sözcük. Ayak topuğu anlamına gelen “akab” kökünden gelir. Yani kullandığınızda farkında olmadan “Arap’ın ayak topuğunu ağzınıza alıyorsunuz”. Ödünç almak başka, dilini Arabın ayağının altına sermek başka.

3. TÜRKÇENİN BEŞ SÖZCÜĞÜ VAR, NEDEN ARAPÇASI?

Peki Türkçede karşılığı yok mu? Var hem de beş tane: ardında, arkasında, sonrasında, ertesinde, devamında. Beş öz Türkçe sözcük dururken bir tanesine sığınmak, lügatten acziyetini ilan etmektir. İşte bunun adı dilde yoksullaşmadır.

4. ANLAM İNCELİĞİ KAYMASI: “ARDINDA” BAŞKA, “SONRASINDA” BAŞKA

“Çocuk annesinin ardından yürüyor” der Türkler. Ama “Çocuk annesinin sonrasında yürüyor” demezler. Çünkü “ardında” mekânı, “sonrasında” zamanı karşılar. Ne var ki Arap kültür emperyalizminin etkisindeki zavallı zihinler, “Çocuk annesinin akabinde yürüyor” diyerek hem mekânı hem zamanı aynı kaba tıkıyor, dili baltalıyor.

5. KÜLTÜR EMPERYALİZMİNİN GÖLGESİNDE DİL

Arapçanın ağırlığı yalnız dinle girmedi; dilin damağına, cümlenin dokusuna sinerek girdi. Farkında olmadan “akabinde” diyenler aslında bin yıllık dil devrimini hiçe sayıyor. Ayak topuğunu öpmekle dil arasında fark yok: ikisi de teslimiyettir.

6. ÖRNEKLERLE ZİHNİN FUKARALIĞI

“Deprem önce salladı akabinde duvarlar üstümüze geldi.”

Neden “deprem önce salladı, arkasından/ardından duvarlar geldi” değil? Neden hep Arapça?

“Erdoğan önce Hatay’a gitti akabinde Adana’ya geçti.”

Haber metninde “ardından” yetmez mi? Yetmez, çünkü zihin “akabinde” yazarsam daha ciddi, daha resmî, daha edebî olur sanıyor. Oysa sadece Arap’ın ayak topuğunu yalıyor.

7. ARABIN AYAK TOPUĞUNU YALAMAK BÖYLE BİR ŞEY İŞTE

Ne zaman birisi “akabinde” dese, bilin ki dilde teslim bayrağını çekmiştir. Arapça bir kelimeyi, üstelik “ayak topuğu” kökünden gelen bir sözcüğü, Türkçenin beş kelimesine tercih etmek başka türlü açıklanamaz.

8. SONUÇ: DİLDE YOKSULLAŞMA, ONURDA YOKSULLAŞMA

Dil yoksullaşır, düşünce yoksullaşır, benlik yoksullaşır. Türkçe “ardında” dururken “akabinde” demek yalnız kelime tercihi değil, duruş meselesidir. Ya bin yıllık dil mirasını sahipleneceksin ya da Arap’ın ayak topuğuna dil uzatacaksın.

Alıntı

Posted in Hikayeler | ARAP’IN AYAK TOPUĞU için yorumlar kapalı
Mar 02

TARİHTE BUGÜN

2 Mart:

1888 – İstanbul Antlaşması‘nın taslak metni üzerinde uzlaşma sağlandı.

1919 – İlk Komünist EnternasyonalMoskova‘da toplandı.

1956 – FasFransa‘dan bağımsızlığını ilan etti.

2014 – İsrail’de Yeshiva protestoları patlak verdi.

2020 – Yahoo!‘nun 25. açılış yıl dönümünde Yahoo! Zaman Kapsülü açıldı.

Mihail Gorbaçov (d. 1931)

Selim Sırrı Tarcan (ö. 1957)

Jon Bon Jovi (d. 1962)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Mar 02

TÜRK OLDUĞUNU İNKÂR EDENLER…

TÜRK OLDUĞUNU İNKÂR EDENLER…

Giriş paragrafı benden, her Türk vatandaşının altına imzasını atacağı “Türk Nerede” yazısı

Banu Avar’dan.

***

Benim eklediğim paragraf ile devam edelim…

Türk kelimesi “güçlü” ya da “güçlüler” anlamına gelmektedir. Müslüman halklar çok kez karşılaştıkları Tu-kiulerden başka boyların da aynı dili konuştuğunu fark edince hepsini “Türk” olarak adlandırmışlardır.

Yüce Atatürk ise, Türk olmaktan başka hiçbir hususiyetim yoktur” diyerek, Türk olmaktan büyük bir onur ve gurur duyduğunu “Ne Mutlu Türk’üm” diyerek taçlandırmıştır…

Bundan sonrasını Banu Avar’a bırakalım…

TÜRK NEREDE?!

-Ön plandaki siyasetçiler “Ben Türk değilim” diyor.

-Ön plandaki sanatçılar “Ben Türk değilim” diyor.

-Ön plandaki iş adamları ve zenginler Türk olmadıklarını açıklıyorlar.

Üstelik bu alanlar Türklere kapatılmış durumda.

*Siyasetçi olmaya kalksa engellenir!

*Sanatçı olsa kimse adını anmaz.

*İş insanı olsa batırılır.

Peki Türk nerede?

-Türk oy veriyor.

-Türk asker olup ölüyor.

-Türk polis olup ölüyor.

-Türk tarlada ürünüyle aç kalıyor.

-Türk fabrikada işçi,

-Türk dairede memur.

Aynı Osmanlı’ya dönmüşüz!

Sonra biz bunları söyleyip “Uyan Türk!” deyince “Türkçüler ırkçı” diyorlar!

Oysa Türk olmayanların ırkçılığından, Türkçüler’e ırkçılık yapma imkanı kalmamış ki, Türk ırkçılık yapsın!

Bütün köşe başları tutulmuş. Türkiye’de asıl ırkçılığı Türk olmayanlar yapıyor!

Alıntı: Banu AVAR

Posted in Gündem | TÜRK OLDUĞUNU İNKÂR EDENLER… için yorumlar kapalı
Mar 01

TARİHTE BUGÜN

1 Mart:

1872 – Dünyanın ilk ulusal parkı olan Yellowstone Millî Parkı açıldı.

1896 – I. İtalya-Habeşistan Savaşı sırasında, Etiyopya ordusu ile İtalyan kuvvetleri arasında Adowa Muharebesi gerçekleşti.

1896 – Henri Becquerelradyoaktiviteyi keşfetti.

1919 – Sam-il Bağımsızlık Hareketi ile Kore tek taraflı bağımsızlığını ilan ederek Japon egemenliğinden kurtuldu.

1956 – Doğu Almanya‘da Ulusal Halk Ordusu kuruldu.

Sandro Botticelli (d. 1445)

Girolamo Frescobaldi (ö. 1643)

Thomas Anders (d. 1963)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Mar 01

HUZURUNA ÖYLE GELEYİM YA RAB!

HUZURUNA ÖYLE GELEYİM YA RAB!

Şu fani dünyada nefsime kandım

Riyadan haramdan bıktım usandım

Doğduğumda günahsız bir insandım

Huzuruna öyle geleyim ya Rab!

* * *

Rabbim sonsuz rahmetine dalıp ta

Billurdan berrak bir nurla dolup ta

Her hücremde tek tek seni bulup ta

Huzuruna öyle geleyim ya Rab!

* * *

Sana doğru Tanrım seninle özüm

Baldan tatlı olsun ne olur sözüm

Cemalin görmeye layık et gözüm

Huzuruna öyle geleyim ya Rab!

* * *

Besmelesiz yapmayayım bir işi

Harama değmesin kulunun dişi

Cenneti Ala da en mutlu kişi

Huzuruna öyle geleyim ya Rab!

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | HUZURUNA ÖYLE GELEYİM YA RAB! için yorumlar kapalı
Şub 28

TARİHTE BUGÜN

28 Şubat:

MÖ 202 – GaozuÇin imparatoru oldu.

1922 – MısırBirleşik Krallık‘tan bağımsızlığını kazandı.

1986 – İsveç başbakanı Olof Palme, bir suikast sonucu öldürüldü.

1991 – Körfez Savaşı, koalisyon güçlerinin zaferi ve Irak‘ın yenilgisiyle sona erdi.

2013 – XVI. Benedictus, papalık görevini bıraktı.

Michel de Montaigne (d. 1533)

Muhsin Ertuğrul (d. 1892)

Friedrich Ebert (ö. 1925)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı