Haz 10

TARİHTE BUGÜN

10 Haziran:

1190 – Friedrich Barbarossa, Üçüncü Haçlı Seferleri sırasında, Saleph Nehrinde (şu anki Göksu Nehri) boğularak öldü.

1846 – Meksika-Amerika SavaşıKaliforniya Cumhuriyeti, Meksika‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1916 – Osmanlı İmparatorluğu yönetimindeki MekkeArap isyanı sırasında Arapların eline geçti.

1930 – Türkiye ile Yunanistan arasında, Ahali Mübadelesi Antlaşması imzalandı.

1996 – Kuzey İrlanda‘da barış görüşmeleri Sinn Féin dahil olmaksızın başladı.

Pierre Loti (ö. 1923)

Elizabeth Hurley (d. 1965)

Cengiz Aytmatov (ö. 2008)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 10

“TÜRKSÜZ TÜRKİYE” VE İRAN’IN DİRENİŞ

“Terörsüz Türkiye” projesinin en önemli önermesi nedir? “Türk-Arap-Kürt İttifakı” değil mi? Bazıları bu önermenin, Türkiye’yi büyüteceğini söylüyor? Peki bu nasıl olacak? Pervin Buldan, bunun yolunu açıkladı:

“Kürtler Suriye’de ‘statü’ elde etti. Şimdi sıra Türkiye’de…”

***

Peki projenin asıl sahibi kim? Projenin asıl sahibi, “Osmanlı millet sistemine dönün” diyen ABD’dir…

Fakat aslında onlar, Türkiye merkezli bir Yeni Osmanlı devleti istemiyor. Ne istediklerini, 1896 yılında karara bağladılar.

ABD’de tarihi belgelerde gizlilik, 100 yıl sonra kaldırılır. İşte böyle bir belgeyi, emekli amiral İlker Güven bulmuş ve Türk kamuoyuna mal etmişti.

Amerikan 54. dönem Kongresi’nin 31 Ocak 1896 tarihli gizli kararında özetle, Osmanlı devleti, Hıristiyan eyaletler olarak kabul edilerek, ABD’nin atayacağı ABD vatandaşı bir temsilci vasıtası ile yönetilecekti. Bu temsilci hem İstanbul eyaletinin hem de ülkenin başkanı olacaktı. Ülkenin adı Türkiye Birleşik Devletleri olacaktı. Osmanlı İmparatorluğu’nun mevcut bölgeleri, sınırlarla ayrılacak, bu bölgeler, Hıristiyan eyaletleri kabul edilip, Hıristiyan gücünün Türkiye Birleşik Devletleri adında toplanması sağlanacaktı.

Türkiye Birleşik Devletlerinin sınırlarının içinde oluşacak Ermeni devletine bütün müttefikler askeri yardım yapacaktı.

***

Atatürk, cumhuriyetin ilanı ile birlikte işte bu projeyi rafa kaldırdı. ABD, Atatürk’ten sonra bu projeye zemin oluşturacak taleplerini bütün hükümetlere dayattı ama umduğunu bulamadı. Turgut Özal’ın “Federasyonu tartışalım, Türk dediğin nedir ki?” gibi çıkışları, bu dayatmaların eseriydi.

Eyaletlerin adlarını ise 2001 yılında “Veneto’dan Bartın’a bisiklet gezisi; Köklere Dönüş” projesi sırasında açıkladılar. Eyaletler, eski Roma planlamasına göre kurulacaktı: Trakya, Bitinya, Misiya, Lidya, Karya, Likya, Pamfilya, Firikya, Kilikya, Kapadokya, Galatya, Paflagonya, Pont, Ermeniya, Antakya, Mezopotamya.

Peki bunu nasıl sağlayacaklardı. Onu da açıkladılar ve şöyle dediler:

“Amacı ulusal devletlerin iç federasyonunu gerçekleştirmek olan, politik şekilli, Avrupa karakterli bir fenomen geliştiriliyor. Küreselleşme ve kimliği arama çalışmaları aynı paralelde seyreden iki muhakemeyi birleştiriyor. Orijinin bulunması, kişinin bölgeler ve devletlerüstü bir kimlik kazanması olarak yorumlanıyor ve temelinde kişinin birçok ülkenin yurttaşıymış gibi düşünülmesi fikrine ulaşılıyor.”

Yani proje, Türkiye’de Türk kimliğini yok etme çalışmalarından biriydi.

Yani Türksüz Türkiye!

Tabii bu şekilde başarı elde edemezdiler. Bu sebeple, 2001 yılında daha AKP kurulmadan, Tayyip Erdoğan’a ABD’den gönderilen gizli belgede küreselleşmenin, “yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak” anlamına geldiği ve bu modeli uygulama sözü verilmesi halinde AKP’nin destekleneceği bildirildi.

İşte o tarihten sonra “90 yıllık reklam arası” gibi, “100 yıllık narkoz” gibi “AKP sayesinde Türk olmaktan kurtulduk” gibi sözde Osmanlıcı ve sözde İslamcı hezeyanlarla cumhuriyet, iktidar tarafından hedef alındı.

***

ABD, bu proje için, NATO’nun Gladio yapılanması sayesinde PKK terör örgütünü kurmuş ve yıllarca beslemişti… Terör örgütü birkaç defa bitme aşamasına getirildi, her defasına ABD tarafından kurtarıldı. Irak’tan sonra PKK’nın Suriye kolu, Suriye’de devlete ortak edildi, şimdi sıra İran ve Türkiye’de… İran, işte bu operasyona karşı direniyor. Türkiye’nin iktidarı AKP, destekçisi MHP, DEM Parti ve ana muhalefet CHP ise David Phillips’in hazırladığı ortaya çıkan açılım projelerini uygulamaya çalışıyor. “Türk, Arap, Kürt ittifakı” kavramıyla, bu projeye destek devşirmeye çalışıyorlar. “El yükseltiyorum; Kürtlere devlet vaat ediyorum” ne demektir?

***

Aslında, büyük proje, ABD Başkan Yardımcısı Wilkie’nin 1943 yılında yazdığı “Tek Dünya Devleti” kitabı ile daha da genişletilmişti. ABD, bu proje uğruna, Londra’dan Bişkek’e ve Varşova’dan Sofya’ya, Girit’e kadar üsler zinciri kurdu. Yunanistan, ABD garnizonu haline getirildi. Körfez ülkeleri zaten çoktan işgal edilmiş durumdaydı.

1 Mart tezkeresi geçseydi, ABD, Karadeniz’e çıkıp Samsun ve Trabzon limanları üzerinden hem Karadeniz’i hem Kafkasya’yı denetim altına alacak ve Güneydoğu Anadolu’da dokuz üs kuracaktı.

Büyük Orta Doğu Projesi ise MOSSAD tarafından hazırlanan, Yahudi tarihçi Bernard Lewis tarafından geliştirilen ve İsrail’in “vaat edilmiş toprakları ele geçirmek” hedefini öne alan bir projedir. Nüfusunun yarısı Türk olan İran’a saldırmaları, öncelikle bu proje içindir. Tabii asıl hedefleri, enerji kaynaklarını kontrol ederek Çin’e ve bütün devletlere karşı ABD’nin küresel egemenliğini ilan etmektir.                                         Alıntı: Arslan Bulut

Posted in Gündem | “TÜRKSÜZ TÜRKİYE” VE İRAN’IN DİRENİŞ için yorumlar kapalı
Haz 09

TARİHTE BUGÜN

9 Haziran:

68 – Roma İmparatoru Neron intihar etti.

1617 – Sultan I. Ahmed tarafından yaptırılan Sultanahmet Camii ibadete açıldı.

1815 – Viyana Kongresi sona erdi.

1928 – Avusturyalı pilot Charles Kingsford-Smith, uçağıyla ilk kez Büyük Okyanus‘u aştı.

2019 – Kazakistan‘da Kasım Cömert Tokayev yeniden cumhurbaşkanı seçildi.

Claudia Octavia (ö. 62)

Charles Dickens (ö. 1870)

Johnny Depp (d. 1963)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 09

RESİMLİ ALTIN SÖZLER

RESİMLİ ALTIN SÖZLER

Keçiboynuzu (Harnup) tohumu her zaman aynı gramdadır. Tarihte elmas ölcümü için “karat” olarak kullanılırdı.

16 Keçiboynuzu (Harnup) tohumu 1 Dirhem eder. (3 gr.) 2 Dirhemlik altının 1 Çkirdek fazla tartılması satıcının itibarını gösterirdi.

“2 Dirhem 1 Çekirdek” deyimi de buradan gelmektedir.

Posted in Atasözleri Vecizeler | RESİMLİ ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Haz 08

TARİHTE BUGÜN

8 Haziran:

1949 – George Orwell‘in Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı romanı yayımlandı.

1995 – Rasmus LerdorfPHP dilinin ilk sürümünü yayımladı.

2000 – NATO-Ukrayna Komisyonu, Savunma Bakanları düzeyinde Brüksel‘de toplandı.

2004 – VenüsGüneş‘in önünden 223 yıl sonra ilk defa geçti.

2012 – Avrupa Futbol Şampiyonası başladı.

Muhammed bin Abdullah (ö. 632)

Robert Schumann (d. 1810)

Francis Crick (d. 1916)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 08

97 ALTINLA MADALYAYI İSTERİM

97 ALTINLA MADALYAYI İSTERİM

Bir gün Bismark, harpte yararlılık gösteren bir askere madalya takarken:
— Asker, yüz altın mı istersin, yoksa bu madalyayı mı?
Asker:
— Madalyanın kıymeti nedir? der. Bismark:
— Maddi kıyıııeti aşağı-yukarı üç altın, diye cevap verir.
Asker :
— Öyleyse 97 altınla madalyayı isterim! der.

Posted in Fıkralar | 97 ALTINLA MADALYAYI İSTERİM için yorumlar kapalı
Haz 07

TARİHTE BUGÜN

7 Haziran:

1494 – Portekiz ve İspanya arasında Tordesillas Antlaşması imzalandı.

1654 – XIV. LouisFransa Kralı oldu.

1856 – Dolmabahçe Sarayı resmen açıldı.

1935 – Stanley BaldwinBirleşik Krallık Başbakanı oldu.

1942 – II. Dünya SavaşıMidway MuharebesiABD‘nin kesin zaferi ile resmen sona erdi.

John Brougham (ö. 1880)

Muammer Kaddafi (d. 1942)

Anna Kurnikova (d. 1981)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 07

YALAN SÖYLEYEN TARİH VE MECMÛ…

YALAN SÖYLEYEN TARİH VE MECMÛ…

Bilenler bilir bir zamanlar “yalan söyleyen tarih utansın” adlı kitap yayınlanırdı. Resmî tarih-gayri resmi tarih (!) ayırımına girerler, mekteplerde okutulan tarih kitaplarındaki bilgileri doğru bulmazlar ve “yalan söyleyen tarih utansın” derler, küçümserlerdi. Bu seri Meşrutiyet döneminden girer ama işin sonunda Cumhuriyet’e çakmayı vazife addederdi. Bu tarihi okuyanlar muhall bilgilerle piyasaya çıkarlar ve Türkiye Cumhuriyeti’nin banisi Mustafa kemal Paşa ve arkadaşlarına söz atarlar. Ancak doğruyu söylediğinizde şaşırıp kalırlar ve yüksek eğitim almış hatta yüksek lisans ve doktora yapanlar dahi merak edip doğru söyleyen tarih kitaplarının ve gerçeğin peşinden gitmezler, üfürürler:

Bu yalan söyleyen ama utanmayan tarihçilerin söyledikleri ekseriyetle şunlar:

1) Mustafa Kemal Paşa ve Filistin Çekilmesi… Bunu bozgun olarak anlatırlar. Mustafa Kemal Paşa, 7. Ordu Komutanı olarak ikinci defa askeri dehasını göstererek savunmaya geçti ordusunu imhadan kurtardığı için Padişah tarafından “Fahri Yaverlik” unvanı ile taltif edildi;

2) Cumhuriyet bütün hukuk normlarını Batı’dan aldı. Oysa Batılılaşmanın ilk somut adımı Tanzimat Fermanı ile atıldı. 1850’de Fransız Ticaret Kanunu, 1858’de Fransız Ceza Kanunu, 1860’da Ticaret Kanunnamesi, 1878’de Fransa’dan örnek Noter Nizamnamesi, 1879’da Fransız Ceza Kanunu tercümesi yapılmış ve uygulanmıştır. Yanlış mı? Elbet yanlış değil… Demek ki bizim ilim adamlarımız ve toplumumuz buna ihtiyaç duyuyor. Bir zamanlar Avrupalıların Doğu’dan aldığı gibi…

3) Camilerin kapatılması ve ahır yapılması… CHP bu iddiadan hiç bir zaman kurtulamıyor ve kurtulamayacak gibi. Oysa böyle bir durum savaş şartları dışında olmamıştır. Aksine Cumhuriyet idaresi vakıf eserlere sahip çıkmıştır. Bu konuda bir doktora tezi tüm gerçekleri bütün açıklığı ile ortaya koyuyor. Bunu söyleyenler Menderes’in yıktırdığı vakıf eserleri hiç bilmiyorlar!

4) Kur’an’ı toplattırdı iddiaları… Aslında toplattırılan Mızraklı İlmihal gibi hurafe ve İsrailliyat dolu halk kitapları idi. Gel gör ki bunu uygulayacak olan jandarma okur-yazar değil ve ayırt etme kabiliyeti olmayanlardan teşkildi. Onun için daha sonra “açıkgözü” jandarma yapacaklardı…

5) Dine bakışlarına dair söylentiler… Bunlar A. Hamdi Akseki’nin “İslâm Dini” isimli itikat, ibâdet ve ahlâk öğretilerini içeren bir kitabın Atatürk döneminde 1933 yılında yayımlandığından da habersizlerdir…

6) Bir gecede cahil kaldık… Zaten cahildin eğer okur-yazarlık anlamında ise. Harf inkılabı ile bir gecede cahil kalınmadı. Bu konuda ilk uyarı 1862’de Maarif Nazırı Mehmet Münif tarafından yapıldı ve Arap alfabesinin Türk diline uymadığın söyleyerek çare aramaya gittiler.

7) Kıyafet devrimini Batı’ya benzemek için aldı… Kıyafet devrimi Avrupa’dan daha önce Osmanlı tarafından alınmıştı. Saray’da, zengin konaklarında bu kıyafetler giyilmekteydi. Devrim yapıldı ise kasaba ve kırsal kesimde oturanlar için yapıldı… Bunu söylerler ama deve yerine otomobil ile Batı’nın icadına binerler… Fransızlar da bir zamanlar Osmanlı’dan ilham kıyafetler giyinmekteydi ve Turkuaz modası yaygındı…

8) Şapka inkılabı ile 100.000 vatandaş asıldı.. Şapka Kanunu 3 maddedir ve şapka takmayan vatandaşların cezalandırılacağına dair bir metin yoktur. Şapkayı sadece memurlar ve din adamlardı takacaktır. Vatandaş ise takmak zorunda değildir. İdam edilenler isyan çıkaranlardır. İsyan nedeniyle idam edilenlerin sayısı 38’dir. Giresun’da idam edilen Şeyh Muharrem isimli Kafkasya’dan gelmiş birisidir. Şalcı Bacı şapka takmadığı için idam edildiği denilmesi yalandır ve Şalcı Bacı işgal sırasında Ermeni asıllı Rus askerlerine Türk evlerini gösterdiği için asılmıştır.

—-

Bu söylediklerim aynen vakidir ve doğrusunu söylediğimizde ne diyeceklerini bilemiyorlar. Kurtuluş Savaşı yapılmadı, İngiliz gemisi ile yurt dışına kaçanı görmeden Atatürk İngiliz’in adamı, Çanakkale Savaşını havada uçan yeşil sarıklılar kazandı gibi boş lafları zaten söylemeye gerek yok. Ama bunları eğitim almış kişilerin söylemesi fakültelerde ve liselerde tarih eğitiminin belli mihrakların istediği gibi yönlendirdiğini akla getiriyor. Her üniversitede kurulu Cumhuriyet tarih bölümlerinde ne yapılıyor bilmek istesek iyi olmaz mı? Mamafih Kurtuluş Savaşı yok diyen bir Cumhuriyet tarihçisinin komşu ilçenin kuşlu-muşlu, Kürt açılımı iyidir diyenin de ilçemde kuskun-muskun karyeden olduklarını ve mansıp kapmak için böyle dediklerini söylesem ne dersiniz?

Kaynak: Ayhan Yüksel

Posted in Gündem | YALAN SÖYLEYEN TARİH VE MECMÛ… için yorumlar kapalı
Haz 06

TARİHTE BUGÜN

6 Haziran:

1523 – İsveç Bağımsızlık Savaşı sonucunda İsveç Krallığı bağımsızlığını ilan etti.

1808 – Joseph Bonaparteİspanya Kralı oldu.

1976 – Soyuz 21 uzay aracı, uzay yolculuğuna başladı.

1985 – Aleksey Pajitnov tarafından tasarlanan Tetris oyunu yayınlandı.

2012 – Venüs geçişi olarak adlandırılan astronomik olay gerçekleşti.

Aleksandr Lyapunov (d. 1857)

Carl Gustav Jung (ö. 1961)

Robert F. Kennedy (ö. 1968)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 06

ÇOCUK KİMİN?

ÇOCUK KİMİN?

“16 Bir gün iki fahişe gelip kralın önünde durdu.

17 Kadınlardan biri krala şöyle dedi: ‹‹Efendim, bu kadınla ben aynı evde kalıyoruz. Birlikte kaldığımız sırada ben bir çocuk doğurdum.

18 İki gün sonra da o doğurdu. Evde yalnızdık, ikimizden başka kimse yoktu.

19 Bu kadın geceleyin çocuğunun üzerine yattığı için çocuk ölmüş.

20 Gece yarısı, ben kulun uyurken, kalkıp çocuğumu almış, koynuna yatırmış, kendi ölü çocuğunu da benim koynuma koymuş.

21 Sabahleyin oğlumu emzirmek için kalktığımda, onu ölmüş buldum. Ama sabah aydınlığında dikkatle bakınca, onun benim doğurduğum çocuk olmadığını anladım.››

22 Öbür kadın, ‹‹Hayır! Yaşayan çocuk benim, ölü olan senin!›› diye çıkıştı. Birinci kadın, ‹‹Hayır! Ölen çocuk senin, yaşayan çocuk benim!›› diye diretti. Kralın önünde böyle tartışıp durdular.

23 Kral, ‹‹Biri, ‹Yaşayan çocuk benim, ölü olan senin› diyor, öbürü, ‹Hayır! Ölen çocuk senin, yaşayan benim› diyor.

24 O halde bana bir kılıç getirin!›› dedi. Kılıç getirilince,

25 Kral, ‹‹Yaşayan çocuğu ikiye bölüp yarısını birine, yarısını öbürüne verin!›› diye buyurdu. 26 Yüreği oğlunun acısıyla sızlayan, çocuğun gerçek annesi Krala, ‹‹Aman efendim, sakın çocuğu öldürmeyin! Ona verin!›› dedi. Öbür kadınsa, ‹‹Çocuk ne benim, ne de senin olsun, onu ikiye bölsünler!›› dedi.

27 O zaman Kral kararını verdi: ‹‹Sakın çocuğu öldürmeyin! Birinci kadına verin, çünkü gerçek annesi odur.”

Kaynak: Zebur Bölüm Krallar 2

Posted in Hikayeler | ÇOCUK KİMİN? için yorumlar kapalı