Ağu 26

TARİHTE BUGÜN

26 Ağustos

1071 – Malazgirt Meydan Muharebesi: Alp Arslan komutasındaki Büyük Selçuklu ordusu, Bizans ordusunu yendi.

1346 – VI. Philipe komutasındaki Fransız ordusu ile III. Edward liderliğindeki İngiliz ordusu arasında Crécy Muharebesi gerçekleşti.

1789 – Fransa Meclisi, İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi‘ni kabul etti.

1922 – Türk Ordusu Batı Cephesi‘nde Yunan Ordusuna karşı Büyük Taarruza başladı.

2008 – Abhazya ve Güney Osetya‘nın bağımsızlıkları Rusya tarafından tanındı.

Antonie van Leeuwenhoek (ö. 1723)

Antoine Lavoisier (d. 1743)

Guillaume Apollinaire (d. 1880)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ağu 26

BÜYÜK TAARRUZ

BÜYÜK TAARRUZ

Büyük Taarruz, Kurtuluş Savaşı’nda Türk Ordusu’nun Anadolu’yu işgale gelen Yunan kuvvetlerine karşı giriştiği genel saldırıdır. Bunun sonucu Yunan ordusu, Eskişehir, Kütahya, Afyonkarahisar demiryolu hattının batısına çekilerek sağ kanadını Ahır Dağı’na dayayarak savunma savaşına geçmek durumunda kalmıştır. Bu arada Sovyetler ve Fransızlarla anlaşma yapılarak sınırlarımız güvence altına alınmış, bu cephelerden sağlanan silahlı kuvvetler de Yunan’la savaşılan batı cephesine aktarılmıştır. Türk Ordusu’nun kesin sonuçlu taaruz için hazırlığı yaklaşık bir yıl sürmüştür.

Hazırlıkların tamamlandığı an itibarıyla tarafların komuta kadrosu ve savaş gücü şöyleydi:

TÜRK ORDUSU: Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa (İnönü) ve Batı Cephesi Kurmay Başkanı Albay Asım Gündüz. Ordu ise 186 bin piyade, 98 bin tüfek, 15 bin süvari, 2025 hafif makinalı, 839 ağır makinalı, 325 top, 5282 kılıç ve 5 uçaktan oluşuyordu.

YUNAN ORDUSU: Başkomutan Papulas Hacıanesti, Korgeneral Yuandianis, Tümgeneral Trikopis. Yunanlıların 195 bin piyadesi, 6300 süvarisi, 280 ağır makinalısı, 544 topu, 1300 kılıcı ve dikkatinizi çekerim tam 12 uçağı vardı.

Afyonkarahisar bölgesinde 2 orduya ayrılan Türk kuvvetlerinde 1. Ordu’nun komutanlığını önce Ali İhsan Sabis Paşa, sonra Sakallı Nurettin Paşa, Akarçay’ın kuzeyindeki 2. Ordu Komutanlığını da Yakup Şevki Subaşı üstlenmişti.

Türk ve Yunan ordusu birbirine girene kadar Mustafa Kemal Paşa‘nın zeka ürünü pek çok başarılı taktik ve strateji oyunlarına şahit olundu. Ankara’da yayınlanan Hakimiyeti Milliye gazetesi Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’da yabancı misyon şeflerine bir resepsiyon vereceğini yazdığı gün Mustafa Kemal ve kurmay heyeti, Büyük Taarruz’un  odak noktası olan Kocatepe’deki çadırlı ordugahta çoktan savaş planlarını yapmaktaydı. Aynı gün bütün Türk birliklerine hazır olmaları bildirildi. Ertesi sabah erken saatlerde taarruz başladı.

Büyük Taarruz öncesi ve sonrası gün gün şöyle gelişti:

26 Ağustos, saat 06.00’da Tınaztepe’ye hücum edildiğinde Yunanlılarla karşı karşıya gelinecek mevziye birkaç metre kalmıştı. Bu hamle sonrasında orada bulunan Yunan askerleri süngüyle temizlendikten sonra Tınaztepe işgal edildi.

27 Ağustos günü Yunan hatlarının çözülmesi sonucu Türk askerleri Afyonkarahisar’a girdi.

28 Ağustos‘da Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa yanına Fevzi Paşa ve İsmet Paşa’yı da alarak Yunan kuvvetlerinin perişanlığını izledi.

29 Ağustos‘da bir Türk tümeni Tuluk Sivrisi çevresinde sıkışıp kalmış Yunan güçlerinin büyük bir bölümünü esir aldı.

30 Ağustos‘da Dumlupınar yakınlarındaki meydan savaşında düşmanın 5 tümeni yok edildi.

İzmir yolu tamamen açıldı. Başkomutanlık meydan savaşı böylece kazanılmış oldu.

Bu vesile ile erinden başkomutanına kadar zaferin mimarı kahraman ordumuzun mensuplarına, şehit ve gazilerimize şükranlarımı sunup Allah’tan rahmet dilerim.

Alıntı

Posted in Gündem | BÜYÜK TAARRUZ için yorumlar kapalı
Ağu 25

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

25 Ağustos

1258 – Georgios Muzalon, II. Theodoros‘un ölümünden birkaç gün sonra suikast sonucu öldürüldü.

1499 – Sapienza Deniz Muharebesi, Osmanlı zaferi ile sonuçlandı.

1825 – Uruguay, Brezilya‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1829 – Brüksel‘de çıkan birkaç ayaklanma ve yağma ile Belçika Devrimi başladı.

1941 – Birleşik Krallık ve Sovyetler Birliği, İran‘ı işgal etti.

Michael Faraday (ö. 1867)

Friedrich Nietzsche (ö. 1900)

Sean Connery (d. 1930)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ağu 25

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Bu nasıl çark ulan? Buğday bizim ezilen biziz. Un olan biz, aç kalan biziz. Kim ulan bu doymak bilmeyen şerefsiz?” Değirmenci dayı

* “Aptallığın görkemli ülkesine vardınız sonunda. Gücünüzü zekâ sanıyorsunuz, şiddetinizi ahlak, cehaletinizi büyüklük.” Şükrü Erbaş

* “Millet devletinden vazgeçtiniz. Peki, şimdi nereye gideceksiniz?” Hazony

* “Düşmanların mı var ne hoş. Bu hayatta bazı konularda karakterli bir duruş sergilemişsin demektir.” Dostoyevski

* “Bir şeyi kovalamaktan vazgeçtiğin an, onu bulduğun andır.” Buda

* “Bir aslan tarafından yönetilen koyun ordusu, bir koyun tarafından yönetilen aslan ordusunu yener.” Arap atasözü

Posted in Atasözleri Vecizeler | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Ağu 24

TARİHTE BUGÜN

24 Ağustos

410 – Alarik komutasındaki Vizigotlar, Roma’yı yağmalamaya başladılar.

1516 – Mercidâbık Muharebesi: I. Selim’in ordusu Memlûk ordusunu yendi.

1991 – Mihail Gorbaçov, SSCB Komünist Parti başkanlığından istifa etti. SSCB’nin dağılma süreci başladı.

1995 – Windows 95 işletim sistemi Microsoft tarafından dünyaya tanıtıldı.

2006 – Uluslararası Astronomi Birliği, Plüton’u cüce gezegen olarak tanımladı.

Gaius Plinius Secundus (ö. 79)

Paulo Coelho (d. 1947)

Sergey Dovlatov (ö. 1990)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ağu 24

SURİYE İLE DENKLİK VE PKK’YA FİİLEN AF…

SURİYE İLE DENKLİK VE PKK’YA FİİLEN AF…

Yükseköğretim Kurulu ile Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanlığı arasında, Suriye’nin başkenti Şam’da kurulacak Suriye-Türkiye Üniversitesine ilişkin mutabakat zaptı ile yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanlarını kapsayan işbirliği anlaşması imzalandı.

YÖK‘ten yapılan açıklamaya göre, imza töreni öncesinde, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile Suriye Yükseköğretim ve Bilimsel Araştırma Bakanı Mervan El Halebi başkanlığındaki heyetler bir araya geldi.

Görüşmede konuşan Özvar, Suriye’nin eğitim altyapısının güçlenmesi için Türkiye’nin her türlü desteği vermeye devam edeceğini belirterek Türk üniversitelerinin Suriye üniversiteleriyle her türlü işbirliğine hazır olduğunu ifade etti.

***

Yükseköğretim ve bilimsel araştırma alanlarında imzalanan işbirliği anlaşmasıyla da iki ülkenin üniversiteleri ile eğitim ve araştırma kurumları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi, yükseköğretim, bilimsel araştırma ve teknoloji alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi amaçlanıyor.

Anlaşma kapsamında, karşılıklı burs ve öğrenci kontenjanları tahsis edilmesi, akademik derece ve diplomaların tanınması (denklik), Suriyeli öğrencilerin yatay geçişlerinin kolaylaştırılması, ileri teknoloji odaklı eğitim programlarının geliştirilmesi, Suriye üniversitelerinin dijital altyapısının desteklenmesi, akademisyen ve öğrenci değişimlerinin teşvik edilmesi, ortak bilimsel araştırma projelerinin yürütülmesi, ortak lisans, yüksek lisans ve doktora programlarının açılması ile kalite güvencesi ve akreditasyon alanlarında işbirliği yapılması öngörülüyor.

Anlaşmada ayrıca her yıl dönüşümlü olarak Türkiye-Suriye Üniversiteler Forumu düzenlenmesi, iki ülke üniversiteleri arasında “Kardeş (İkiz) Üniversite Programı” uygulanmasının değerlendirilmesi ve Şam’da kurulması planlanan Suriye-Türkiye Üniversitesine yönelik çalışmaların birlikte yürütülmesi yer alıyor.

Her iki ülke birbirlerinin yükseköğretim kurumları tarafından verilen akademik yeterlilikleri ve yükseköğretim kurumlarını ülkelerinin yürürlükteki iç hukuklarına tabi olmak kaydıyla karşılıklı olarak tanıyacak.

***

Bugüne dek 40 bini aşkın Suriyeli öğrenci Türkiye’deki yükseköğretim kurumlarından mezun oldu. 60 bin öğrenci de halihazırda Türkiye’deki üniversitelerde eğitimlerine devam ediyor.

Özvar, daha önceki Suriye temasları sırasında da “Şam ile Anadolu’nun ilim yolculuğu geçmişte olduğu gibi bugün de birlikte yürüyecek, üniversitelerimiz arasında kurulacak iş birlikleri sayesinde ortak tarihimizin mirasını geleceğe taşıyacağız.” ifadelerini kullanmıştı.

***

“Şam’da Suriye-Türkiye Üniversitesi kurulacak” deniliyor ama üniversitenin Şam yönetiminin tahsis edeceği arazi üzerinde Türkiye’nin imkânlarıyla kurulacağı anlaşılıyor.

Suriyeli, 100 bin gencin, Türkiye üniversitelerinde okutulması yeterli olmamış ki bir de Şam’da da üniversite kurulacak.

Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da Suriyelilerin Türkiye ekonomisine çok ciddi katkıları olduğunu vurgulamış ve Türkçe bilen, Türkiye’ye entegre olmuş ciddi bir yeni nesil Suriyeli nüfusun oluştuğunu ifade etmişti.

Yılmaz’a göre bundan sonraki sürecin, geri dönüşler üzerinden değil; Türkiye ve Suriye arasında güvenlik, ticaret ve karşılıklı iş birliğine dayalı bir entegrasyonla şekillenmesi planlanıyor.

***

Bütün bu adımlar, iç siyasette kullanılan “Türk-Arap-Kürt ittifakı” formülü ve ABD’nin Türkiye-Irak ve Suriye koordinatörü Tom Barrack’ın, “Osmanlı Millet Sistemi” ve “Türkiye, Irak ve Suriye’yi Amerikan kaldıraç noktasında tek bir odakta dengelemek Trump yönetiminin hayati misyonudur” söylemlerinin gereğidir.

Tom Barrack, Akdeniz’e açılan enerji hatları bağlamında ulus devletlerin bir engel olarak görüldüğünü ve yeni bir bölgesel düzenlemenin hedeflendiğini ifade etmişti. Barrack, “1919’dan beri ulus-devletler tarafından engellenmiş durumdayız” demişti.

İşte şimdi o bölgesel düzenlemenin alt yapısı hazırlanıyor.

Meclis’e sunulan ve fiilen PKK’ya af anlamına gelen teklif de bu “çerçeve”de değerlendirilmelidir.

Tom Barrack, bölgede sınır veya silah meselelerinden ziyade liderler ve yönetimler bazında “meşruiyet üzerinden bir politika” izlendiğini Trump’ın Türkiye’deki yönetime meşruiyet sağladığını da söylemişti.

Irak ve Suriye yönetimlerine meşruiyeti veren de Trump…

Alıntı: Arslan Bulut

Posted in Gündem | SURİYE İLE DENKLİK VE PKK’YA FİİLEN AF… için yorumlar kapalı
Ağu 23

TARİHTE BUGÜN

23 Ağustos

1305 – İskoç şövalye William Wallace, İngiltere Kralı I. Edward tarafından vatana ihanet suçlamasıyla idam ettirildi.

1514 – Osmanlı padişahı I. Selim ile Safevi hükümdarı Şah İsmail arasında Çaldıran Muharebesi gerçekleşti.

1939 – Sovyetler Birliği ve Nazi Almanyası dışişleri bakanları tarafından Alman-Sovyet Saldırmazlık Paktı imzalandı.

1991 – Ermenistan, SSCB‘den bağımsızlığını ilan etti.

2005 – Katrina Kasırgası oluşmaya başladı.

Eleftherios Venizelos (d. 1864)

Gene Kelly (d. 1912)

II. Abdülmecid (ö. 1944)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ağu 23

BİZ DE KİBİR YOKTUR

BİZ DE KİBİR YOKTUR

Nasreddin Hoca’ya yapılan şakalar tükenip bitmezdi. Akşehir’liler bir gün Hoca’ya takılır ve sorarlar. -Hocam senin evliyalar katında ulu bir kişi olduğun söylenir aslı var mıdır?
Hoca’nın böyle bir iddiası elbette yoktur ama bir kere soruldu ya cevaplar;
-Her hâlde öyle olmalı.
—Böyle kişiler zaman zaman mucizeler göstererek bu özelliklerini herkese kanıtlar. Hoca madem kabullendin göster bir mucize görelim!
Hoca;
-Pekâla şimdi size bir numara yapalım der karşısında durmakta olan çınar ağacına;
-Ey ulu çınar çabuk yanıma gel!…
Tabiî ne gelen ağaç var ne giden. Hoca yürümeye başlar ağacın yanına varır. Akşehir’liler;
-Ne oldu Hoca ağacı getiremedin, kendin oraya gittin! diye gülünce,
Hoca;
-Bizde kibir yoktur, dağ yürümezse abdal yürür der.

Posted in Fıkralar | BİZ DE KİBİR YOKTUR için yorumlar kapalı
Ağu 22

TARİHTE BUGÜN

22 Ağustos

392 – II. Valentinianus‘un ölümü üzerine Arbogast, Eugenius‘u Roma tahtına seçti.

1642 – İngiltere‘de iç savaş başladı.

1703 – Osmanlı İmparatorluğu‘nda III. Ahmed, II. Mustafa‘nın yerine tahta çıktı.

1791 – Haiti‘de kölelerin ilk ayaklanması olan Haiti Devrimi başladı.

1864 – Kızılhaç‘ın oluşturulması: 12 devlet ilk Cenevre Konvansiyonu‘nu imzaladı.

Otto Liman von Sanders (ö. 1929)

Uğur Mumcu (d. 1942)

Celâl Bayar (ö. 1986)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ağu 22

DİŞİ AKREP

DİŞİ AKREP

Doğum yaptıktan sonra, dişi akrep yavrularını sırtına alır. Ve bu yavrular, en ufak bir tereddüt bile göstermeden onun etini yemeye başlar. Dişi akrep, ne kadar güçlü olursa olsun, karşı koymaz, çırpınmaz. Sessizce katlanır, kendi bedenini bir fedakârlık olarak sunar. Yavaş yavaş gücü tükenir. Artık ilerleyemez hale gelir, fakat yavruları artık kendi başlarına yürüyebilecek güce ulaşmışlardır. Ve yürüyebildikleri an, dişi akrep son nefesini verir; kendinden geriye ne varsa, hepsini onlara vermiştir. Böylece kendi hayatı, çocuklarının hayatında eriyip yok olur.

Bugün, birçoğumuz o akrebe benziyoruz. Doğduğumuz andan itibaren, ebeveynlerimiz gece gündüz demeden mücadele ediyor; konforlarından, isteklerinden vazgeçerek bize eğitim, barınak, giyecek ve yiyecek sağlıyorlar. Ne var ki, büyüyüp kendi ayakları üzerinde durmaya başlayan pek çoğumuz, bizi taşıyan o elleri unutuyor. Kendi hedeflerine kapılıp, anne babalarının yaşlanışına sırt çeviriyor, arkalarına bile bakmıyorlar. Oysa hayat, er ya da geç, onları da bugün ebeveynlerinin bulunduğu o noktaya getirecek.

Alıntı

Posted in Hikayeler | DİŞİ AKREP için yorumlar kapalı