Nis 29

TARİHTE BUGÜN

29 NisanDünya Dans Günü

1091 – Peçenekler ile Bizans İmparatorluğu arasında Levounion Muharebesi gerçekleşti.

1483 – Gran Canaria, kraliçe I. Isabel‘in desteği ile 5 yıl süren bir askeri kampanya sonunda Kastilyalıların eline geçti.

1945 – Dachau toplama kampında tutulanlar, ABD birlikleri tarafından kurtarıldı.

2011 – Prens William ile Kate MiddletonWestminster Manastırı‘nda evlendi.

2017 – Türkiye‘de Vikipedi’ye erişim engellendi.

Hirohito (d. 1901)

Uma Thurman (d. 1970)

Alfred Hitchcock (ö. 1980)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 29

2500 YILLIK DOĞAL SOĞUTMA TEKNOLOJİSİ

İran’ın Yezd şehrinde, çöl sıcağıyla başa çıkmak için 2.500 yıldır dünyanın en yaratıcı doğal soğutma teknolojisiyle 700’den fazla rüzgâr kapanı (bajir) kullanılıyor ve elektrik olmadan oda sıcaklıkları 15°C düşürülüyor.

Sıcaklıkların düzenli olarak 45°C’ye ulaştığı İran çölünün kalbinde, soğutma çözümü o kadar etkili ki klima kullanımı ilkel görünüyor. Şehrin üzerinde yükselen 700’den fazla rüzgâr kapanı (bajir), 5 ila 33 metre yüksekliğinde, doğal iklimlendirme cihazları görevi gören tuğla kulelerdir. Bunlardan bazıları 2.500 yaşında ve hala tam olarak çalışır durumdadır.

Bu rüzgâr kapanlarının arkasındaki prensip, uygulamalı fizik ve hava dinamikleri anlayışının bir başyapıtıdır. Kuleler, rüzgârı hangi yönden eserse essin yakalamak için farklı yönlere yönlendirilmiş çok sayıda iç bölme ve açıklıkla inşa edilmiştir. Rüzgâr kuleye çarptığında, hava iç kanallardan geçerek eve girer, ancak öncesinde birkaç ustaca yöntemle soğutulur: su havuzları, ıslak kanallar veya serin kalan kalın tuğla duvarlarla temas.

En gelişmiş özellik, çift yönlü havalandırma sistemidir: Kulenin bir tarafı dışarıdan soğuk havayı içeri alırken, diğer tarafı evden sıcak havayı dışarı atarak sürekli bir sirkülasyon sağlar. Rüzgâr olmadığında, kolektörler baca prensibine göre çalışır- sıcak hava yükselir ve kulenin altından soğuk havayı emerek tepeye ulaşır. Bazı kolektörler, buharlaşma yoluyla havayı daha da soğutan ve sıcaklığı dışarıdaki sıcak havaya kıyasla 15°C’ye kadar düşüren su kemerlerine (yer altı su boruları) bağlıdır.

Yezd şehri neredeyse tamamen, olağanüstü ısı yalıtım özelliklerine sahip bir malzeme olan kerpiçten inşa edilmiştir. Evlerin 60 cm kalınlığında duvarları, çeşmeli ve lavabolu avluları ve güneş ısısı kazanımını azaltmak için stratejik olarak yerleştirilmiş küçük pencereleri vardır. Bu mimarinin üzerinde, bazıları sekizgen veya altıgen şeklinde olup her yönden maksimum rüzgârı yakalayacak şekilde tasarlanmış, görkemli bir şekilde yükselen rüzgâr kolektörleri bulunmaktadır. Dünyanın en yüksek rüzgâr kolektörü, Yezd’deki Dolat Abad Bahçesi’nde bulunmakta olup 33 metre yüksekliğindedir.

Bu sistemlerin verimliliği o kadar yüksektir ki, Yezd’in gösterişli saray ve evlerindeki iç mekan sıcaklığı, dışarısı 45°C iken bile 25-30°C’de tutulur ve tüm bunlar tek bir watt elektrik tüketmeden gerçekleşir. Büyük kolektörler, dakikada 60 metreküp havayı hareket ettirebilir; bu da endüstriyel bir klimanın kapasitesine eşittir. Teknoloji o kadar ilerlemiştir ki, modern mimarlar modern binalar için sürdürülebilir soğutma sistemleri geliştirmek amacıyla bu yapıları incelemektedir.

Günümüzde, enerji krizi ve küresel ısınmanın yaşandığı bir çağda, Yezd rüzgâr kolektörleri sürdürülebilir mimari konusunda önemli dersler sunmaktadır. UNESCO, Yezd’i yalnızca güzelliği nedeniyle değil, aynı zamanda 2500 yıllık teknolojinin modern çözümlerden daha verimli ve çevre dostu olabileceğini gösterdiği için de Dünya Mirası Alanı ilan etmiştir.

Bu kuleler yalnızca tarihi anıtlar değil, aynı zamanda hızla ısınan bir dünyada mimarinin geleceğine dair örneklerdir.


Kalıntı: Sabir Seyfullayev

Posted in Hikayeler | 2500 YILLIK DOĞAL SOĞUTMA TEKNOLOJİSİ için yorumlar kapalı
Nis 28

TARİHTE BUGÜN

28 Nisan:

1915 – Çanakkale Savaşı sırasında Seddülbahir Cephesi‘nde Birinci Kirte Muharebesi gerçekleşti.

1936 – Mısır‘da Kral Fuad‘ın beklenmeyen ölümü üzerine Prens Faruk kral oldu.

1969 – Fransa‘da Devlet Başkanı Charles de Gaulle istifa etti.

1988 – ASALA‘nın kurucusu Agop AgopyanAtina‘da kimliği belirlenemeyen iki kişi tarafından öldürüldü.

2001 – Milyoner Dennis Tito, dünyanın ilk uzay turisti oldu.

Harper Lee (d. 1926)

Francis Bacon (ö. 1992)

Michael Collins (ö. 2021)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 28

AKŞAM SABAH YILDIZIM

AKŞAM SABAH YILDIZIM

* * *

Alnıma yazılmışsın silinmez hiç adın var

Ne hayaldir ne rüya tutulduğum kadın var

Senin de benim gibi şüphesiz muradın var

Sensin bir ömür boyu yüreğimde aşk sızım 

Doğ şu gönül ufkuma akşam sabahyıldızım

* * *

Müptelayım sabahı akşamı özlüyorum

Ufkumda görmek için hep seni gözlüyorum

İnan bütün hücremle dilimle sözlüyorum

Sensiz olduğum anda bir ölüden farksızım

Doğ şu gönül ufkuma akşam sabahyıldızım

* * *

Bırak yalan dünyayı keyfince dönüp dursun

Kimi varsın kibrinden böbürlensin kudursun

Güneş gibi ay gibi canlar ışık savursun

Mahşerde de parlasın sönmesin hiç yaldızım

Doğ şu gönül ufkuma akşam sabahyıldızım

* * *

Bir an sen sanıyorum nerede yıldız görsem

O ipek saçlarından bahtıma belik örsem

O an son bulur derdim yüzüne yüzüm sürsem

Karar ver kır kalemi ey kalp çalan hırsızım!

Doğ şu gönül ufkuma akşam sabahyıldızım

* * *

Ufukta gördüğüm renk senden midir bu allık?

Birdenbire terk etti tatlı masum uysallık

Ben bana şaşıyorum zirvede duygusallık

Herkesin dilindeyim sensizlikten arsızım

Doğ şu gönül ufkuma akşam sabahyıldızım

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | AKŞAM SABAH YILDIZIM için yorumlar kapalı
Nis 27

TARİHTE BUGÜN

27 Nisan:

1521 – Filipinler‘de Mactan Muharebesi gerçekleşti.

1810 – BeethovenFür Elise isimli ünlü eserini besteledi.

1908 – 1908 Yaz OlimpiyatlarıLondra‘da başladı.

1960 – TogoFransa‘dan bağımsızlığını kazandı.

2007 – Türk Silahlı Kuvvetlerie-muhtıra olarak bilinen basın açıklamasını yaptı.

Ferdinand Macellan (ö. 1521)

Herbert Spencer (d. 1820)

Münir Nurettin Selçuk (ö. 1981)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 27

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Ne mutlu “Türküm” diyene.”  Mustafa Kemal Atatürk

* “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” Mustafa Kemal Atatürk

* “Yurtta sulh, cihanda sulh”.  Mustafa Kemal Atatürk

* “Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.”  Mustafa Kemal Atatürk

* “Doğruyu söylemekten korkmayınız.”  Mustafa Kemal Atatürk

* “Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir”. Mustafa Kemal Atatürk

* “Dinle, yoksa dilin seni sağır eder. Yüzleş, yoksa kalbin seni esir eder. Anla yoksa zihnin seni deli eder.” Kızılderili Atasözü

* “Mühim olan, yükseklere çıkıp hayata tepeden bakmak değildir; Mühim olan ne kadar yükselsen de her şeye eşit mesafeden bakabilmektir. Şems-i Tebrizi

* “Mana­sız bir şiir, içi olmayan badem gibidir.” Nâbi

* “Devrimi en büyük düşmanı halinden memnun kölelerdir.” Fidel Lastro.
* “Bir kişi, gerçekler ona gösterildiği halde, yalanlara inanıyorsa, yalanlar o kişiyi mutlu ettiği içindir.” Einstein

Posted in Atasözleri Vecizeler | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Nis 26

TARİHTE BUGÜN

26 Nisan:

1903 – İspanyol futbol kulübü Atlético Madrid kuruldu.

1937 – Guernica BombardımanıGeneral Franco‘ya yardım amacıyla Hitler‘in talebiyle bazı gönüllü havacılar İspanya‘nın Bask bölgesindeki Guernica kentini bombaladı.

1954 – Kore ve Hindiçin ile ilgili Cenevre Konferansı toplandı.

1986 – Çernobil faciası meydana geldi: Yaklaşık 7 milyon kişi radyoaktif kirlenmeye maruz kaldı.

2001 – Liberal Demokrat Parti‘den Junichirō Koizumi, ilk Japon başbakanı oldu.

Robert Campin (ö. 1444)

William Shakespeare (d. 1564)

Björnstjerne Björnson (ö. 1910)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 26

ATATÜRK’ÜN HERKES TARAFINDAN BİLİNMEYEN BAZI ÖZELLİKLERİ

ATATÜRK’ÜN HERKES TARAFINDAN BİLİNMEYEN BAZI ÖZELLİKLERİ

SEVDİKLERİ:

1- En sevdiği yemek kuru fasulye ve pilavdır.

Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayatı boyunca en sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi ama canı istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.

2- En büyük hayali dünya turuna çıkmaktı

Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.

3- Başucu kitabı Çalıkuşu’ydu

Binlerce kitabı vardı. Ama bunların arasında bir tanesini hayatı boyunca hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin´in ünlü “Çalıkuşu” romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden acar, birkaç sayfa okurdu.

4- Kabul salonundaki at yavrusu

Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. “Fox” adını verdiği köpeği, Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.

5- Tam bir salon adamıydı

En sevdiği dans valsdi. Müzik zevki çeşitlilik gösteriyordu. Klasik Batı müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.

6- Gömleklerinin tümü beyazdı

Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre’de özel olarak dikilirken sonra yerli malı kullanma kampanyasına öncülük edebilmek için Beyoğlu’nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.

7- Rumeli şivesi

Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle telaffuz ederd

8- Kan görmeye dayanamazdı

Cephelerde düşmanla göğüs göğüse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.

SEVMEDİKLERİ:

1- “Ata” lafını sevmezdi

“Atatürk” lafını ilk kez dönemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal’de çok beğenerek soyadı olarak almıştı. Kendisine “Ata” diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.

2- Lacivert takım elbise giymezdi

Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi. Lacivert takım giymeyi sevmezdi.

3- “Bu nasıl halkçılık?”

Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti. Kondüktörün milletvekillerinden bilet parası almamasına şaşırmış nedenini sormuştu. Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey sinirlenmiş, “Ne de güzel halkçılık ama” demişti.

4- Beden ölçüleri

Boyu 1.74 idi. Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının ilerlemeye başlamasıyla 46´ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı giyerdi.

Alıntı

Posted in Yazılarım | ATATÜRK’ÜN HERKES TARAFINDAN BİLİNMEYEN BAZI ÖZELLİKLERİ için yorumlar kapalı
Nis 25

TARİHTE BUGÜN

25 NisanAnzak Günü

1719 – Daniel Defoe‘nun ünlü romanı Robinson Crusoe ilk kez yayımlandı.

1915 – Çanakkale SavaşıSeddülbahir ve Arıburnu Muharebeleri başladı.

1974 – Portekiz‘de Karanfil Devrimi: General Antonio Spinola‘nın yönettiği askeri ayaklanmayla Salazar‘ın faşist diktatörlüğü devrildi.

1990 – Violeta ChamorroNikaragua devlet başkanı oldu.

2015 – Nepal depreminde en az 8.000 kişi öldü, 19.000 kişi yaralandı.

Anders Celsius (ö. 1744)

Ella Fitzgerald (d. 1917)

Al Pacino (d. 1940)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 25

CUMHURİYET YÖNETİMİNİN BAŞLADIĞI GÜN 23 NİSAN

CUMHURİYET YÖNETİMİNİN BAŞLADIĞI GÜN 23 NİSAN

Mustafa Kemal Paşa ve Temsil Heyeti, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelirler.

Ünlü Times gazetesi, Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişini şöyle yazar: “Bütün dünyanın kuvvetine karşı ulusal bir hareket yaratmak… Ne çocukça bir hayal…” Milli Mücadele ve Mustafa Kemal karşıtı İstanbul Basını da benzer yazılar yazıyordu.

Mustafa Kemal’in bu çocukça hayali, 13 Eylül 1921’de 238 yıl süren çekilmeyi durduracak, 9 Eylül 1922’de işgal kuvvetlerini denize dökecekti. Bu çocukça heyecan, İngiltere’yle işbirlikçilerinin hayallerini yerle bir edecekti. Kutsal bir hayaldi bu…

MECLİS’İN AÇILIŞI

Mustafa Kemal Paşa, 19 Mart 1920’de bir genelge yayımlar. Bu genelgede, milletin yeniden seçeceği temsilcilerle ve İstanbul meclisi vekillerinden Ankara’ya gelebilenlerinden kurulacak yeni meclisin, milletin bağımsızlığı yolunda tedbirler alacağını bildirir. (1)

Temsilciler Kurulu Başkanı olarak Mustafa Kemal Paşa, 21 Nisan 1920’de askeri ve sivil makamlara şu telgrafı gönderir: “Tanrı’nın yardımıyla, Nisan’ın 23’üncü günü Büyük Millet Meclisi açılarak çalışmaya başlayacağından o günden sonra bütün sivil ve askeri makamların ve bütün ulusun başvuracağı en yüce kat, adı geçen Meclis olacaktır. Temsilciler Kurulu adına Mustafa Kemal.” (2) Mustafa Kemal Meclisi, tüm askeri ve sivil makamların bağlı olacağı en yüce kurum olarak görmektedir. Padişahta, tek kişide toplanan yetkileri Meclis vasıtasıyla millete devrediyordu.

24 Nisan 1920, Cumartesi… Mustafa Kemal Paşa, TBMM Başkanlığı’na seçilir. 39 yaşındadır… Yaptığı konuşmada, “Derhal memleketin kaderini üzerinize alınız. Bu Meclis tam anlamıyla sorumludur. Millet bizi bunun için gönderdi; bizi buraya beş kişinin eline milleti terk edelim diye göndermemiştir” (3-4) diyerek, Büyük Millet Meclisi’nin üstünde herhangi bir güç olmadığını kesin çizgilerle belirtir.

Posted in Gündem | CUMHURİYET YÖNETİMİNİN BAŞLADIĞI GÜN 23 NİSAN için yorumlar kapalı