**TÜRKİYE NASIL SATILDI?**
06 Ocak 2025 / 00:01
Değerli dostum Nihat GENÇ, “Yeni Efendileri Tanıyor musunuz?” başlıklı yazısında “BÜYÜK EFENDİLER topraklarımızdan 360 BİN MADEN ARAMA RUHSATI ALMIŞ ve elimiz kolumuz bağlı, büyük efendilerin SESSİZ KÖLELERİYİZ, tek satır yazan tek satır ARAŞTIRAN tek satır kamuoyunu bilgilendiren hiç YOK! KAMUOYU diye bir şey YOK!” diyor.
Genç, “On binlerce insanı bombalayıp ya da kafasını kesen adamı SURİYE’YE DEVLET BAŞKANI ve tarihin en büyük terörist canisi elli bin insanın katilini BARIŞ DEMOKRASİ getirmesi İÇİN AF ettirip İslamcılara ve milliyetçilere ALKIŞLATTIRAN BÜYÜK GÜÇ!” ten söz ediyor…
***
TÜRKİYE TOPRAKLARININ ve MADENLERİNİN YABANCILARA NASIL DEVREDİLDİĞİ konusunda, madencilik uzmanı ve yazar arkadaşım Ali Kuzu’nun 2003 yılında ortaya çıkardığı ve Yeniçağ’ da yayınladığım bilgilere göre *RİO TİNTO’ nun Türkiye’de kurduğu *AMDL adlı ŞİRKETİN, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da elde ettiği MADEN ARAMA İMTİYAZI HARİTASI, Barzani sitelerinin “KÜRDİSTAN’IN DOĞAL SINIRLARI” olarak gösterdiği toprakların sınırları İLE BİREBİR ÖRTÜŞÜYORDU.
DOĞU KARADENİZ’DE aynı şirkete verilen İMTİYAZ hakkı da hayali RUM PONTUS DEVLETİ’NİN sınırları ile birebir AYNIYDI!
*ANATOLİA MİNERALS DEVELOPMENT Ltd. ŞİRKETİ 1996 yılında kuruldu ve bir yıl sonra bir tanıtım broşürü yayınladı. BROŞÜRÜN başlığı, “TÜRKİYE FEDERAL DEVLETİ” şeklindeydi ve TÜRKİYE’NİN 7 ayrı bölgesinde, 2 MİLYON HEKTARLIK alanda MADEN ARAMA İMTİYAZI elde ettiği bildiriliyordu.
Bu bölgeler,
“Yenipazar,
Armutbeli,
Saimbeyli,
Keban,
Baskil,
Karadeniz Bölgesi ve
Tunceli”
Olarak bildiriliyordu.
ŞİRKET, Türkiye’de arama ruhsatı elde ettiği bölgeleri göstererek, 22 MİLYON 140 BİN 800 HİSSEYİ DÜNYA BORSALARINA KOTE ettirmişti.
*AMDL şirketine MADEN ARAMA İMTİYAZININ, Anayol Hükümeti döneminde Mesut YILMAZ ’ın başbakanlığı DÖNEMİNDE VERİLDİĞİ, imtiyazlarla ilgili SÖZLEŞMELERİN Madencilik İşleri Genel Müdürlüğü kasasında GİZLİ OLDUĞU anlaşıldı.
BU İMTİYAZLAR, Osmanlı’nın son döneminde ve Lozan’ın imzalanmasından hemen önce, ABD’ye tanınan *CHESTER İMTİYAZININ diriltilmesi ANLAMINA GELİYORDU.
O ANLAŞMADA da TUNCELİ ve KARADENİZ Bölgesinin MADEN İMTİYAZLARI verilmişti. Bu GİZLİ ANLAŞMA, Lozan’ın imzalanmasından sonra Meclis’te reddedilmişti.
***
TÜRKİYE TOPRAKLARININ YAĞMALANMIŞ SÜRECİNİN, 57’nci Hükümet döneminde çıkarılan “ENDÜSTRİ BÖLGELERİ KANUNU” ile “KÖY KANUNU” ve “TAPU KANUNU’NDA” değişiklik yapılmasıyla DEVAM ETTİĞİNİ, o dönemde, yani 25 yıl önce incelemiş ve kamuoyuna duyurmaya çalışmıştım.
Öyle ki dönemin Başbakan Yardımcısı Devlet BAHÇELİ ’ye Kurultay gazetesini ziyareti sırasında, “Bana gelen bilgilere göre bu KANUN, *CARGİLL FİRMASI tarafından HAZIRLANDI.
YABANCI SERMAYE DERNEĞİ tarafından Türkçe’ ye çevrildi, hatta YASED de bu kanunla yetkili kılındı.
Sonra da KANUN METNİNİ Başbakan Bülent ECEVİT’ İN ÖNÜNE KOYDULAR, O da hükümet teklifi olarak İMZAYA AÇTI ve Meclis’e gönderildi.
Bu nasıl olur?” DİYE SORMUŞTUM.
BAHÇELİ, orada bulunan Sanayi Bakanı Kenan TANRIKULU ’nun bilgi vermesini istemiş, ancak TANRIKULU, oturduğu yerden adeta hoplayarak, “Efendim, bu kanundan bizim hiçbir bilgimiz yok. Biz hazırlamadık.” DİYE CEVAP VERMİŞTİ. BAHÇELİ, bunun üzerine “Biz kanundaki mahzurları ortadan kaldıracak düzenlemeleri yaparız” şeklinde cevap vermişti.
Gerçekten de bazı düzeltmeler yapılmış ANCAK KANUN GEÇMİŞTİ…
Yine İş adamı arkadaşım Yaşar CANCA ’nın, yıllar önce MESELENİN DÜNYANIN TAPUSUNU ELE GEÇİRMEK OLDUĞUNA dair uyarısını yayınlamıştım:
“Şimdi SAVAŞ, DÜNYANIN TAPUSUNU ELE GEÇİRMEK İÇİN SÜRÜYOR. Ülkemizdeki DOĞAL KAYNAKLAR önce bir yerlere adreslenecek sonra da Anayasa değişikliği ile birlikte İŞLEYENLERE TAPULANACAK! Millî-muhafazakâr yapının neyi koruduğunu bilmesi lazım. Bunu yapamaz isek içinde yaşadığımız coğrafyadaki DAĞLARI, OVALARI, GÖL ve NEHİRLERİ ELİMİZDEN ALIRLAR. Coğrafya elimizden gittiğinde yaşayacak yer aramaya başlarız.”
Nitekim AKP, ormanların ve su kaynaklarının SATILMASI İÇİN gereken DEĞİŞİKLİKLERİ DE YAPTI!
CANCA ‘nın bahsettiği devletin tapusundaki MİLLÎ SERVETLER “VARLIK FONU” na adreslendi…
SONRA DA rezerv alan, yeniden değerlendirme gibi kanunlarla VATANDAŞIN TAPULU ARAZİSİNE EL KOYMA DÖNEMİ başlatıldı.
***
VATAN TOPRAKLARININ SATILMASI karşısında, Yeniçağ’ da dönemin Genel Yayın Müdürü Hayri KÖKLÜ öncülüğünde “7 NAMUSTUR SATILAMAZ” diye kampanya başlattık. Konuyla ilgili her haberde bu logoyu kullandık. Yıllarca bu yayınları yaptık.
Konuyla ilgili yazılarımı ve Yeniçağ haberlerini toplasak, binlerce sayfa tutar…
Son olarak İlahiyatçı Cemil KILIÇ, “Mülkiyeti ve üretim araçlarını ele geçirmeden insanlar üzerinde egemenlik kurmak mümkün değildir. Şirk dediğimiz şey yani tanrılık/tanrısallık iddiası, mülkiyete el koyma yoluyla olmaktadır.” diye konunun tarihi boyutunu açıkladı AMA ŞİMDİYE KADAR KONU ÜZERİNDE DURAN bir SİYASİ PARTİ çıkmadı!
Alıntı: Arslan BULUT / Yeniçağ Gazetesi