Ara 10

İNSAN HAKLARI

“İnsan hakları” ile demokrasi, demokrasi ile adil yönetim, adil yönetim ile siyasi otoritenin topluma verdiği değer arasında gerçek bir ilişki vardır.

Çünkü, “İnsan hakları, her bir bireyin doğuştan sahip olduğu, evrensel ve dokunulmaz haklardır.” Dolayısı ile bu haklar, insanın onurunu korumayı ve insanca bir yaşam sürmesini sağlamayı amaç edinir. Temel insan hakları kısaca şöyledir:

Yaşama Hakkı: Her bireyin yaşamını sürdürme hakkı vardır.

Düşünce ve İfade Özgürlüğü Hakkı: İnsanlar düşüncelerini özgürce ifade edebilir.

Din ve Vicdan Özgürlüğü Hakkı: Herkes istediği dine inanma ve inançlarını yaşama hakkına sahiptir.

Adil Yargılanma Hakkı: Her birey eşit şekilde adil bir yargılama sürecine tabi tutulmalıdır.

Özel Hayatın Gizliliği Hakkı: Kişilerin özel hayatına müdahale edilemez.

Eğitim Hakkı: Herkesin eğitim alma hakkı vardır.

Seçme ve Seçilme Hakkı: Bireyler demokratik süreçlere katılabilir.

Bu haklar, uluslararası belgelerle güvence altına alınmıştır.

Herhangi bir siyasal iktidar, insan haklarına ulaştığı ölçüde kaliteli bir yönetim sunarak, demokrasinin en temel işlevlerini yerine getirmiş olur.

Posted in Gündem | İNSAN HAKLARI için yorumlar kapalı
Ara 09

TARİHTE BUGÜN

9 Aralık:

1905 – Moskova Ayaklanması‘nda silahlı sokak çatışmaları başladı.

1917 – I. Dünya SavaşıKudüs, General Edmund Allenby tarafından ele geçirildi.

1948 – Soykırım SözleşmesiBirleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edildi.

1961 – TanzanyaBirleşik Krallık‘tan bağımsızlığını kazandı.

1965 – Nikolay PodgorniSovyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.

Pyotr Alekseyeviç Kropotkin (d. 1842)

Natsume Sōseki (ö. 1916)

Felicity Huffman (d. 1962)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ara 09

“BİR MİLYON KİŞİYİ ASKERE ALIRIM…” Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz’un ön görüleri:

Yavuz, bugün İsrail tehdidinden bahseden iktidarın, uyguladığı politikayla Suriye’yi İsrail etkisine açtığını, İran’a yönelik saldırının da bu sayede mümkün olduğunu hatırlattı ve “Şimdi dönüp ‘Türkiye’yi çerçevelemeye çalışıyorlar’ diyorlar ve çözüm olarak da ‘Terörsüz Türkiye’yi yani PKK ile federasyon kurmayı öne sürüyorlar ve iç cepheyi tahkim etmekten söz ediyorlar. Benim isyanım buna” dedi…

Yavuz’un söylediklerini kaydetmedim ama hafıza kayıtlarıma göre şöyle dedi:

-Emperyalistler, Irak’ı işgal ederek çökerttikten sonra Suriye’de İran’ın vekil güçlerini veya müttefiklerini hedef aldı. Gazze’nin yerle bir edilmesi, Lübnan’da Hizbullah’ın iyice zayıflatılması ve Suriye’den çekilmek zorunda bırakılması, bunun sonucunda Suriye yönetiminin düşmesi ve meydanın İsrail’e açılması kimin sayesinde gerçekleşti? Türkiye’yi yönetenler sayesinde değil mi? Şimdi bu durum Türkiye’nin güvenliğine de tehdit oluşturuyorsa ki oluşturuyor; buna sebep olanların İsrail tehdidinden veya emperyalizmden bahsetmeye ve halktan yeniden siyasi destek istemeye hakkı var mıdır?

– Türk Milleti, diğer milletlere benzemez. Türkiye emperyalistlere karşı savaşarak kurulmuş bir ülkedir. Dolayısıyla belki gazeteciler, akademisyenler, “Sıra bizde, kuşatıldık” diye tehdide dikkat çekmek isteyebilir ama devletin içinde tedbir alma makamında olanlar bu tür sözler söylememelidir. Çünkü bu tür yaklaşımlar, halkı umutsuzluğa sürüklemektedir…

-Biz ülke olarak yakın tarihte de Kıbrıs’ta emperyal saldırıya karşı direndik bedel ödedik. Irak işgali sırasında direndik, bedel ödedik. Egemenliği ve bağımsızlığı korumanın bedeli vardır. Türk Milleti’nin ruhunu öldürmek isteyenler, şimdilerde paralı veya sanal askerliği bile savunur oldu. Aksine ben yetkili olsam, bugün 1 milyon kişiyi askere alırım ve büyük çoğunluğunu ülke kalkınması için mesela tarımda seferberlik için değerlendiririm. ABD, 1929 ekonomik buhranını bu yöntemlerle atlatmıştır. Amerikan askerleri tarımda çalışmıştır. Hem işsizlik azaltılmış hem de ülke ekonomisi ayağa kaldırılmıştır…

-ABD, Irak, Suriye ve şimdi İran’a yaptığı gibi Türkiye’yi doğrudan karşısına alamaz. Türkiye gibi bir ülkenin karşı kampa geçmesine yol açamazlar. Bu sebeple Türkiye’ye, içerden yönetenler eliyle daha yumuşak operasyonlar yapıyorlar! Ergenekon ile Balyoz ile açılımlarla yapıyorlar. 15 Temmuz darbe girişimini yapanları, orduya kim yerleştirdi? Ülkeyi yönetenler değil mi? Yani asıl tehdit, içerden geliyor. Bizim asıl sorunumuz bu! Yoksa bütün dünya bir araya gelse, iç cephesi kuvvetli bir Türkiye’ye hiçbir şey yapamaz. Elbette planlar yaparlar ama o planlara karşı bizim de planlarımız vardır. Fakat yazık ki uzun süredir Türkiye’yi yönetenler, söylemde emperyal politikalara veya saldırılara karşı esip gürlüyor ama uygulamada ABD ne derse onu yapıyor. İşte Suriye’yi teslim ettiler ve orada bir PKK devletinin kurulmasına sebep oldular. Şimdi Batılılar dönüp, “Biz de size 50 yıldır bunu söylüyorduk…” demez mi? Türkiye bunu yaparsa, bütün tezlerini inkâr etmiş olur…

-Türkiye’nin, Atatürk’ün dediği gibi iç cepheyi tahkim etmeye ve milli siyaset uygulamaya ihtiyacı vardır. Atatürk’e göre asıl olan iç cephedir. Atatürk, “Milletimizin, güçlü, mutlu ve istikrarlı yaşayabilmesi için, devletin bütünüyle millî bir siyaset izlemesi, bu siyasetin iç teşkilâtımıza tam olarak uyması ve ona dayanması gerekir.” demiştir.

-Şimdi yapılanlar milli siyaset değildir, iç cepheyi tahkim etmeye dönük de değildir…

Alıntı: Arslan Bulut

Posted in Gündem | “BİR MİLYON KİŞİYİ ASKERE ALIRIM…” Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz için yorumlar kapalı
Ara 08

TARİHTE BUGÜN

8 Aralık:

1907 – V. Gustavİsveç kralı oldu.

1914 – Birleşik Krallık ile Alman İmparatorluğu arasında Falkland Adaları Muharebesi gerçekleşti.

1980 – John LennonNew York‘ta kaldığı otelin önünde vurularak öldürüldü.

1991 – Bağımsız Devletler Topluluğu‘nun kurulması için RusyaUkrayna ve Belarus arasında anlaşma imzalandı.

2024 – Suriye‘de Esad rejimi çöktü.

Horatius (d. MÖ 65)

James Hoban (ö. 1831)

Abdullah Ercan (d. 1971)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ara 08

KÂİNAT KİTABI

* * *

Erce, yiğitçe, mertçe abideler dikerek

Hakikatin ilmiyle sevgi, saygı ekerek

Nefret kibir ve kini benliğinden sökerek

Gönüller gergefinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Hayat bir kumar değil bakılacak fal değil

Bu çağda tattığımız ballar bile bal değil

Görüyorum dünyayı hiç halımız hal değil

Şu gönül Kâbe’sinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Adem’im oğulları başkalaştık değiştik

Özleri kaybederek laçkalaştık değiştik

Nasıl da insanlıktan uzaklaştık değiştik

Aşkla yüreğimizde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Kendi varlığımızdan habersiz yaşıyoruz

Bir yara görünce de çabucak kaşıyoruz

Adamca yaşamayıp şaştıkça şaşıyoruz

Ölüm arifesinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Yıldızları Güneş’i Ay’ı herkes biliyor

Karadelikte nice gezegenler ölüyor

Ömrün de Dünya’nın da bir gün sonu geliyor

Bir ömrün nefesinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Pek çok değerler var ki tek tek saymakla bitmez

İnkarcının tavrıyla bu sınav güzel gitmez

İnsanın cüzi aklı bunca değere yetmez

Doğrunun öfkesinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Sevdiğimiz atlarda gerçek asalete bak

İt denilen köpekte güçlü sadakate bak

Şu tavus kuşundaki eşsiz zarafete bak

Canlılar nefesinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Kendimizi bilerek sırrı görebildik mi?

İpek böceği gibi ipek örebildik mi?

Hor görülen eşekten sabır derebildik mi?

Eşeğin çiftesinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Kilitli olur kalpler kibir olursa serde

Hakikati savunmak bir namustur mertler de

Görmedik azameti ne gökte ne de yerde

Uzayın çehresinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

İnsan aklı bilmeli görmeli hem de gözü

Küçücük çekirdekte her bir nesnenin özü

Semavi kitaplarda Hakk’ın hakiki sözü

Hakk’ın yüce sesinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Göğün yedi kat üstü, yerin altı bir başka

Bunu anlayan gönül teslim olur bu aşka

Bu aşkı kavramayan o kalpler bil ki laçka

Ruhların hevesinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Bilinmeyen sırlar çok akıl, fikir kar etmez

Hak aşığı bir insan zulüm yapmaz kin gütmez

Bir an yazmak istesek yazamaya ömür yetmez

Bir ömür süresinde sevgi dokuduk mu hiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Ey Şehzadem dikkat et sen dalalete dalma

Zalimlere karşı dur mazlumun ahın alma

Suretlere dalarak sîretten uzak kalma

Hem özde hem sözlerde sevgi dokuduk muhiç?

Kâinat kitabını hakça okuduk mu hiç?

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | KÂİNAT KİTABI için yorumlar kapalı
Ara 07

TARİHTE BUGÜN

7 AralıkKolombiya‘da Día de las Velitas. Türkçe karşılığıyla Mum Günü Kolombiya‘da geleneksel olarak kutlanan resmî tatil günüdür. Ülkedeki Noel döneminin resmi olmayan başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

1787 – DelawareAmerika Birleşik Devletleri Anayasasını onaylayan ilk eyalet oldu.

1905 – Moskova Ayaklanması başladı.

1941 – Pearl Harbor SaldırısıJapon uçakları Amerikan deniz üssü Pearl Harbor‘u bombaladı.

1972 – Apollo 17Ay görevine doğru yola çıktı.

1975 – EndonezyaDoğu Timor‘u işgal etti.

Leopold Kronecker (d. 1823)

Noe Ramişvili (ö. 1930)

Tom Waits (d. 1949)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ara 07

KİŞİSEL BİLGİLER VE TÜRKLÜK DÜŞMANLARI!

Cumhuriyete düşmanlık gibi görünen kişilerin asıl sorunlarının Türklükle olduğu bir defa daha ortaya çıktı… Ben tabii kimsenin etnik kökenini veya belleğinde taşıdığı gizli dini, isim bazında anlatacak değilim. Genel bir tespitten söz ediyorum; cumhuriyete açıkça iftiralar atan kişilerin kapalı kapılara arkasında Türk kelimesini duyunca ifrit kesildiklerine dair anlatımlar var… Bu da gösteriyor ki, asıl sorunları rejim değil, Türklerden intikam almak… Üstelik bunu da Türklerin yönetimini tamamen ele geçirerek yapmaya çalışıyorlar.

***

Sorunu, kendilerine vatandaşlık tanındığı halde etnik kökenini veya dinini kamufle eden, bunu da İslâm dinini istismar ederek, Müslümandan çok İslâmcı geçinenler büyütüyor.

Hani Hırant Dink, “kirli kan”dan söz ediyordu ya, asıl sorun, tehcirde gitmeyip kimliğini değiştirerek kalanlardan kaynaklanıyor. Hrant Dink, “kirli kan” derken bunları kastediyordu ve herkesi kendi kimliğini açıklamaya davet ediyordu.

Bu konuda Yaşar Canca’nın tespitlerini hatırlatayım:

“Hrant Dink, bir Ermenistan gezisinde oradaki muhataplarına ‘Siz 1.5 milyon kişiden bahsediyorsunuz. Oysa ayni dönemde yaklaşık 500 bin Ermeni, din değiştirip Türk olmuştu. Bunları neden dikkate almıyorsunuz?’ diye sordu. Muhatabı da ‘Bu konunun gündeme gelmesi, davamıza zarar verir’ cevabını verdi.

Dink, bir yazısında Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen’in yetim Ermenilerden olduğunu ve bu konuda elinde belgelere ulaştığını yazdı ve kıyamet koptu. Dink, ‘Elimde belgeler var’ diyordu. Peki bu bilgiye ulaşan Dink, başka hangi bilgi ve belgelere ulaşmıştı. Acaba kim veya kimler toplumu aldatma açısından kendini hangi kimlikle saklı tutuyordu? Özellikle de din adamı kimliğiyle… Bana göre yukarıda açıklanan dönen Ermenilerle ilgili çalışmaları, Dink’i ölüme götürdü. Türk kimliği ile Türkiye için her türlü kötülüğü yapanlar ortaya çıkacaktı bu yüzden Dink’in öldürülmesine karar verdiler.”

***

Gerçekten de Türkiye’ye yapılan en büyük kötülükler, Müslüman kimliğiyle, milliyetçi kimliğiyle, sosyalist veya sosyal demokrat kimliği ile yapılıyor…

Kimliği saklanıp özel olarak yetiştirilen ve devletin önemli makamlarına getirildikten sonra asıl görevi tebliğ edilenlere istihbaratçılar “koza” veya “kuş yumurtası” diyor!

Türkiye yıllardır kozalar veya kuş yumurtaları tarafından yönlendiriliyor. Ülke ekonomisinin çökertilmesinin, emeklinin açlığa mahkûm edilmesinin ardında zannedildiği gibi beceriksizlik, iş bilmezlik yok… Aksine, dünyanın bütün düşünen adamlara bir araya gelse, ancak böyle çökertme formülleri geliştirebilirdi… Burada hedef alınan, Türk Milleti’nin direniş gücüdür. Çünkü hangi siyasi yöntemi uygulasalar, bunların Türk Milleti’ni çözemeyeceğini gördüler, uzun süredir bu sebeple, Türk Milleti’ni kendi vatanına hem bireysel hem de toplumsal olarak çaresiz bırakmaya çabalıyorlar. Halkı bu konuklarda bilgilendiren aydınlardan bu sebeple nefret ediyorlar. Bu yüzden, devlet erklerini kullanarak aydınları etkisiz hale getirmeye uğraşıyorlar. Yalnız bunu yaparken gerçekte kendilerinin ne kadar şeytani düşüncelerle hareket ettiklerini saklayamaz duruma düşüyorlar.

***

Bir insanın kimliğini gizleyerek yaşaması, içinde bulunduğu topluma düşmanca hisler beslemesini getirir. Bu nefret içinde kaldıkça, bunalım yaşar. Klinik vaka haline gelmemek için zaman zaman nefretlerini kusar… İşte bugün gördüğümüz tablo budur…

Tabii, onları bu ruh hastalığından kurtarmak, bütün kayıtlara sahip plan devletin elindedir. Yoksa kişisel bilgileri araştırmak ve toplumun bilgisine sunmak artık suç olarak kabul ediliyor! Çünkü milleti, o kişisel bilgileri öğrenirse, Türklüğe oynanan bütün oyunlar açığa çıkacak; Türk Milleti biraz olsun huzura kavuşacak…

Alıntı

Posted in Gündem | KİŞİSEL BİLGİLER VE TÜRKLÜK DÜŞMANLARI! için yorumlar kapalı
Ara 06

TARİHTE BUGÜN

6 Aralık:

1060 – I. BélaSzékesfehérvár‘da taç giyerek Macaristan Kralı oldu.

1917 – FinlandiyaRusya‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1921 – İngiliz-İrlanda Antlaşması imzalandı.

1922 – İrlandaİngiliz-İrlanda Antlaşması‘dan bir yıl sonra, Birleşik Krallık‘tan tam bağımsızlığa kavuştu.

2008 – Atina‘da bir genç polis kurşunu ile vuruldu, bu olaya tepki olarak ülkede ayaklanmalar başladı.

Jefferson Davis (ö. 1889)

Paola Paggi (d. 1976)

Tunku Abdurrahman (ö. 1990)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Ara 06

ALTIN SÖZLER

* “Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yükseltmek için çalışır… Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir…” Mustafa Kemal Atatürk
* “Hediyelere bağlı aşk her zaman açtır.” İngiliz Atasözü
* “Başkalarının aklıyla yetinmek, başkalarının kafasıyla düşünmek ne büyük acizliktir.” Dostoyevski

* “Dünya Türkleri taşımaya kâfi gelmiyordu.” Ermeni Tarihçi * “Yüz kere yere düşmüş olayım; başkalarına çelme takan biri olamayacağım. Ben kazanan değil, insan olmak istiyorum.” Frida Kahlo

* “Erdemlerinden bahseden kadından, dürüstlüğünden bahseden erkekten sakının.” Fransız Atasözü

Posted in Atasözleri Vecizeler | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Ara 05

TARİHTE BUGÜN

5 Aralık:

1492 – Kristof KolombHispanyola adasını keşfetti.

1934 – Türkiye’de kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.

1936 – Stalin anayasası olarak bilinen 1936 Sovyet Anayasası kabul edildi.

1945 – Uçuş 19 adlı filo, Bermuda Şeytan Üçgeni‘nde kayboldu.

2016 – Göktürk-1 uydusu, Fransız Guyanası‘ndan fırlatıldı.

Fritz Lang (d. 1890)

Claude Monet (ö. 1926)

Sheldon Glashow (d. 1932)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı