Oca 30

TARİHTE BUGÜN

30 Ocak:

1649 – I. Charles, vatana ihanetten suçlu bulunarak idam edildi.

1902 – Britanya-Japonya ittifakı kuruldu.

1923 – Yunanistan ile Türkiye arasında Ahali Mübadelesi Antlaşması yapıldı.

1933 – Adolf HitlerAlmanya şansölyesi oldu.

2003 – Belçika‘da aynı cinsiyetteki çiftlerin evliliği yasallaştı.

Franklin D. Roosevelt (d. 1882)

Olof Palme (d. 1927)

Mahatma Gandi (ö. 1948)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Oca 30

ÇAĞIN GÜNEŞİ

Çağın güneşisin her asır her an

Sen, aydınlatırsın bütün dünyayı

Seni hatırlatır bütün zamanlar

Sen, bilim okunun altından yayı

* * *

Zifir karanlığı her zaman deler

Keskin bir kılıca benzer ellerin

Cennet yarınları sana müjdeler

Yakuttan görkemli düşüncelerin

* * *

Her an cehaleti alnından mıhlar

Kurşundan beterdir hür fikirlerin

Lazerden etkili bakışlarınla

Canına okursun tüm zehirlerin

* * *

Bu sensin yiğidim, bu sensin elbet

Asıl doğruluğa aç tüm zamanlar

Haksızlıklar sarmış cahil dünyayı

Adalete muhtaç bütün zamanlar

* * *

Çağın Güneşisin şüphem yok benim

Kaygılı korkulu insanın hali

Ümidim, güvenim azmim çok benim

Seni çağırıyor çağın ahvali

* * *

Çağın güneşisin her asır her an

Sen, aydınlatırsın bütün dünyayı

Seni çağrıştırır bütün zamanlar

Sen, bilim okunun altından yayı

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | ÇAĞIN GÜNEŞİ için yorumlar kapalı
Oca 29

TARİHTE BUGÜN

29 Ocak:

904 – III. Sergiuspapalık görevine başladı.

1944 – Dünyanın en büyük savaş gemisi Missouri denize indirildi.

1986 – Yoweri MuseveniUganda Devlet Başkanı olarak görevine başladı.

1991 – Körfez Savaşı‘nda Hafci Muharebesi başladı.

2017 – Quebec City Cami saldırısı gerçekleşti.

III. George (ö. 1820)

Anton Çehov (d. 1860)

Tarık Zafer Tunaya (ö. 1991)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Oca 29

PROF. DR. İSMAİL HAKKI AYDIN’DAN ALTIN SÖZLER

PROF. DR. İSMAİL HAKKI AYDIN’DAN ALTIN SÖZLER

* Ya RABB!  Bizi; cahil profesörden, gafil alimden, hain emirden, zalim amirden, merhametsiz hekimden, adaletsiz hâkimden, müsrif devlet adamından, şeytani akrabadan, namert düşmandan, müfsid komşudan, müflis zenginden, müsrif eşten, doymayan açtan, maskeli hırsızdan, ahlaksız kabadayıdan, kravatlı hayduttan, satılmış hainden, sinsi münafıktan, riyakâr Müslümandan, ahmak müminden, cevapsız sual ve hesaptan KORU!

* Başarının bedelini ve hazzını başarandan sor!

* O kadar cahil ki, “ben” bile yanında alim sayılırım. Aşk; heyecanını, cesaretini, ve kuvvetini yakılan ateşten alır.

* Sadece kendi mesleğinden anlayanlar, kendi mesleğini de çok iyi anlayamazlar.

* Adamların her evde, en az “Hazıra alışmış tembel bir Amerikalı”sı var.

* Bilim, hayatı daha müreffeh kılarken, “Namussuz Bilim ”in hayatı zindan etmesine fırsat vermemeli ve gerekli tedbirleri almalıdır.

* Herkes ayağını denk alsın! İnsanlığın geleceğinden emin değilim…

* İlmî hayatın ulvî zorluğuna cesareti olmayanlar, tasavvufun münzevi kolaycılığına sığınır.

* Her devir, kendi “Molla Kasım”ını, içinde saklar.

* Zulüm ne payidar olur ne de inceldiği yerden kopar.  Hiç tahmin edilmediği anda en güçlü yerinden kopar.

* Bazen de, “Bilmiyorum!” demek gerek!

Posted in Atasözleri Vecizeler | PROF. DR. İSMAİL HAKKI AYDIN’DAN ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Oca 28

TARİHTE BUGÜN

28 Ocak:

98 – TrajanRoma imparatoru oldu.

1547 – VI. Edwardİngiltere Kralı oldu.

1920 – Osmanlı Mebusan Meclisi‘nin gizli oturumunda Mîsâk-ı Millî kabul edildi.

1932 – JaponyaŞanghay‘ı işgal etti.

1986 – Challenger Uzay Mekiği, fırlatılışından 73 saniye sonra parçalandı, yedi astronot öldü.

Şarlman (ö. 814)

Neyzen Tevfik (ö. 1953)

Nicolas Sarkozy (d. 1955)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Oca 28

TÜRK IRKI ve TANIMI

Türkiye’de Irksal Antropoloji çalışmaları, Atatürk’ün direktifleri ile ve Türk Irkı üzerine araştırma ve tespitlerde bulunması amacıyla, 1925 yılında kurulan Türk Antropoloji Enstitüsü ve Türk Antropoloji Mecmuası çerçevesinde başlatılmış ve sürdürülmüştür.Türk Antropologları, Cumhuriyet’in ilk yıllarından (1925) Atatürk’ün ölümüne, hatta 1945’e kadar Anadolu’da yaşayan Türkleri incelemişler ve Türk Ulusunun Irksal bir profilini çıkarmışlardır. Bu amaçla, Mustafa K. Atatürk’ün direktif ve desteği ile Atatürk’ün manevi kızı olan Prof. Dr. Afet İnan önderliğinde, Türk milletinin ırksal yapısının tespiti amacıyla 1937 yılında büyük bir araştırma yapılmıştır. Bu araştırma daha sonra ‘Türk Irkının Vatanı Anadolu (64.000 Kişi Üzerinde İnceleme) adıyla yayınlanmıştır.

Buna göre Türkler, Beyaz Alpin Irktan’dırlar. Alpin Irk ise Beyaz Irkı oluşturan dört büyük Irk grubundan biridir.

Türk kafatası brasikefal, burun yapısı ise leptorrhine (dar-düz)’dir. Gözler ise diğer Güney Avrupa Halklarında olduğu gibi ‘badem’ şeklindedir.

Türkler genellikle açık renk gözlü bir ırktır. Türkler arasında kahverengi ve ela göz rengi oldukça yaygındır. Türkler’in % 20’si ise mavi veya yeşil gözlüdür.

Türk vatandaşlarının % 70’i beyaz ya da buğday tenlidir. % 14’ü sarışın ise de çoğunluk kumral veya açık kumraldır. Kalan nüfusun çoğu ise ‘hafif’ esmerdir (buğday ten rengine yakın). Özet olarak Türkler, sarışın-kumral ve açık tenli bir Irk’tır.

Ancak bugün yapılan araştırmalara göre Türkiye’deki sarışınların oranı % 20’ye çıkmıştır. Şüphesiz bunda 1945’lerden sonra da Türkiye’ye gelmeye devam eden Balkan Türklerinin katkısı büyüktür.

Zira Balkanlar’daki hristiyan halkla karışmayan bu insanlar Türk ırkının en saf temsilcileridir.

“Uzun boylu, uzun beyaz simalı, düz veya kemerli ince burunlu, muntazam dudaklı, çok kere mavi gözlü ve göz kapakları çekik değil, badem gözlü bir ırk” Dr. Reşit Galip, Türk Irk ve Medeniyet Tarihine Umumi Bir Bakış-I. Türk Tarih Kongresi. Konferanslar ve Müzakere zabıtları (Ankara, 1933)

Bugüne kadar yapılan antropolojik incelemeler Türkler’in ‘Beyaz Irk’tan olduğunu göstermiştir. Türkler Beyaz Irkın (Ari Irk’ta denir) 4 büyük kolundan biri olan ‘Alpin Irkına’ aittir.

Türk ulusunun temeli Andronova kültürüdür. Bu kurganda bulunan iskeletler üzerinde yapılan incelemeler, bu kültürün Beyaz Irktan insanlar tarafından oluşturulduğunu ortaya koymuştur.

Eski Çin’de, Çin’in kuzeyinde yerleşmiş bulunan topluluklar Çinliler tarafından Ti-li boyları olarak adlandırılırlardı ve Sarıbaşlar’ın torunlarıydılar. Ti-liler sarışın ve mavi gözlü bir halktı -ki bunlar Türkler’in atalarıdır. Sarışın ve mavi gözlü Hun savaşçılarından bahseden çok sayıda Çin şiiri mevcuttur.

Çinliler M.Ö 10. yy. da bu kavimleri yaşadıkları bölgelere göre üç kısma ayırdılar: Kırmızı Tiler, Ak Tiler ve Yeşil Tiler (o dönemde eski Türkler ve Çinliler yönleri renklere göre ayırırlardı).

Bunlardan Ak Tilerin torunları, daha sonra Eftalitler olarak da bilinen Ak Hun devletinin kurucularıdır.

Daha sonraları ise bazı Çin kaynaklarında, Türklerle birlikte Moğol tipi de göze çarpmaya başlar. Ancak bunun sebebi Türkler’in Moğollara benzemesi değil, Moğol kabilelerinin Türkler tarafında işgal edilmesi ve dolayısıyla Moğolların Türk devlet ve ordu teşkilatlarında yer almaya başlamasıdır.

Türk-Çin savaşlarını anlatan eski bir Türk şiirinde şu sözler yer almaktadır:

“…Kan sürülü kıvrık, sarkmış, kalın sarı saçlarına, Alnındaki rüzgarlık bağı kuşkanadı gibi izler bırakmış kaşlarına, Büyük bedeni ağır geldi çam döşemeyle çekmek için, Göz kapakları kapanır oldu mavi gözlerini açamayacak kadar…”

Eski, Arap, İran ve Bizans kaynaklarında da Türkleri, beyaz tenli ve badem gözlü olarak tasvir edilmiştir.Atatürk’ün söyleminde ırk, hem fiziki özelliklere hem de ulusal karakter fikrine karşılık gelmektedir.

CHP Yönetim Kurulu üyesi ve partinin ideologlarından Mahmut Esat Bozkurt, Kemalist ulusçuluğun, “kültürelleşmiş ırkçılığı” benimsediğini söyler. Yani Atatürk milliyetçiliğinde ırk söylemi, ırkı hem fiziksel özellikler kümesi, hem de ortak bir dil ve kültürü paylaşan halkların bir niteliği olarak gören ikili bir mahiyete sahiptir.

Eski Başbakanlardan Şükrü Saracoğlu ise Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde şöyle diyordu: “Bizim için Türklük, bir kan meselesi olduğu kadar, bir vicdan ve kültür meselesidir.”

Yani Atatürk milliyetçiliğinde Irk ve Kültür bir milletin temeldir. Sadece Irk birliği veya sadece kültür birliği, tek başına millet olmak için yeterli değildir. Her ikisinin de olması lazımdır.

Türk milletinin devlet ve medeniyet kurmadaki yüksek yeteneği, Türk Irkının üstünlüğünün açık delilleridir.

“Türk ırkı dünyadaki en güzel ırktır ve bu güzellik bilimsel olarak korunmalıdır” (M. Kemal Atatürk, Söylev ve Demeçler III)

Kaynak: Süleyman Efe KOCAZEYBEK

Posted in Gündem | TÜRK IRKI ve TANIMI için yorumlar kapalı
Oca 27

TARİHTE BUGÜN

27 Ocak:

1521 – Canberdi Gazâlî İsyanıMastaba Muharebesi ile bastırıldı.

1880 – Thomas Edison, elektrik ampulünün patentini aldı.

1901 – Sultanahmet Meydanı‘nda Alman Çeşmesi‘nin açılışı yapıldı.

1945 – Sovyetler Birliği‘nin Kızıl Ordu birlikleri, Almanya‘nın Polonya‘da kurduğu Auschwitz-Birkenau kampını ele geçirdi.

1967 – Apollo 1 uzay aracı, Kennedy Uzay Merkezi‘nde test edildiği sırada yandı.

Wolfgang Amadeus Mozart (d. 1756)

Giuseppe Verdi (ö. 1901)

Gazanfer Özcan (d. 1931)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Oca 27

ÇIKMAK İSTİYORUM

Osman adında bir adamın bir meyhanesi varmış. Osman meyhanesi saat 18 ile gece 24 e kadar çalıştırırmış.

Osman bir gun meyhayi kapatıp evinin yolunu tutmuş. evine geldiginde yorgunluktan hemen yatmış.

Aradan kısa bir sure sonra telefon çalmış. Osman bu saatde ne var diye hayıflanarak telefonu açmak için kalmış ve salonun yolunu tutmuş. Telefonu açmış karşısında bir sarhoş…

-Meyhaneci meyhaneci meyhani saat kaçta açacaksın?…
-Ya kardeşim yeni kapattım ne açması ya!….

Kızgın bir şekilde yatmaya giden meyhaneci uyuduktan kısa bir sure sonra tekrar telefonla uyandırılır. telefonu açar aynı sarhoş aynı muhabbet. Meyhaneci bu duruma çok kızar artık çok sinirli bir şekilde yatmaya başlar. meyahaneci tam uyuyacak yine telefon çalar. çok sinirli bir şekilde gider telefonu açar.

-Aloooooooo!!!
-ALOOO MEYHANECİİİ !!
-Ne var niye arıyorsun?
-Meyhanecii meyhanecii!!
— Neeeeee?
-Meyhneyii ne zaaman acacaksınnn?
-Sanane lan sanane ne zaman acarsam acarım sanane be!
-Meyhneyii ne zaaman acacaksınnn?
-Ulan açsamda seni içeriye almayacam arama artık
-Meyhaneci ben içeri girmek değil dışarı çıkmak istiyorumm…

Posted in Fıkralar | ÇIKMAK İSTİYORUM için yorumlar kapalı
Oca 26

TARİHTE BUGÜN

26 Ocak:

1699 – Osmanlı DevletiKarlofça Antlaşması‘nı imzaladı.

1905 – Pretoria‘da 3.106 karat değerindeki dünyanın en büyük elması “Cullinan” bulundu.

1911 – Richard Strauss‘un Der Rosenkavalier operası ilk kez sahnelendi.

1915 – Rocky Dağı Millî Parkı kuruldu.

2005 – Condoleezza RiceAmerika Birleşik Devletleri‘nin ilk Afroamerikalı kadın Dışişleri Bakanı oldu.

Gérard de Nerval (ö. 1855)

Nikolay Çavuşesku (d. 1918)

Ellen DeGeneres (d. 1958)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Oca 26

SUÇLU ARAYAN KENDİNE BAKSIN

İnsanımız günlük ihtiyaçlarına yeniliyor. Zaaflarına yeniliyor. Korkularına yeniliyor. Davasız davacıların, davası kendisi olanların oyuncağı haline gelebiliyor.                                                                                                                                      

Yıllardır kontrolsüz gücün bütün dengeleri altüst edişini yaşıyoruz. Aydın dediklerimiz, usulüne göre, sert veya yumuşak, mizacının yönlendirdiği şekilde söyleyecektir.

 “Bugün konuşmak yiğitlik ister” denmesini elbette anlıyorum. Fakat gördüğünü söylemek aydın için her şartta aydınlık gereğidir. Aydın, söyleneceklerin birilerinin hoşuna gidip gitmemesine değil, hakikate bakar.

Günün yöneticilerine olup bitenlerin suçunu geçtik, kabahati konduramıyorsanız bataklığın derinleştiği yerdesiniz. Avustralya’da bir bakan öğle yemeğine makam aracıyla gittiği için kıyamet kopuyor. Bizimkiler Cuma namazına bile araç ve koruma ordusuyla gidiyorlar. Düşünmüyor ve halkın parasını böyle harcamaktan çekinmiyorlar.

Hâkim ve savcı atama kuraları siyasetin gölgesinde Külliye’de çekiliyor. Olacak iş değil.  Orada adaylardan Özlem Zengin’in yeğeninin anons edilmesine kadar varan vıcık vıcık bir kayırmacılık görüntüsü veriyoruz. Olacak iş değil! Sonra birileri olur olmaz sebeplerle içeri alınıyor, alay eder gibi “bağımsız yargı”dan bahsediyoruz.

Kanun-nizam dâhil, kuralların hükmü kalmayacak kadar ileriye giden bir hâkimiyet sarhoşluğunun pençesindeyiz. Bozulmayan tarafımız hemen hemen kalmadı. Bunları söyleyemiyor ve konuşamıyorsak bu dehlizden çıkamayız.

Sağlam Karakterli İnsan İhtiyacı

Aydın için prensipler önemlidir. Özellikle gücü verdiklerimizi eleştirmesi değişmez kanundur. Şu parti bu parti bakmaz. Yanlışlık gördüğü yerde herkesi eleştirir. Hakikati tespitte elbette yanılabilir. Kendi yanlışlarını da rahatlıkla kabul eder.  Her manada yiğitlik ve yüksek karakter (seciye) isteyen bir iştir.

Bütün zamanlarda azdan az olan yüksek karakter sahibi insandır. Namuslu aydın bugün daha az görünüyor. Sebepleri açık: Değerlerden hareket eder göründüğümüz halde, değerleri çiğniyoruz.  Değersizlik derin ahlâksızlık doğuruyor.

İnsanımız günlük ihtiyaçlarına yeniliyor. Zaaflarına yeniliyor. Korkularına yeniliyor. Davasız davacıların, davası kendisi olanların oyuncağı haline gelebiliyor. Kabuk dindarlığı, kabuk milliyetçiliği, kabuk solculuğu üç beş kof sloganla hayatımızı esir alabiliyor.

Bu toplumda kim başa gelse bu insan kıtlığıyla değişen çok az şey olur. Düşkünlüğün beter yaşandığı da olur. Şimdi oradayız. Ahlâksızlığın bu kadar normalleştiği bir düzeni hiç yaşamadık. Gücü ele geçirenler için “Bizden olanlar”ın her yaptığı yanlış da olsa normal ve hak. Diğerlerinin hakları da hak değil.

Yazar: A. Yağmur Tunalı

Posted in Gündem | SUÇLU ARAYAN KENDİNE BAKSIN için yorumlar kapalı